Türkiye koordine ediyor, çeteler katlediyor
Dünya Haberleri —

Kobanê
- İşgalci Türk devleti Kobanê’deki saldırıları koordine ederek çetelere katliam emri veriyor. Xirab Îşkê köyünde Bozan ailesinin evi bombalandı; 2’si çocuk 5 kişi şehit düştü, 5 kişi yaralandı. Zerkutik köyünde de biri çocuk, 3 kişi yaralandı.
- QSD Genel Komutanı Mazlum Ebdî, Kürt bölgelerinin kırmızı çizgileri olduğunu söyledi ve ekledi: “Burada kimse zafer kazanamaz, savaş burada bitmez.” PYD Eşbaşkanlık Konseyi üyesi Aldar Xelîl ise, “Rojava’nın düşmesi; Bakur’un, Başûr’un ve Rojhilat’ın düşmesi demek” dedi.
HTŞ, DAİŞ ve Türk devleti, ‘ateşkesi’ ihlal ederek Kobanê’ye saldırıyor. Qasimiyê, Şêxler, Çelebiyê, Zêrîk, Xirab Îşkê, Zêrik ve Zerkutik köyleri obüsler, dronlar ve ağır silahlarla bombalandı.
İşgalciler, 26 Ocak’ta 6 tank, çok sayıda zırhlı araç ve kalabalık çete gruplarıyla saldırıya geçti. Xirab Îşkê köyünde katliam gerçekleştirdi. Bozan ailesinin 2’si çocuk 5 ferdi şehit düşerken 5 kişi de yaralandı. Bozan ailesinin evine yapılan saldırının ardından ev enkaza dönüştü. Yaralılar enkazdan çıkarılırken, şehitlerin cenazelerine haberi hazırladığımız sırada da henüz ulaşılamamıştı, şehitlerin sayısı artabilir.
Fatima Osman, Cemîle Ehmed Osman, Sulav Reşo Bozan Kedro, Cafer Mihemed Şêx Bozan (çocuk) ve Mihemed Şêx Bozan’ın kızı (çocuk) şehit düştü; Şêrîhan Hec Mehmûd, Fatima Hec Mehmûd, Mesûd Şêx Bozan, Nesrîn Mistefa ve Mihemed Şêx Bozan da yaralandı. Öte yandan, saldırılar sonucunda Zerkutik köyünde 5 yaşında bir çocuk ile 3 yurttaş da yaralandı.
Demokratik Suriye Güçleri (QSD) Basın Merkezi, çetelerin 26 Ocak sabah saat 02:00’dan itibaren Xerab Îşkê ve Çelebiyê’deki cephelere ağır silahlarla hedef aldığını, köylerin ve çevrelerinin obüslerle yoğun bir şekilde bombaladığını vurguladı. Tanklar ve zırhlı personel taşıyıcılarından oluşan askeri takviye birlikleri de getirdiğini ekledi.
Çetelere ağır darbe
“Bu saldırı, son 3 gündür ilan edilen ateşkesin açık ihlalidir. Bu durum, Şam'ın verdiği sözleri tutmadığını ve askeri gerilimi tırmandırma ve bölgesel güvenliği baltalama politikasını sürdürdüğünü göstermektedir. Şam bu ihlallerden ve bunların insani ve güvenlik etkilerinden sorumludur” diyen QSD, YPJ ve YPG’nin meşru savunma kapsamında yanıt vermesi sonucu 10’dan fazla araç, 2’den fazla tank, zırhlı araçlar ve bir doçka imha edildi.
Ayrıca bir tank ile çok sayıda araç isabet alarak geri çekilmek zorunda kaldı. Bu bölgede yaşanan çatışmalarda, çetelerin çok sayıda ölü ve yaralının olduğu bildirildi.
Türk devleti emir veriyor
ANF, yoğunlaşan saldırıları Türk devletinin koordine ettiğini ortaya koydu. Elde edilen görüntülerde, Türkçe konuşan bir kişinin Kobané’ye saldırı talimatı verdiği tespit edildi. Saldırılar sırasında kaydedilen görüntülerde Türkçe konuşan kişilerin yer aldığı, bir saldırganın ise Türkçe olarak saldırı emri verdiği görülüyor.
