Türkiye, düşük test sayısına rağmen yüzde 14’ün üzerinde bir oranla dünyada vakaların en sert yükseldiği ülke. Toplam 76 bin 981 testin 10 bin 827’si pozitif çıktı.
Türkiye ve Kuzey Kürdistan’da resmi rakamlara göre hayatını kaybedenlerin sayısı 168’e çıktı. TTB, sınırların açık kalması ve gelenlere karantina uygulanmaması, mültecilerin sınıra taşınıp geri getirilmesi, askere alımın durmaması gibi uygulamalarla Türkiye’de karantina fırsatının kaçırıldığını, virüsün her yerde yaygın olarak bulunduğunu açıkladı.
Türk Sağlık Bakanı Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, önceki gece koronavirüs vaka sayısına ilişkin verileri twitter hesabından paylaştı. Koca’nın paylaştığı verilere göre 30 Mart günü için test sayısının toplamı 76 bin 981, vaka sayısı 10 bin 827.
Koronavirüsten dolayı yaşamını yitirenlerin sayısı ise 168 kişi.
Toplum enfekte edildi
Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi, salgının dünyaya ilan edilmesinden sonra Türkiye’de pek çok hatalı ve eksik uygulama yapıldığını belirtti ve gelinen aşamada hastalığın her yerinde ve yaygın olduğunu açıkladı.
Genel karantina fırsatı
Bu aşamadan sonra Türkiye ve Kuzey Kürdistan genelinde karantina uygulaması fırsatının kaçırıldığını ama karantinanın epidemiyolojik veriler ışığında yerel/bölgesel olarak halen hızla ve kararlılıkla uygulanabileceğini belirten TTB, ”Ancak geldiğimiz noktada risk grupları (Çocukları ve torunlarıyla birlikte yaşamayan, çalışmak zorunda olmayan 65+ yaştakilerden yalnız ve/veya eşiyle yaşayanlarla, kanser, şeker, tansiyon, bağışıklık sistemi bozukluğu olan hastalar) dışında ülke çapında tecrit uygulamasının da bir anlamı kalmamıştır” dedi.
Hangi hatalar yapıldı?
TTB, salgının ilanının ardından yapılan hataları şöyle sıraladı:
- İran’da salgının olduğu öğrenilmesine karşın, sınır kapıları tedricen kapatıldı, gelenlere etkin karantina uygulanmadı.
- Salgının varolduğu bilinen Avrupa ülkelerinden gelen 300 bini aşkın kişiye ateş taraması dışında herhangi bir kısıtlayıcı uygulama neredeyse yapılmadı.
- AB ile ilişkiler gerginleştiğinde ülkenin çok farklı kentlerinde yaşamakta olan göçmenler-sığınmacılar-mülteciler araçlarla, kitlesel olarak Yunanistan sınırında olan illerimize taşındı. Yaklaşık bir hafta sonrasında yeniden, yine kitlesel olarak araçlarla eski ikametlerine taşındı. Böylece, yetkililer sorumluluklarının tam tersi bir uygulama ile etkenin yayılma riskini arttırmış oldu.
- Suudi Arabistan’da da salgın olduğu ve Umre’de çok farklı ülke yurttaşlarıyla temas olacağı biliniyor olmasına karşın, Umre’den dönen milletvekilleri, bürokratlar başta olmak üzere, yirmi binin üzerindeki kişinin önemli bir bölümüne karantina uygulanmadı. Bu kişiler, ülkemizin hemen bütün illerinde bulunan evlerine gittiler. Olağan dönemlerde olduğu gibi akrabalarının, komşularının kutlamalarını yakın temaslarla kabul ettiler.
- Okullar ve üniversiteler tatil edilmesine karşın, eş zamanlı olarak askere alımlar/terhisler ile toplu ibadetler engellenmedi.
- Sağlık Bakanı tarafından yapılan açıklamaya göre 29 Mart 2020 tarihi itibarıyla test yapılan olgu sayısı ancak 65 bine ulaştı. Hastalık belirtisi olanların büyük bölümüne, temaslılara, sağlık kurumlarında hasta ve olası COVID-19’lularla teması olan sağlık emekçilerine sistemli olarak test yapılmadı. Filyasyon için hâlâ hangi adımların atıldığını bilmiyoruz. Bu nedenlerle, bilinen/tanısı kesinleşmiş hasta sayımız gün itibarıyla yalnızca 9 bin 217 kişi olarak açıklanabiliyor. Oysa, etkenin bilinen özellikleri ve olası hastalar ve/veya temaslılarla ilgili uygulamalar göz önüne alındığında, sayılarını söyleme olanağımız olmasa da hastalığın ülkenin hemen her yerinde ve yaygın olduğunu söyleyebiliriz.
