
Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan ile AKP Hükümeti'nin Kürtleri hedef alan savaş konseptine uluslar arası arenadan tepki gelmeye devam ediyor. En son tepki İsviçre'de koalisyon hükümetinin iki büyük ortağı Sosyal Demokrat Parti (SP) ve Yeşiller Partisi'nden (Grüne) geldi. İki parti ayrı ayrı yaptıkları açıklamalarında, koalisyon hükümetine; Türkiye'ye silah ambargosu uygulamasını ve PKK ile Türk devleti arasında barışın inşaa edilmesi için arabuluculuk yapması çağrısında bulundu. Partiler ayrıca öneri ve görüşlerini önümüzdeki günlerde Federal Parlamento'ya taşımaya hazırlandıklarını da bildirdi.
Barış sürecini Erdoğan bitirdi
İsviçre Sosyal Demokrat Parti'nin (SP) resmi internet sayfasında yayınlanan açıklamada, Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın iktidarını ve kendi kişisel konumunu korumak için Kürtlerle devam eden barış sürecini sona erdirdiği, Medya Savunma Alanları'nda PKK kamplarına yönelik bombardımana giriştiği ve barış sürecini bu şekilde ciddi bir tehlikeye attığı belirtildi.
7 Haziran'ın rövanşı alınıyor
AKP'nin 7 Haziran genel seçimlerinden büyük bir başarıyla çıkan HDP'ye rövanşist bir yaklaşımla yöneldiğine dikkat çeken SP, "Türkiye'deki tüm kesimlerin oylarını alarak Selahattin Demirtaş öncülüğünde yüzde 13 gibi bir başarı elde eden HDP'ye yönelik ciddi baskılar ve manipülasyon hareketleri söz konusu. Erdoğan hükümetini tek başına iktidar olmaktan alıkoyan HDP'ye yönelik baskılar AKP Hükümeti'nin bir rövanşı olarak kendisini gösteriyor" denildi.
Kürtlere saldırı şaşkınlık yarattı
Açıklamada Suruç Katliamı'yla birlikte herkesin AKP'den acil durum ilan etmesini ve bu katliamın sorumlusu olan DAİŞ'e karşı bir harekat yapmasını beklerken, Türk ordusunun DAİŞ'e karşı mücadele eden Kürtlere saldırmasının ise şaşkınlık yarattığı vurgulandı.
NATO saldırıları tolere ediyor
Açıklamada "NATO'nun da tolere ettiği hava saldırıları, Türkiye başta olmak üzere Ortadoğu'yu daha fazla istikrarsızlığa sürüklüyor" ifadeleri kullanıldı.
Türkiye uyarılmalı
Meşru yollarla seçilmiş HDP milletvekillerinin tıpkı 90'lardaki gibi dokunulmazlıklarının kaldırılmasının tartışıldığı bir süreçte, Türkiye'ye acil çağrı yapılması ve uyarılması da aynı açıklamada yer buldu.
İsviçre sessiz kalamaz
Açıklamada, İsviçre'de yaklaşık 100 bin Kürt ve Türk'ün yaşadığını bu gelişmelerin dolayısıyla ülkelerini de doğrudan etkilediği belirtilerek "İsviçre hükümeti tüm bu gelişmelere karşı sessiz kalamaz ve tavrını açıklamalıdır" denildi.
Silah satışı durdurulsun
SP, İsviçre'nin hemen Türkiye'ye silah ihracatını durdurmasını ve Kürtlerin temel hak ve özgürlüklerinin korunması için Türkiye'deki insan hakları ihlallerini takip etmesi için güçlü adımlar atması gerektiği de vurgulandı.
Yeşiller: Anlaşma iptal edilmeli
Yeşiller Partisi (Grüne) de Sosyal Demokrat Parti gibi Türkiye'ye silah ambargosu uygulanmasında yana.
Yeşiller Partisi konuya ilişkin yazılı açıklamasında İsviçre'nin 2010-2014 yılları arasında Türkiye'ye 20.3 milyon Franklık savaş malzemesi gönderdiğine dikkat çekerek "Bu ticari anlaşma derhal iptal edilmeli ve Türkiye'ye silah ambargosu uygulanmalıdır" dedi.
