Belçika'nın başkenti Brüksel'deki Avrupa Parlamentosu (AP) bir kez daha Dersim Soykırımı Konferansına tanıklık etti. 5. Dersim Soykırım Konferansına katılan konuşmacılar, Türkiye'nin geçmişindeki soykırımlarla yüzleşmesi gerektiğine dikkat çektiler.
Konferans açılışı Dersim Belediye Başkanı Edibe Şahin tarafından yapıldı. Belediye Başkanı Şahin, Dersim'in bilinçli politikalarla dejenere edilmek istendiğini belirtti. Şahin, Kürtlere yönelik soykırımın farklı biçimlerde devam ettiğini ve kültürel yozlaşmanın Dersim'e dayatıldığını söyledi.
Şahin, kentte açılan birahaneler ile kadın ticaretinin yapıldığını ve kadın ticaretine bir an önce "dur" denilmesi gerektiğini vurgulayan Şahin, uyuşturucu kullanımı ve hırsızlık gibi olaylarla Dersim kültürünün içeriğinin boşaltılmak istendiğini dile getirdi. Edibe Şahin, baraj çalışmaları ve ormanların yakılmasının ise Dersim'i insansızlaştırmaya dönük uygulamalar olduğunu dile getirdi.

Soykırımı Lahey'e taşıyacağız
Konferansta söz alan Dersim Soykırımı Karşıtı İnisiyatifi Başkanı Ayfer Ber, Dersim soykırımını Almanya'daki Yahudi soykırımına benzeterek, "Dersim halkı, Almanya'da Yahudiler gibi inancı ve etnik kimliğinden dolayı soykırımdan geçirilmiştir. Her iki katliamda gaz kullanılmış, toplu imhalar planlanmış ve gerçekleştirilmiştir" dedi. Dersimlilerin, 'isyan ettiler' yalanının ardından katliamdan geçirildiğini dile getiren Ayfer Ber şöyle konuştu: "Devletin soykırımdan dolayı özür dilemesi gerekiyor. Soykırımın kabul edilmesi önemlidir. Türkiye'nin bütün katliamlarla yüzleşmesi gerekiyor. Sivas'ta 33, Rosboskî'de 34 kişi katledildi. Bu katliamlarla yüzleşmek gerekiyor. Biz, 5 ayrı konferans örgütledik. Şimdi de Dersim Soykırımını uluslararası platformlara taşımak istiyoruz. Soykırımı Lahey'deki mahkemeye taşıyacağız."
 
'Planlı bir soykırımdır'

Araştırmacı yazar Munzur Çem, "Dersim, planlanan, programlanan, iç ve dış koşulların uygun görüldükleri anda hayata geçirilen bir soykırımdır Eğer bir tek gün içinde 15 bin, 20 bin civarında insan katlediliyorsa bu bir soykırımdır. Soykırım tanımına bakabalirsiniz" dedi.
Konferansa katılan Star gazetesi yazarı Doç. Dr. Berat Özipek ise, "Dersim'de yaşananın bir isyan olmadığını belki kimimiz çok önceden biliyordu ve bir çoğumuz ise çok sonradan anladık" diye konuştu.

Türkleştirme politikası
Hollandalı araştırmacı yazar ve Kürdolog Martin van Brunessen de Dersim soykırımının Türkleştirme politikasının bir parçası olduğunu ifade ederek şöyle konuştu: "Ailelerden alınıp zorla başka ailelerin yanlarına verilen çocuklar olduğunu biliyoruz. Büyük Ermeni Soykırımından sonra Dersim Soykırımı olmuştur. Soykırımla bir ulus devlet yaratılmak isteniyordu. Ve bu ulus devlette haliyle herkesin Türkleştirilmesi hedefleniyordu. Erkekleri katlettiler, erkek çocukları katlettiler, kadın ve kız çocuklarını Türk ailelerine verdiler."
Martin van Brunessen'in konuşmasının ardından 10 dakikalık Dersim '38 belgeseli ve soykırımın canlı tanığı Fatma Tosum'un mesajı gösterildi.

Soykırım halen sürüyor
Konferansta 'Uluslararası Hukuk, Hukuki Tanımlamalar ve Hukuki Sorumluluklar' adlı bölümde Avukat Erdal Doğan da konuştu. Doğan, Dersim'de olanları soykırım olarak nitelemenin ahlaki bir tutum olduğunu söyledia ve şöyle dedi: "Özür dilemekten ya da tazminattan öte kimliğini bilmeyen, kendi dilinde yazı yazamayan ve dilini konuşamayanlara destek verilmesi gerekmektedir."

Hepimiz suçluyuz!

Uluslararası İnsan Hakları Federasyonu Başkan Yardımcısı Yusuf Alataş da Dersim Katliamı konusunda devletin sorumluğunu yerine getirmesini istedi.
Avukat ve felsefeci Edip Yüksel ise, "Ben bir katliamdan bahsedeceğim. Bizler hepimiz suçluyuz. Hayatta kalan katillerin çocuklarıyız. Kanlı tarihimizi aydınlatmak için beyinlerimize kazılmış sistem ile yüzleşmeliyiz" dedi.
Dersim Soykırımı'nı uluslararası arenaya taşıyan Avukat Prof. Barry Fisher de, "Bir yıl önce ben burada konuşmuştum. Olayın uluslararası bölümünü araştırdım. Kürtler bugün daha ağır bir savaşın altındadır. İnsanlar kültür kıyımından geçiriliyor. Cezaevlerine tıkılıyor" diye konuştu.

Hakikatleri Araştırma Komisyonu kurulmalı

Ficher konuşmasında şunları ifade etti: "Türkiye düzenli savaş halindedir. Bu savaş başka ülkelerle değil, kendi halkıyladır. Dersim bunun en bariz örneklerinden biridir. Türk kitaplarında, Türk okul kitaplarında, Türk rehberlerinden hiçbir zaman Kürtler üzerinde söz edilmemiştir. Soykırımlar okullarda anlatılmamıştır. Dersim'de ve özellikle Kuzey Kürdistan'da din, dil ve etnik farklılıklara baskı uygulanıyor. Temel çözümü ise Hakikatleri Araştırma Komisyonu'nda görmekteyim. Bir yüzleşme ve barışma ile ilermenin sağlanacağına inanıyorum."


NİHAL BAYRAM / BRÜKSEL