
Türkdoğan: Soykırımdır
İnsan Hakları Derneği (İHD) Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, IŞİD’in görüldüğünün aksine bölgede rejimin değişmesini isteyen devletler tarafından desteklendiğine dikkat çekerek, “Çünkü onlar Suriye’de mevcut yönetimi devirdikten sonra kendi denetiminde olan yeni bir oluşum kurarak, Suriye’yi istikrarsız hale getirdiler” dedi. Rojava’ya saldıran grupların insanlığa karşı suç işlediğini vurgulayan Türkdoğan, şunları ifade etti: “Sırf Şii diye bin 700 polisin öldürülmesi bir soykırımdır. Rojava’daki sivillerin katledilmesi ise insanlığa karşı suçtur. Bunları lanetliyoruz. Bu gruplara destek veren devletleri de uyarıyoruz. Bu tehlike gelecek sizleri de vuracaktır.”
Tepki ve destek yetersiz
Türkiye’deki emek, demokrasi ve sivil toplum örgütlerinin Rojava konusundaki tutumlarının da yetersiz olduğuna işaret etti. Türkdoğan, ‘’Rojava Devrimi Ortadoğu’yu kurtaracak, hakları barış içerisinde yaşatabilecek son yüz yılın ilham kaynadığıdır. Eğer haklar Ortadoğu’da bir arada yaşamak istiyorsa Rojava örnek alınabilir. Demokrasi mücadelesi veren herkesin Rojava ile dayanışma içerisinde olması gerekir” diye belirtti. Türkdoğan, İHD olarak Rojava’ya bir heyet göndererek orada yaşananları bütün dünyaya duyurmak istediklerini de sözlerine ekledi.
Bakkalcı: Müdahil olmalıyız
Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Genel Sekreteri Metin Bakkalcı ise IŞİD’in saldırıları ile birlikte savaşın olduğu yerde ağır insan hakları ihlallerinin yaşandığını ve bu sürecin pek çok sorumlusunun olduğunu söyledi. Rojava’da kurulan özerk kanton sistemlerini “Ortadoğu’yu kurtaracak demokratik bir yapı’’ olarak değerlendiren Bakkalcı, devrime bu yüzden saldırıldığını belirtti. Rojava halkını, “onlar bizim parçamızdır” sözleriyle değerlendiren Bakkalcı, “Emek ve demokrasi güçleri olarak bu duruma müdahil olmamız gerekiyor. Şekli basın açıklamaları veya şekli protestoların ötesinde programların uygulanması gerekir. TİHV olarak Rojava ile yakından ilgileniyoruz” dedi.
Özgen: Rojava ile sınırlı kalmaz
KESK Eşbaşkanı Lami Özgen IŞİD’i saldırılarının dış güçlerin desteğiyle geliştiğine dikkat çekerek, ‘’AKP Hükümeti’nin bu güçlerin arkasında olduğu aşikardır” diye ifade etti. Emek ve demokrasi güçlerinin bu katliamlar karşısında daha duyarlı olması ve tepki göstermesi gerektiğini belirten Özgen, saldırı ve katliamların Rojava ile sınırlı kalmayacağı uyarısında bulundu.
Ünsal: Önlem alınmalı
MAZLUMDER Genel Başkanı Ahmet Faruk Ünsal, saldırılara ilişkin, “IŞİD tamamıyla Müslüman kanını dökmeye yönelik ayarlanmış bir şiddet makinesi gibi çalışıyor. Bu, Irak üzerinde Şiilere dönük şiddete dönüşürken Suriye’de de daha çok Rojava bölgesinde ve Kobanê‘de şiddet uygulamaya başladı. Bunun kabullenebilir hiçbir tarafı yok. IŞİD terörüne karşı dünyanın ve Türkiye’nin bir önlem almaması halinde güney sınırlarımızda IŞİD sorunu ile karşılaşma riski var” değerlendirmesinde bulundu.
IŞİD tehlikesi ve Rojava konusunda gerekli tepkilerin gösterilmediği eleştirisini yapan Ünsal, “Bu canavarın bölgede kalıcı olması çok büyük bir tehlikedir” uyarısında bulundu. Ünsal şunları belirtti: “Türkiye’nin resmi politikasının daha belirgin bir şekilde açığa çıkarılıp, daha gür ve altı çizilmiş vurgularla bu mesele konusunda taraf olunmasını bekliyoruz. Savaş bölgelerine girmemiz maalesef mümkün olmadı ama girme imkanı bulursak tabi ki girip çalışmak isteriz” diye konuştu.
Beko: AKP zemin hazırlıyor
DİSK Genel Başkanı Kani Beko ise Rojava’da ortaya çıkan alternatifin hedef alındığını söyledi. Rojava konusunda birçok kesime önemli sorumluluklar düştüğünü söyleyen Beko, “Türkiye’yi yönetenler, bölgede yaşanan kanlı tabloda büyük bir vebal altındalar. AKP iktidarının Suriye’de attığı adımlara, hükümet eliyle eli kanlı gerici-mezhepçi çetelere güç verilmesine karşı toplumda ciddi bir tepki bulunmakta’’ diye ifade etti.
IŞİD saldırılarının Rojava sınırlarını aşacağının altının çizen Beko, şöyle devam etti: “Bu koşullar altında Rojava’ya saldırı, sadece Rojava halkını ve daha genel Kürtleri ilgilendiren bir konu olarak görülemez. Bu saldırılar, Ortadoğu halklarının eşitlik, özgürlük, demokrasi, barış özlemlerine yönelik gerici saldırılardır. Bu çetelere karşı direnmeyi, mücadele etmeyi, barbarlığa karşı eşitliğin, özgürlüğün, demokrasinin, barışın savunusu olarak görmek, bu bilinçle tutum almak gerekmektedir.”
Beko, DİSK olarak Rojava’ya yönelik saldırılar karşısında diğer demokratik kesimlerle birlikte sorumluluk almaya hazır olduklarını sözlerine ekledi.
DİHA/ANKARA