25 Ocak’ta da Qasimiyê’de bir evin obüslerle bombalanması sonucu 8 yaşındaki Sabrîn Ehmed Elawî adlı kız çocuğu katledilmiş, Cûdî Ehmed Elawî (14), Mihemed Ehmed Elawî (10) ve Ehmed Îbrahîm Elawî (5) adlı çocuklar ise yaralanmıştı.
Netleştirilen konular
QSD Genel Komutanı Mazlum Ebdî, HTŞ rejimiyle uluslararası arabulucular aracılığıyla yürütülen görüşmelere ve devam eden saldırılara ilişkin Ronahî TV’ye önemli değerlendirmelerde bulundu.
Anlaşmayı sonuçlandırmak için çaba gösterdiklerini ancak olası bir saldırı durumunda Kürt bölgelerinde kimsenin kazanmayacağı uyarısında bulunan Ebdî, mevcut ateşkes süresi içerisinde bazı adımların atılması için çabaladıklarını söyledi.
Ebdî, şöyle devam etti: “Üç temel madde var. Birincisi, Kürt bölgelerinin kendi kazanımlarını korumasını ve burada savaş olmamasını istiyoruz. Bu, hem yönetimin hem de kültürün ve dilin korunmasıyla ilgilidir. Bunlar üzerinde bir uzlaşı var ancak hâlen çözülmesi gereken konular bulunuyor.
İkincisi, Hesekê’nin Suriye içerisinde muhafaza edilmesidir. Şimdiye kadar Özerk Yönetim burayı yönetiyordu. Özerk yönetimin kurumları var ve bunların korunması gerekiyor. Bu kurumların devlet yapısı içerisinde nasıl entegre edileceği üzerine tartışmalar yürütülüyor. Netleştirilen bazı konular da var. İç Güvenlik Güçleri’nin yerlerinde kalması ve devletle eş güdümlü şekilde görevlerini sürdürmesi gibi başlıklar bunlardan bazılarıdır.
Entegrasyon görüşmeleri sürüyor
QSD’nin entegrasyonu üzerinde de tartışmalar devam ediyor. Genel olarak biz bu anlaşmayı hayata geçirmek istiyoruz ve önümüzdeki günlerde netleştirmeyi umuyoruz. Mevcut ateşkes süresi içerisinde, bizim kontrolümüzdeki bölgelerde bulunan DAİŞ tutuklularının transferi sağlanacak. Ancak aynı zamanda Şam ile yapılan anlaşmanın hayata geçirilmesi üzerinde de duracağız. Anlaşmaya göre, Suriye ordusunun Kürt köylerine ve kentlerine girmemesi gerekiyor.”
Bu zamana kadar toplantıların amacının ateşkesin sağlanması ve anlaşmanın uygulanması için diyalogun sürdürülmesi olduğuna işaret eden Ebdî, “Aramızdaki iletişim kanalları açıktır. Günlük görüşmeler yapabiliyoruz. ABD bu sürecin içindedir. Fransa Cumhurbaşkanı Macron da sürece güçlü bir şekilde dahildir. Bu açık bir süreçtir; herkes ne olup bittiğini bilmektedir. Biz, içerisinde yer alacağımız kurumlar için isimler de önerdik. Hesekê Valiliği ve Savunma Bakanlığı yardımcılığı gibi pozisyonlar buna örnektir. Halkımıza karşı şeffaf olmak istiyoruz. Evet, görüşmeler var; ancak tam bir anlaşmaya varıldığını söyleyemeyiz. Üzerinde uzlaştığımız noktalar olduğu gibi, bizden istenenler ve bizim taleplerimiz de var. Şam hükümetinin kabul etmediği başlıklar da bulunuyor. Taleplerimize nasıl yaklaşılacağı Şam hükümetine bağlı” dedi.
