
Hiller, ardından Mart 2011 yılında Newroz ve Haziran 2011 genel seçimlerinden çektiği fotoğrafları sinevizyon gösterimi ile sundu, ayrıca her fotonun hikayesini anlattı. Fotolar arasında kutlamaların yanında Türk polisinin, Kürt halkına uyguladığı şiddet görüntüleri de vardı. Hiller, konuşmasında, insan hakları kuruluşlarının verdiği bilgilere 2011'de 16 bin insan hakkı ihlalinin meydana geldiğini, bunun ise 2010 ile karşılaştırıldığında yüzde 30'luk bir artışa tekabül ettiğini vurguladı.
Türkiye'de şu anda 5 binin üzerinde aydın, siyasetçi, yazar, avukat ve gazetecinin tutuklu olduğuna dikkat çeken gazeteci Hiller, bunun Kürt halkına karşı topyekün bir savaş olduğuna dikkat çekti. Wan depremini de örnek veren Hiller'in çektiği fotoğraflar duygulu anların yaşanmasına neden oldu.
Fotoğraftaki gerçeklik
Fotoğraflar, yerle bir olmuş binalar, gaz soba yangını sonucunda elleri yanmış ve kardeşlerini yangından kaybetmiş küçük bir kız çocuğu, Türk devletinin göstermelik kurdurttuğu kamplar, dört duvarı çatlamış odalar ve BDP'nin çocuklara yönelik düzenlediği piskolojik terapi çadırlarını çok çarpıcı şekilde yansıtıyordu.
Son olarak iki belgesel sunuldu. Birincisinde iki yıl içinde Türkiye'deki polis terörünü, ikincisinde ise Türkiye ve Kürdistan'da sivil itaatsizlik ve sivil cuma eylemlerini kapsıyordu.
Seminer yoğun bir tartışmanın ardından sona erdi.
NİHAL BAYRAM/MAİNZ