Yeni Aile ve Sosyal Politikalar Bakanının atanmasından beri kadın sivil toplum örgütleriyle ilişkiler gelişti. Yine de cinsiyet eşitliği, kadına yönelik şiddetle mücadele, namus cinayetleri, erken yaşta evlendirme konusunda Türkiye’nin aşması gereken zorluklar var.
Anketler kadınların siyasete katılımının artması için geniş bir kamu desteği olduğunu gösteriyor olsa da kadınların siyasette, idari pozisyonlarda, siyasi partilerde ve sendikalarda temsili sınırlı.

Kadın istihdamı ve eğitim

Okullardaki idari pozisyonların sadece yüzde 9’unda kadınlar çalışıyor. Yüksek eğitim kurumlarında ise rektörlerin yüzde 5’i, dekanların yüzde 15’i kadın.
Kadınların üçte biri kayıt dışı ve ücretsiz aile işlerinde çalışıyor. Kadınların iş sahibi olmasına yönelik fonlar ise yetersiz kalıyor. İş pazarı ölçütlerinin ve meslek eğitimlerinin cinsiyet temelli ayrımcılıktan sakınacak şekilde tasarlanması gerekiyor. Araştırmalar beyaz yakalı kadınlar arasında işsizliğin arttığını gösterirken, işe alımlarda ayrımcılık uygulandığı bildiriliyor.
Erkeklerin işgücüne katılımı yüzde 70 civarındayken; kadınlarınki yüzde 30’un bile altında.
Genç ve kadın istihdamında gerçekleşen artış, ekonomik şartların geliştirilmesi için yeteri kadar etkili değil.
Ortaeğitimde cinsiyet ayrılığı arttı. Okul kitaplarından toplumsal cinsiyete dayalı önyargıların çıkartılması arzu edildiği oranda sonuç vermedi. Toplumsal cinsiyet tektipleştirmesi medyada devam ettiriliyor.
Kadın istihdamını engelleyen tektipleştirme ile savaşmak ve kadınların uygun fiyatlı çocuk bakım olanaklarına erişimi için daha fazla çaba gösterilmeli.

Kadına yönelik şiddet

Kadınlara yönelik şiddet ve cinayetlerin arttığı gözlendi. Birçok kadın, polisin onlara korunma konusunda yardım etmek yerine şiddet uygulayıcılarıyla barıştırmaları için ikna etmeye çalıştığını, savcılık ve mahkemelerin kadınların korunma başvurularında kararları yavaş aldığını ve gereksiz deliller talep ettiğini bildirdi. Yargı, sağlık ve emniyet personelinin farkındalıklarını arttırmak için eğitime ihtiyaç var.
Yasalar 50 binin üzerinde nüfusa sahip belediyelerin kadın sığınmaevleri açmasını öngörmesine rağmen, bu konuda ihtiyacı giderecek gerekli önlemler alınmıyor. Bu durum mağdurları riske atıyor. Sığınmaevleri ve belediyelere bu konuda yaptırım uygulanmıyor. Sığınmaevlerinden ya da benzer sosyal yardımlardan ayrılan kadınların takibi yapılmıyor. Kadınlar için yerel hizmetlerin ve destek mekanizmalarının güçlendirilmesi gerekiyor.
Kadınların ve çocukların da dahil olduğu mahkumların büyük bir kısmının yasal yardıma ve adalet sistemine erişimi çok kısıtlı.
Cinsiyet eşitliği ve kadına yönelik şiddetle ilgili ulusal eylem planının uygulanmasında insan kaynakları ve ekonomik kaynakların yetersizliği gözleniyor. Ulusal eylem planlanları ve sirkülerler bağlayıcı nitelik taşımıyor ve ülke genelinde uygulanmıyor. Toplumsal cinsiyet sorunları kanun yapısında ve kamu idarelerinde birincilleştirilmeli.
Bağımsız kadın örgütleri, diğer sivil toplum kuruluşları gibi ekonomik sıkıntılarla karşılaşıyor.

Toplamda, kadın haklarının korunması, cinsiyet eşitliğinin desteklenmesi ve kadına yönelik şiddetle mücadele konusunda aşılması gereken ciddi zorluklar var. Kadın haklarını garantileyen yasal çerçeve mevcut olsa da, yasal düzenlemelerin siyasi, sosyal ve ekonomik gerçekliğe dönüştürülmesi için daha fazla çaba sarfedilmesi gerekiyor. Namus cinayetleri, erken ve zorla evlendirmeler, kadına yönelik şiddet çok ciddi problemler olarak varlığını sürdürüyor. Kadın hakları ve cinsiyet eşitliği konusunda polis başta olmak üzere toplumun tüm kesimlerinin farkındalığının ve eğitimin arttırılması gerekiyor.

ANKARA