NATO saldırıya ortak
Açıklamanın devamında NATO'nun Türkiye'nin saldırganlığına göz yumduğa dikkat çekilerek, "NATO, Türkiye'nin gerçekleştirdiği bu hava saldırılarına ve doğabilecek acı olaylara destek sunarak ortak olmuştur" denildi.
Barışın yanında yer almalıyız
Yeşiller Partisi açıklamasını şu öneri ve talepleri sıralayarak bitirdi: "Kürtlerin temel hakları başta olmak üzere Türkiye'deki insan hakları ihlalleri, ifade ve basın özgürlüğü, Kürt mevzilerinin bombalanması gibi hususların yaşandığı bir ülkeye silah ticaretinin gerçekleşmesi ticari ilişkilerle açıklanamayacağı gibi bunların karşısında durmak ve tavır göstermek, barış için cesaretlendirici adımlar atmak kaçınılmaz olarak kendisini dayatmıştır. Yeşiller olarak savaşın tırmandırılmasını kınıyor, Federal Konsey'i de barış sürecinin aktif hale gelmesi için çaba harcamaya çağırıyoruz. İsviçre NATO barış için ortaklık üyeliğinden (Nato-Partnerschaft für Frieden- PfP) derhal çıkmalıdır. Bu ortaklık barış için değil, Batı'nın ekonomik çıkarı için kurulmuştur."
Konu Meclis'e taşınacak
Yeşiller Basel Kantonu Milletvekili Sibel Aslan ve SP Basel Kanton Milletvekili Mustafa Atıcı da gazetemize yaptıkları açıklamada basın açıklamalarında yer alan hususların önümüzdeki günlerde birer soru önergesi ile Federal Parlamento'ya sunulacağını ve İsviçre'nin yaşananlar karşısında tavır belirlemesi için girişimlerde bulunucaklarını belirtti.
ALİ ONGAN/BASEL
AB'den Türkiye'ye uyarı
Avrupa Birliği, Medya Savunma Alanları’nı ve köyleri bombalayan Türkiye'nin saldırılarının barış sürecini tehlikeye soktuğu ve bölgeyi daha fazla istikrarsızlaştıracağı uyarısında bulundu.
Hahn bizzat Bozkır’a iletti
AFP'nin haberine göre, Avrupa Birliği'nden yapılan açıklamada, AB Bakanı ve Başmüzakereci Volkan Bozkır ile AB Komşuluk Politikası ve Genişleme Müzakerelerinden Sorumlu Üyesi Johannes Hahn'ın görüşmesine ilişkin bilgi verildi.
Açıklamada, Hahn'ın Bozkır'a, AB'nin Türkiye'nin DAİŞ'le mücadeleyi hızlandırma ve üslerini açma kararını onayladığını söylediği aktarıldı.
Barış sürecini etkiler
Açıklamaya göre Hahn aynı zamanda, "AB'nin son yaşanan gelişmelerin Kürt-Türk barış sürecini olumsuz etkilemesinden duyduğu derin kaygıyı da" ifade etti. Türk devletinin bombardımanlarına yönelik ise Hahn'ın "Bombardımanlar orantılı, hedeflenmiş olmalı ve hiçbir şekilde demokratik siyasi diyaloğu tehlikeye atmamalı" uyarısında bulunduğu belirtildi.
Ayrıca Hahn'ın Türkiye'den bölgeyi daha fazla istikrarsızlaştırabilecek herhangi bir hareketten sakınarak, tüm bölge için önemli ve stratejik rolüne uygun hareket etmesini de istediği ifade edildi.
Demirtaş ile de görüştü
AB'nin açıklamasında, Hahn’ın Cuma günü HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş’la da konuştuğu ve ona, "Tüm tarafların tekrar barış sürecine dönmesi, geniş ve kapsayıcı bir siyasi çözüm için çalışılmaya başlanması gerektiğini söylediği" bilgisi de yer aldı.
BRÜKSEL