
Cizir Demokratik Özerklik Yönetimi eşbaşkanı Hediye Yûsif, Cenevre görüşmeleri, Rusya ve ABD’nin Suriye için öngördüğü ateşkes ve Türk ordusunun Efrin ve Şehba bölgesindeki saldırılara dönük ANHA’nın sorularını cevapladı.
*BM Suriye Özel Temsilcisi Steffan de Mistûra, Cenevre görüşmelerinin devam etmeyceğini duyurdu. Sizce neden?
Cenevre görüşmeleri Suriye’deki krizin çözümlenmesi konusunda ABD, Rusya, Suriye ve diğer muhalefet grupları uzlaşma sağlayamadı. Dolayısıyla görüşmelerden olumlu bir sonuç elde edilemeyerek 25 Şubat’a ertelendi.
Bir diğer sebep de Cenevre görüşmeleri için geç kalınmıştı ve Suriye’deki muhalefet güçleri ve Baas rejimi Kürt halkının temsiliyetini kabul etmedi.
Suriye’deki krizi çözümlemek için ABD ve Rusya arasında yoğun bir görüşme trafiği yaşandı. Cenevre görüşmelerini yönetem rejim, diğer devletler ve muhalefet gruplarının ortak yaşamın aksine alacağı kararlara Kürt halkı riayet göstermeyecek ve olumlu bir kararın ortaya çıkması mümkün olmayacaktır.
*ABD ve Rusya dış işleri bakanlıkları Suriye’deki ateşkes konusunda anlaşmaya vardıkarını duyurdu. Siz bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Suriye’deki savaşın sona ermesi içim olumlu adımlar atılması hala mümkün. Eğer ateşkesi tüm taraflar kendi rızaları ile kabul ederse ateşkes kısa sürede hayata geçirilebilir.
Rusya ve ABD’nin açıklamalarına bakılırsa ateşkes çok uzun süreli olmayacak gibi görünüyor. Çünkü tarafların tümü ateşkes konusunda ikna değiller.
Ateşkes anlaşması ile rejim zindanlarındaki siyasi tutukluların serbest bırakılması ve ambargo altındaki bölgelere insani yardım ulaştırılması amaçlanıyor. Diğer bir hedef de krizden çıkış için diyalog sürecinin başlatılması.
Rejim, muhalefet ve bunun dışında Suriye de yaşayan Kürt halkı Suriye de yaşanan krizin çözümünde teml bir güçtür. Kürtlerin varlığı kabul edilmediği taktirde yapılan bütün sözleşmeler sonuçsuz kalır, Amerika ve Rusya arasındaki antlaşma da Kürtler dikkate alınmadığı taktirde kısa süreli olur. Bu nedenle rejim, muhalefet ve Suriye’yi yöneten güçler Kürt halkının varlığını ve iradesini kabul etmeli ve Kürtleri Suriye krizinin çözüm sürecine dahil ederek Suriyede kalıcı bir ateşkes için bu şarttır. DAIŞ, Cebhet El-Nusra ve bunlara bağlı guruplarla aramızda ki savaşa dikkat çekmek istiyorum. Burada nereye kadar savaş var bu belirtilmeli bu belirlenmeden kalıcı bir ateşkes üzerine konuşamayız. Çünkü bunlar ateşkes önünde engel olan güçlerdir. Bir örnek verecek olursak ilan edilen sözleşmeden sonra; Şam, Halep ve Humus’ta peş peşe patlamalar geliştir.
*Türk devleti Afrin Kantonu başta olmak üzere Şehba ve bundan öncede Rojavanın bazı bölgelerini bombardımana tuttular. Türk develetinin bu bombardımanı halen sürmektedir. Türkiyenin bu bombardımanı Rusya ve Amerika arasındaki antlaşmayı etkiler mi?
Türk devleti Suriye krizi başladığından bu yana Suriye ya karşı düşmanca bir tutum içersindedir. Suriye de yaşanan son çatışmalarda da Türkiye’nin büyük bir etkisi var. Çünkü çete guruplarına her türlü desteği vermektedir.
Türk devleti Cebhet El-Nusra ve DAİŞ çetelerini eğiterek Suriye Topraklarına geçirdi. Yine bunlara ilaç yardımı yaptığı gibi yaralılarını da Türkiye de ki hastahanelerde tedavi etti. Türkiye hükümeti bu çetelere maddi ve lojistik destek vererek onları güçlendirdi ve Suriye'ye geçmelerinin önünü açtı.
Türkiye’nin çetelere bu kadar destek vermelerinin temel amacı, Suriye devriminden önce Türkiyenin bir planı vardı, Suriye topraklarını ele geçirerek özellikle de Demokratik Özerk Yönetiminin hakim olduğu bölgeleri işkal etmekti. Bu nedenle de tüm gücüyle bu çete guruplarını destekleyerek büyüttü, besledi. Türkiyenin bu planları boşa çıktı. Rojava halkının direnişi karşısında Türkiye’nin desteklediği çetelerin direnişi kırıldı. Bu çetelerin kırılmasıyla birlikte Türk devletinin siyaseti de çöktü. Bu nedenle de Türkiye şimi açıktan açığa Suriye’de özellikle de Demokratik Özerk Yönetimi bölgelerine saldırmaktadır. Afrin kantonu, Gire Spi ve bir çok bölgeyi bombalamaktadır.