Rojava için direniş sürmeli
Rojava’ya yönelik saldırılara karşı Kürtlerin hem Kürdistan hem de dünyanın dört bir yanında ayağa kalmasına değinen Ebdî, şunları kaydetti: “2014’te DAİŞ’e karşı yürütülen mücadelede ortaya çıkan birlik ruhu yeniden oluştu. Tüm Kürt siyasi güçleri Rojava’nın yanında. Tüm Kürt liderlerle görüştüm; hepsi güçlü destek sundu ve aktif biçimde çalışıyor. Ortaya konan güçlü tutum, uluslararası güçler üzerinde olduğu gibi Şam hükümeti üzerinde de etkili oldu. Kürdistan’dan Avrupa’ya ve dünyanın farklı yerlerinden gelen tepkiler ve direniş, sürece olumlu katkı sundu; bize moral ve güç verdi. Rojava’daki Kürt davası güvence altına alınana kadar halkımızın ve dostlarımızın bu onurlu duruşu devam etmeli ve daha da güçlenmelidir. Kobanê, 2014’te DAİŞ’e karşı kuşatmayı nasıl kırdıysa, bugün de kıracağına inanıyoruz. Bu sürecin öncülüğünü yine Kobanê yapacaktır. Şam hükümetinden Kobanê’ye ve köylerine girmemelerini istedik; bunu kabul ettiler. Bu hassasiyeti gördüler. Daha büyük bir direnişin yaşanmaması için verdikleri sözlere sadık kalmalarını istiyoruz.”
Efrîn, Serêkaniyê, Girê Spî
Ebdî, anlaşmada ayrıca Efrîn, Serêkaniyê ve zorla göç ettirilenlerin geri dönmesi gereken Girê Spî’nin de olduğunu söyledi ve ekledi: “Qamişlo ve Kobanê için yapılacak herhangi bir anlaşma, Efrîn ve Serêkaniyê’yi de kapsamalıdır. Kürt halkının asla hak etmediği şeyler yaşandı. Büyük bir şovenizm sergilendi, Kürtlere ağır hakaretler edildi ve kabul edilemez uygulamalar hayata geçirildi. Kuşkusuz bunların hesabı sorulacaktır.”
Kürt bölgeleri kırmızı çizgimizdir
Tebqa, Reqa ve Dêrazor’da sonuna kadar savaşmak istemediklerini, hedeflerinin DAİŞ’i bu bölgelerden çıkarmak olduğunu ve halkın talebi üzerine oraya gittiklerini dile getiren Ebdî, “Bugün durum farklı; halkımızı savunuyoruz ve Kürt bölgelerini koruyoruz. Bu bölgeler bizim kırmızı çizgilerimizdir. Son savaşçımız kalana kadar da bu bölgeleri savunacağız. Burada kimse zafer kazanamaz, savaş burada bitmez. Herkes bunu bilmelidir” ifadelerini kullandı.
PYD Eşbaşkanlık Konseyi üyesi Aldar Xelîl de sınır hattında başlatılan savaşın koşulları ile Reqa ve Dêrazor’daki savaşın koşullarıyla aynı olmadığını vurguladı. ANF’ye konuşan Xelîl, “Bu hatlarda savaşsınlar diye getirilen çetelerin hiçbiri geri dönemeyecek; bu da savaşın tarafı olmayan sivillerin de zarar görmesine neden olacak. Ancak onlar amaçlarına ulaşamayacak. Açıkça ‘sizi yok edeceğiz’ diyorlar. Fakat bu hayallerini bu topraklarda gerçekleştiremeyecekler. Sahada büyük bir direniş var ve onlar da bunun gerçekliğini gördüler” dedi.
Rojava’nın düşmesi Kürdistan’ın düşmesi demek
HTŞ’nin ateşkesi defalarca ihlal ettiğini, keşif yapıp saldırıya hazırlandığına dikkat çeken Xelîl, “Bize karşı bir savaş yürütülüyor. Rojava’nın düşmesi; Bakur’un, Başûr’un ve Rojhilat’ın düşmesi demek. Aynı zamanda Ortadoğu’daki demokrasi deneyiminin düşmesi demektir. Rojava’nın başarısı bu alanların başarısı demek. Türkiye devleti şunu bilmeli; savaş bu kadar ilerlerse siz de zarar görürsünüz. Türkiye ilerleyemez, Türkiye’de demokrasi kurulamaz. Bu da 50 yıl daha kaybedecek. Türkiye, Suriye’de olumlu bir rol oynaması gerektiğini anlamalıdır” dedi.
