Türkiye’yi tek adam rejimine sürükleyecek olan anayasa değişikliği paketinin pazar günkü referandumda çok az farkla geçmesinin ardından Avrupalı siyasetçiler ile Rusya’dan farklı açıklamalar geldi. Almanya, Erdoğan’a muhalefetle diyaloğa geçmesini salık verirken, Fransa idam cezasına dikkat çekti, Danimarka, "Endişeliyiz" derken, Rusya ise sonuçları "Türkiye’nin iç meselesi" olarak yorumlamayı tercih etti.

Merkel ve Gabriel’den Erdoğan’a çağrı

Almanya Başbakanı Angela Merkel ve Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel referandum sonuçlarının bu kadar yakın olmasının Türk Cumhurbaşkanı R. Tayyip Erdoğan'a büyük bir sorumluluk yüklediği ve Türkiye toplumunun ne kadar bölünmüş olduğunu gösterdiğini söyledi. Berlin'den yapılan açıklamalarda ayrıca referandumun sonuçlarıyla ilgili kaygılara cevap verilmesi gerektiği belirtildi. Merkel ile Gabriel ortak açıklamalarında Türk hükümeti ve Erdoğan'dan ülkedeki tüm siyasi ve toplumsal muhalefetle saygılı bir diyalog kurmasını beklediklerini vurguladılar.

Alman siyasiler: Türkiye için kara bir gün

‘Partili cumhurbaşkanlığı’nı merkeze alan anayasa değişikliği referandumunu değerlendiren farklı partilerden Alman politikacılar ise sonuçların Türkiye için kara bir gün olduğunu belirtti. Siyasetçilerin ilk değerlendirmelerinde ortak nokta Türkiye’nin bir diktatörlüğe sürüklendiği fikri oldu. 

Hıristiyan Demokrat Birlik (CDU) Partisi Genel Başkan Yardımcısı Julia Klöckner"Artık Sayın Erdoğan, ülkesini bir tek adam rejimine, bir diktatörlüğe götürecek sistem değişikliğini yapacak“ diye konuştu.

CDU’nun Avrupa Milletvekili ve AP Dış İlişkiler Komisyonu Başkanı Elmar Brok,  "Kapıları kati şekilde kapatmamak gerekir. Ancak Türkiye’de idam cezasının geri getirilmesi durumunda AB tam üyelik müzakereleri sonlandırılmalı" dedi. 

Referandumun meşruiyeti sorgulanabilir 

Hıristiyan Birlik partileri (CDU/CSU) Meclis Grubu Türkiye Raportörü Andreas Nick de referandum sonucunun meşruiyetinin sorgulanabileceğini ifade etti. Nick, "Türkiye’de taraflar gerilimi artırmamalı, olağanüstü hal en kısa zamanda sona erdirilmeli, tutuklu vekil ve gazeteciler serbest bırakılmalı" çağrısı yaptı. 

Erdoğan Türkiye demek değil


Sosyal Demokrat Parti (SPD) Genel Başkanı ve başbakan adayı Martin Schulz ise "Başa baş sonuçlar, Erdoğan’ın Türkiye olmadığını gösterdi. Demokrasi ve insan hakları mücadelesi sürmeli" yorumunu yaptı. 

Türkiye ikiye bölündü

SPD’nin Meclis Grup Başkanvekili Rolf Mützenich de referandum sonuçlarıyla Türkiye’nin bölündüğünü söyledi. AKP’nin referandum sonuçlarını etraflıca değerlendirmesi ve anayasa değişikliklerini yeniden gözden geçirmesi gerektiğini söyleyen Mützenich, referandum sürecinin adil ve özgür bir ortamda gerçekleşmediğinin altını çizdi. 

Pakete büyük bir destek yok 

Mützenich, çıkan sonucun halkın siyasal sistemde öngörülen değişikliklere "çok da büyük bir oranda destek vermediğini ortaya koyduğunu" dile getirdi.