Türkiye’nin Demokratik Özerk Yönetimi bölgelerine, Şehba ve Halep’in bazı köylerini bombalamasının sebebi; Türkiye bir NATO Ülkesi olduğu için, Rusya ve NATO arasında bir çelişki yaratarak bu iki gücü bir birine karşı savaştırmak istiyor.
Türk devletinin bu saldırıları devam ettiği taktirde NATO ve Rusya arasında bir savaş çıkabilir, bunun sonucunda da Rusya ve Amerika arasındaki görüşmeler sabote olur ve yapılan antlaşma sonuçsuz kalır. Bu durumda Suriye genelini etkiler çok daha büyük sorunlara yol açar. Türk devleti tüm gücü ve imkanlarıyla Kürtlerin Rojava da yarattığ statüye karşı bir savaş içersindedir. Demokratik özerk yönetimi ve Suriye Demokratik güçlerine karşı Kuzey ve Rojava Kürdistan’ın da ki sınırlarda bir savaş başlatmış durumdadır.
Bu nedene tüm uluslar arası güçler Türk devletinin bu saldırılarının önünü almalı, sadece açıklamalarla ve uyarılarla yetinmeyim ciddi bir çözüm geliştirmelidirler.
*Türkiye bu saldırılarını devam ettirdiği takdirde Suriye’de ateşkes gelişmez diyebilir miyiz?
Şüphesiz Türk devleti bu saldırılarını devam ettirirse Surye’de hiç bir çözüm gelişmez ve var olan tüm antlaşmalarda çöker.
*Suriye’deki çatışmalı durumun sonlanması için ne gerekiyor ?
Suriye eskisi gibi değil. Yüzbinlerce Suriye’li yaşamını yitirdi, milyonlarcası göç etti, şuana kadar bir çok güç Suriye de savaşıyor. Bütün çatışmalar gösteriyor ki Suriye halklarının çıkarına olan tek şey Demokratik Özerklik Yönetimidir.
Suriye’deki kriz için en güncel çözüm federalizmdir. Ya da her tüm Suriye için federal alanlar oluşturulmalıdır. Meşruluğunu halktan olan federal bir sistem halkın sorunlarını çözmeye çalışır. Federalizm bir halk sistemidir ve kendisini halka dayandırır.
Bizler Rojava’da Demokratik Özerklik Yönetimi’ni uyguladık ve bu yöntem ile halkın tüm sorunlarını çözebildik. Bizler tüm bölgeler arasında birlik yaratabildik. Bizler aktif bir yönetim sistemini geliştirebildik. Eğer Suriye’deki diğer bölgelerde kendi yönetim sistemlerini oluşturabilirlerse yaşanan krizleri daha rahat çözebiliriz. Çünkü Suriye krizini çözümü dış güçlerle değil iç güçlerle çözülebilir.
*Suriye krizini çözmek için bir uğraş içerisinde olduğunuzu belirtiyorsunuz. Peki çözüm projeniz nedir, bunu bizimle paylaşabilir misiniz?
Demokratik Özerk Yönetim sistemi başarısını ispatlamış durumdadır. Bizler Rojava’da Demokratik Özerklik sistemini oluşturduğumuzda bizim Suriye’yi bölme ya da şöyle diyelim Rojava bölgesinde oluşturduğumuz sistemle Suriye’nin diğer bölgelerinde yaratılmaya çalışılan bölünmeye karşıyız, biz tüm bileşimler için güncel bir sistemin oluşturulmasını istiyoruz. Biz bu yöntemi kendi bölgemizde uyguladık ve şimdi Suriye’nin diğer bölgelerinde de uygulanması gerektiğini düşünüyoruz. Eğer bu sistem uygulanırsa Suriye’deki kriz çözüme ulaşacaktır. Bizler Demokratik Özerklik Yönetimi, Demokratik Toplum Hareketi ve Rojava topraklarında olan partiler olarak federalizm projesinin uygulanması için çaba harcıyoruz; çok kısa bir süre içinde bu çerçevede gerçekleştirilen çalışmalarımızı kamuoyu ile paylaşacağız.
*Son olarak Suriye halklarına ne mesaj vermek istersiniz?
Suriye halkları ilkelerini, geleneklerini, uygarlık ve kültürlerini korumalıdırlar. Suriye halkları kendi çözümünü kendisi yaratmalı ve halkların çözüm gücünü başka güçlerin eline vermemelidirler.
Kürt halkı da Suriye’deki krizin çözülmesi için birlikteliklerini daha da güçlendirmelidir. Başarı ancak birliktelikle sağlanır, eğer birlikteliğimizi sağlarsak başarıyı da elde edebiliriz.