
Tanıklar, saldırıdan önce Kobanê sınır hattı boyunca Türkiye tarafından elektriklerin kesildiğine dikkat çekti.
Mürşitpınar Sınır Kapısı’na yönelik saldırı, YPG/YPJ savaşçıları tarafından püskürtülürken, Türkiye’nin Toprak Mahsülleri Ofisi’ne (TMO) geçen DAİŞ üyeleri, buradan YPG/YPJ savaşçılarına ateş açmaya devam etti. Sınırdaki svil Kürtleri bile gözünü kırpmadan öldüren Türk askerleri ise DAİŞ üyelerine müdahale etmek yerine eskortluk yaptı.
Yalancı devletin beyanı
Türk Başbakanlık Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü Suruç Basın Merkezi, Mürşitpınar Sınır Kapısı‘na bomba yüklü aracın Türkiye toprakları üzerinden geçerek girdiği yönündeki bilgilerin “tamamen yalan” olduğunu iddia etti. Saldırının birebir tanıkları ise Türk devletinin yalanlarını bir kez dana suratına çarpttı.
Görgü tanıklarının dikkat çektiği bir nokta oldukça önemli. Gece, Kobanê sınır hattı boyunca Türkiye tarafında elektrikler kesiliyor. Elektriklerin kesilmesinin nedeni, DAİŞ üyelerinin Türkiye topraklarından veya sınırın Türkiye hattından geçerken, görülmemelerini sağlamak.
Onların arasından geliyorlardı
Mürşitpınar Sınır Kapısı’na yönelik bombalı araçla yapılan saldırının görgü tanığı olan Asayiş görevlisi İsmail, şunları anlattı: “Ben sınır kapısındaki nöbet kulübesindeydim, bir arkadaşımla birlikte. Araç hızla sınır kapısından geçtikten sonra infilak etti. Daha sonra bizler toparlanınca sınır kapısına yöneldik. Türkiye’nin akrepleri (zırhlı araç) de vardı orada. DAİŞ üyeleri onların arasından geliyordu. Orada çeteler ile aramızda çatışma çıktı. Yaralı bir arkadaşımı bu tarafa getirince, bu binanın üzerine çıktım ve bir DAİŞ üyesinin o tarafta ağacın üzerinden ateş ettiğini gördüm ve ben de ona ateş ettim. Türkiye’nin akrebinin üç defa oraya geldiğini; iki defa da bu araçlardan birilerinin indiğini ve kendilerini yere attığını gördüm.”
Araba Türkiye tarafından
Bir diğer Asayiş görevlisi Elî de sınır hattındaki Kaniya Kurda bölgesinde o saatlerde mevzide olduğunu belirterek, o taraftan çetelerin gelmesinin imkansız olduğuna dikkat çekti. Elî, “Çünkü yol yok orada. Saat 04.00’dan itibaren Mahser Köyü’nden batıya doğru olan bütün sınır hattında elektrikler kesildi. Mahser’den sonrasında elektrik vardı ama bu tarafta yoktu. Her gün açık olur, bu elektrikler. Ama bugün erken kapatıldı. O hatta da bir şey görmedik. Araba Türkiye tarafından geldi” dedi.
50’ye yakın çete üyesi vardı
Bombalı araç patlatıldığı sırada nöbette olduğunu belirten ve patlamada yaralan Mihemed Heqî isimli Asayiş görevlisi ise yaşananlara ilişkin şu bilgileri verdi: “Benim nöbetim, 04.00 ile 06.00 arasındaydı. Ben de nöbetime gittiğimde bize güneyden havan ve 23’lük doçkalarla saldırıyorlardı. Nöbete gittiğimde zincir sesi duydum bir ara. Sesin olduğu tarafa baktığımda, Türkiye tarafından bir aracın kapıdan geçerek bize doğru geldiğini gördüm. Bizim tarafa geçtikten sonra sokağı döndü ve infilak etti. Ondan sonra evler falan üzerimize yıkıldı. Türkiye’nin akrepleri de ötede duruyorlardı. Onların yanından geldi araç. Aynı zamanda orada 50’ye yakın DAİŞ üyesi vardı. Sonra zaten silonun üzerine çıktılar. Araç askeri bir araçtı. Haki renkliydi. Paletli bir araçtı. Türkiye’den girerken gördüm. Bizim kapıya gelene kadar baktım. Beni geçince sokağı döner dönmez infilak etti. Araç Türkiye’den geldi. Havanlar ise güneyden atılıyordu.”