‘Üç tümen’ kararına müdahale!
Özerk Yönetimi Dışilişkiler Dairesi Eşbaşkanı Îlham Ehmed, HTŞ ve Türk devletinin QSD’nin tümen şeklinde değil bireysel olarak entegrasyonuna ilişkin Rûdaw’a bilgi verdi.
Ehmed, HTŞ’nin daha önce “üç askeri tümen” kurulmasını kabul ettiğini, ancak daha sonra bir “müdahale” nedeniyle bu karardan vazgeçerek “bireysel katılım” kararına döndüğünü ifade etti. Ayrıca ABD’li heyetinin 18 Ocak’taki anlaşmanın uygulanmasına ilişkin görüşlerini almak üzere kendilerini ziyaret ettiğini ve bu heyetin daha sonra Şam’a geçeceğini belirtti. Ehmed, Cizîr, Hesekê ve Kobanê bölgelerinin yönetimin halkın elinde olması gerektiğini yineledi. Ehmed’in aynı sıra Kadın Savunma Birlikleri (YPJ) Komutanı Rohilat Efrîn de en temel anlaşmazlık noktasının "askeri güçler" konusu olduğunu belirtti.
Efrîn şunları söyledi: “Tek tek katılımdan ziyade, kurumsal bir Kürt gücü olmalı. Bu güç ister orduyla ister hükümetle olsun, bir eş güdüm (koordinasyon) içerisinde hareket etmeli. Kürtlerin bir gücü olmalı ve bu güç Rojava’yı korumalı. Şu an bunu onlara kabul ettirmeye çalışıyoruz.” HABER MERKEZİ
* * *
Çocukların hayatı tehlikede
Halk meclislerinin paylaştığı verilere göre, Ocak ayı başından bu yana devam eden saldırılar sonucu Tebqa, Reqa, Eyn Îsa ve Hesekê kırsalından, çoğunluğu Efrîn ve Serêkaniyêli 136 bin Cizîr Kantonu'na sığındı. Göçmenler cami, okul, kilise ve hızlıca kurulan geçici barınma alanlarına yerleştirildi. Çocuklar, yaşlılar ve kronik hastalığı bulunanlar soğuk hava nedeniyle hayati risk altında.
Qamişlo’da bir camide kalan 13 yaşındaki hasta bir çocuk, soğuk nedeniyle yaşamını yitirdi. Sağlık ekiplerinin yetersizliği ve ısınma imkanlarının olmayışı, benzer vakaların artmasından endişe edilmesine yol açıyor. Süt, bebek bezi, battaniye, soba, gıda kolileri, temiz su, ilaç ve sağlık hizmetleri acil öncelikler arasında. Bazı yardım kuruluşlarının gönderdiği yardım TIR’ları ise ihtiyacın çok altında kalıyor.
* * *
Qamişlo ve Girkê Legê’de taburlar kuruldu
Qamişlo’nun Xerbî Mahallesi’ndeki halk, Şehit Denîz Çiya Taburu’nu kurdu. “Ülkenin onuru ve savunması için zaman geldi” diyen halk, şehit Ziyad Halep ve Denîz Çiya’nın izinden giderek direnişe devam edeceklerini ve zaferi kazanacaklarını vurguladı.
Girkê Legê’nin Til Cemal köyü de genel seferberliğe katıldı. Köy halkı, tüm güçleriyle savaşçılarının yanında savaş girmeye ve ülkeyi savunmaya hazır olduklarını belirtti. Girkê Legê halkı da Şehit Xebat Meydanı’nda toplandı ve bir tabur kurduklarını ilan etti.
Qamişlo'nun Meyselun Mahallesi’nden 18 yaşındaki Musa Mihemed Tacedin, 2023 yılında omurilik zedelenmesi nedeniyle her iki bacağında da felç geçirdi. Tüm Rojava’nın saldırılara karşı seferber olduğu bir dönemde, Musa da direnişin yanında yer almak ve onlara moral vermek istedi. Musa iki koltuk değneğiyle yürüyor ve her iki ayağında da platin var. Ancak kontrol noktalarında durarak, savaşçıların moralini yükseltiyor ve Kürtlere birlik çağrısı yapıyor.