AB’nin kriterlerine uymuyor

İdam tartışmalarının yeniden gündeme getirilmesini eleştiren Mützenich, Türkiye’nin Avrupa’dan daha da uzaklaşacağı uyarısında bulundu. Mützenich, şöyle dedi: "Türkiye'de şu nokta çok iyi anlaşılmalı: Erdoğan, AKP ve MHP’nin bir bölümünün arzu ettiği başkanlık sistemi Türkiye’yi Avrupa’dan daha da uzaklaştıracak çünkü bu kesinlikle AB’nin siyasi kriterleriyle örtüşmüyor. İdam cezasının yeniden yürürlüğe sokulması müzakere sürecinin de artık sona erdiği anlamına gelir. Sayın Erdoğan bütün bu sonuçlara yol açabilecek girişimlerine son vererek, giriştiği bu süreci yeniden değerlendirmelidir.”

Erdoğan Sultan gibi yetkileri elinde topluyor

Sol Parti Federal Meclis Grup Başkanı Sahra Wagenknecht, "Erdoğan, manipülasyon sayesinde diktatörlüğüne ulaşmayı sağlayacak çoğunluğu elde etti" değerlendirmesini yaptı.

Hür Demokrat Parti (FDP) Genel Başkanı Christian Lindner de "Türkiye için kara bir gün. Referandum kampanyası ve oy kullanma süreci, ülkenin bir başkanlık diktatörlüğüne geçeceği yönündeki endişeleri doğruladı" ifadelerini kullandı.

FDP’li Avrupa Parlamentosu Başkan Vekili Alexander Graf Lambsdorff ise "Türkiye’deki anayasa değişikliği, kuvvetler ayrılığı ilkesinin, hukuk devletinin ve parlamenter sistemin sonunu onaylıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan bir Sultan gibi tüm yetkileri kendisinde topluyor" diye konuştu.

Yeni bir değerlendirmeye ihtiyaç var

Yeşiller Partisi Eşbaşkanı Cem Özdemir yaptığı açıklamada, "Erdoğan ile bir AB üyeliği söz konusu değil" tespitinde bulundu. Yeşiller Partisi Başkan Yardımcısı Claudia Roth da "Türkiye ile olan ilişkilerimizin yeni bir değerlendirmeye ihtiyacı var” dedi.

Aşırı sağcı Almanya İçin Alternatif (AfD) partisinin lideri Frauke Petry ise "Erdoğan referandumla istediğini yaptırdı, federal hükümet gündeminde idam olan bir adama bağımlı oldu" yorumunu yaptı.

Fransa'dan idam uyarısı

Fransa ise idam cezasının getirilmesi ile ilgili bir referandum düzenlenmesinin Avrupa değerleri ile kopuşa yol açacağını vurguladı. Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande'ın ofisinden yapılan açıklama, "Türk toplumunun teklif edilen reformlar etrafında bölündüğü" belirtildi. Açıklamada ayrıca idam cezasının yeniden yürürlüğe konulması ile ilgili bir referandum düzenlenmesinin Türkiye ile Avrupa değerleri arasında bir kopuşa yol açacağı vurgulandı. 

Avusturya: Türkiye AB’ye giremez 

Avusturya Dışişleri Bakanı Sebastian Kurz ise Türkiye'nin AB'ye girebileceğine dair kurgunun artık sona erdirilmesi gerektiğini dile getirdi.

Danimarka: Endişeliyiz

Danimarka Başbakanı Lars Rasmussen de "Demokrasiyi kısıtlamak için demokrasinin kullanılması garip. Bir çok hakkı etkilemiyor ama Türkiye’de yeni yönetim biçimi konusunda oldukça endişeliyim" dedi. 

Rusya: Türkiye'nin iç meselesi

Rusya ise referandum sonuçlarına saygı gösterilmesini istedi. Kremlin Sözcüsü Dmitry Peskov yaptığı açıklamada Türkiye'de düzenlenen referandumun sonuçlarına saygı gösterilmesi gerektiğini söyledi. "Referandum Türkiye'nin iç meselesi" diyen Peskov, halkın iradesine saygı gösterilmesinin önemli olduğuna dikkat çekti.