Gözlerimle gördüm!
Olayın bir diğer görgü tanığı da Doktor Menav Kitkanî. Kitkanî, araç patladığı sırada nöbet sırası olduğunu belirterek, şunları söyledi: “Nöbet için aşağıya indim. Yakınımıza düşen bir havan vardı. Nereye düştü diye bakmaya çalışırken, o esnada paletli bir araç kapıyı geçerek, binamızın arkasında infilak etti. Türkiye’den geldiğini kendi gözlerimle gördüm ve onların araçlarının renginde bir araçtı.”
ERSİN ÇAKSU / İBRAHİM ASLAN /DİHA/KOBANÊ
Saldırının Suruç’taki tanıkları: Türkiye tarafından gitti
Çetelerin saldırdırdığı sırada bölgeyi görebilen Küçük ve Büyük Etmanek köylerinin arasında bulunan görgü tanıkları, çetelerin Türkiye sınırları içinde Kobanê’ye saldırdığını ve Türk askerlerinin hiçbir müdahalede bulunmadığını doğruladı.
Sınırdaki Mehser Köyü’nde yaşayan Salih Şahin isimli yurttaş, önceki sabah Kobanê’nin doğusunda yoğun çatışmalar yaşandığını gördükten sonra Etmanek’e gittiğini belirterek, gördüklerini şöyle anlattı: “Etmane’e geçerken dürbünle baktım iki adet tank vardı ve doğrudan kapıyı vuruyordu. Bunların dışında aramızda 600 metrelik bir mesafe olan bir uzaklıkta dürbünle bakınca net bir şekilde 18 DAİŞ üyesini gördüm. Aşağı yukarı 50 metre uzaklıkta sınırda mayın sahasındaydılar. O alan Türkiye’ye ait ama mayın yok zaten. Daha sonra direkt TMO buğday depolarına gittiler. Daha ileri gidince 8 kişi demiryolunun orada bulunan köprüde kaldı ve 10 kişi TMO alanına geçti. Saat 07.30 -08.00 artık DAİŞ Türkiye sınırındaydı, askerler görüyordu ancak hiçbir şekilde müdahale etmedi onlar da tek sıra halinde kapıya doğru gittiler.”
Askerlerin çeteleri net şekilde gördüğünü vurgulayan Şahin, “Ben ve DAİŞ arasında 600 metre bulunuyorsa ve görüyorsam asker net şekilde görüyordur. Çünkü onların arasındaki mesafe çok daha yakındı. DAİŞ’in zırhlı aracı vardı. 3 gün önce de Zehvan Köyü’ndeydik. DAİŞ geldi. Oradaki arabalardan istediğini alıyor. Sınırdan giriyor. Askerler arasında 50-60 metre kalıyor askerin hiçbir tepkisi yok. DAİŞ söz konusu olunca müdahale eden yok. Bu gizli saklı değil” diye konuştu.
Asker müdahale etmedi
Saldırının olduğu esnada Etmanek Köyü’nde olan Mehser Köyü muhtarı Abdurrahman Dursun da, “Bir patlama sesi geldi. Evden dışarı çıktığımızda tank yanıyordu. Demiryolunu geçince yere yattılar ve yarım saat öyle kaldılar. Sonra TMO’ya doğru koştular. Askerler müdahale etmedi” dedi.