Bundan sonra ne yapılabilir?
TTB halen alınacak önlemler olduğunu da ekledi:
- Epidemiyolojik veriler ışığında belirlenecek bir süre için toplum hareketliğinin kısıtlanması yaygınlaştırılarak sürdürülmeli, aktif sürveyans ve filyasyonun yanı sıra endikasyonu olan herkese test uygulanabilmesi sağlanmalı, hastane tedavisi gerekmeyen hastaların izolasyonuna ağırlık verilmelidir.
- Olgu sayıları ve sağlık hizmeti kapasitesi iller bazında değerlendirilerek, gerektiğinde, çalışma koşulları ve fizik mesafeyi korumayı sağlayacak önlemler il bazında alınmalıdır.
- İşçilerin, işsizlerin, yoksulların yaşamlarının ve sağlıklarının olumsuz etkilenmesini engelleyecek desteklerin (Ücretli izin, işsizlik ödeneğinin kapsamının genişletilmesi ve tutarının artırılması, önümüzdeki üç ay boyunca ücretsiz su-ısınma-elektrik verilmesi vb.) ivedi olarak sağlanmasıdır. Türkiye’nin kaynakları bu destekler için yeterlidir.
HABER MERKEZİ
Ankara’da 18 sağlık çalışanı
Ankara Tabip Odası (ATO), 18 sağlık çalışanına koronavirüs tanısı konduğunu açıkladı.
Ankara Tabip Odası’ndan yapılan açıklamada, “Ankara’da PCR testleri pozitif 17 ve biri hızlı testi pozitif olmak üzere toplam 18, koronavirüs tanısı alan sağlık emekçisi vardır” dedi. ATO’nun açıklamasında şu ifadelere yer verildi: ”Öncelikle Sağlık Bakanlığı’nı şeffaf olmaya, doğru bilgiyi toplumun tüm kesimleri ve sağlık çalışanlarıyla paylaşmaya davet ediyoruz. Sağlık çalışanları doğru bilgi sahibi olduğu kadar kendi sağlıklarını ve toplum sağlığını koruyabilirler. Pandemi ile mücadele eden tüm sağlık çalışanlarının düzenli olarak testlerinin yapılması ve koruyucu ekipmanlarının eksiksiz sağlanması talebimizi tekrarlıyoruz.”
Mardin’de 5 hekim
Mardin Tabip Odası (MTO), kentte 5 doktorda korona tespit edildiğini duyurdu.
Mardin Sağlık Müdürlüğünün ve Valiliğin kendileriyle ilişkiye geçmediklerini belirtem MTO, “Ortaklaşmak için defalarca başvuruda bulunduk. Ne pandemi komisyonunda ne de başka komisyonlarda yer almamıza izin verilmiyor. Şu an kentte testleri pozitif çıkan 5 hekim arkadaş var (daha fazlada olabilir) ve halktan 10’dan fazla kişi var Ama bunlar sır olarak saklanıyor ve ailelerine bilgi verilmemesi için uyarıda bulunuluyor. Halk, durumun tam olarak farkında değil” dedi.7
Günde bir maske
İzmir’in Konak ilçesinde bulunan Sağlık Bilimleri Üniversitesi Dr. Suat Seren Göğüs Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim Araştırma Hastanesi, Türkiye’de ilk koronavirüs vakası ortaya çıktıktan hemen sonra karantina hastanesi olarak görevlendirildi. Hastanede çalışan ve görevini kaybetme riski taşıdığı için isminin açıklanmasını istemeyen bir sağlık işçisi, hala çalışanları koruyacak ekipmanın sağlanmadığını ifade etti. Hastanede şu anda koronavirüs nedeniyle yaklaşık 100 hastanın tedavi gördüğünü dile getiren sağlık işçisi, hastane yönetiminin salgına hazırlıksız yakalandığını belirtti. Sağlık işçisi, ”Karantina hastanesi olduktan sonra görev süremiz 12 saati aştı. Tüm taleplerimize rağmen yönetim bize maskeyi bile günde bir kez veriyor. Hastane içine sivil kıyafetlerimizle gelip, iş formalarımızı giyiyoruz. Böyle süreçlerde tüm çalışanlara verilmesi gereken tulumlar ve diğer koruyucu ekipmanlar verilmiyor. Karantinanın ilk günlerinde her hastanın başında bir dezenfektan şişesi bulunurdu. Şimdi sadece bölüm girişinde var. Bize hem ‘çalışın’ deniliyor hem de koruyacak hiçbir şey verilmiyor” diye tepki gösterdi.