
Batı Kürdistan’ın Serêkaniyê kenti sınırlarına Türkiye üzerinden giren silahlı çete grupları dün yaşanan çatışmalarda da ağır kayıp verdi. YPG, çete grupların kayıplar ardından sunduğu ateşkes önerisini Serêkaniyê'yi terketmeleri şartı ile kabul etti.
Batı Kürdistan'ın Serêkaniyê kentinde Türkiye destekli çete grupların başlattığı çatışmalarda silahlı çete gruplar ağır kayıplar verdi. YPG, önceki gün yaşanan çatışmalarda 25 çete mensubunun öldürüldüğünü, 20’sinin yaralandığını ve silahlı gruplara ait 3 askeri aracın da imha edildiğini bildirdi.
Çatışmalarda, Dirbêsiyê’nin Girê Reza köyü nüfusuna kayıtlı YPG üyesi Ciwan kod isimli Evdilhemid Misto da yaşamını yitirdi.
Çete gruplar geri çekildi
YPG güçleri ve silahlı çete gruplar arasındaki çatışmalar dün de devam etti. Serêkaniyê'deki Kürt Mahallesi Xiraba’ya saldırı girişiminde bulunan gruplar, YPG güçlerinin sert karşılık vermesi üzerine geri çekilmek zorunda kaldı. Dün gün boyunca girişimleri sert karşılık bulan çete gruplar, kendileriyle bağlantılı başka bir grubu da Mardin'in Kızıltepe ilçesine bağlı Şenyurt (Dirbesiyê) beldesinden Batı Kürdistan'ın Dirbesiyê kentine gönderdi. Yaklaşık 50 silahlı kişi Türkiye'ye ait bir ambulans ve 4 sivil araç eşliğinde Dirbesiyê'ye girmek istedi. YPG burada da karşılık verince grup çekildi.
Şartlı ateşkes
Silahlı gruplar verdikleri ağır kayıplar ardından ateşkes talebinde bulundu. Ateşkes önerisini değerlendiren YPG, 2 günlük ateşkesi şartlı kabul etti. YPG'nin sunduğu ateşkes şartlarına göre, YPG kontrolüne giren bölgeler bırakılmayacak, silahlı çete gruplar Serêkaniyê'den çekilecek ve kent Kürt, Arap, Süryani ve diğer halkların temsilcilerinden oluşan Halk Meclisi tarafından yönetilecek.
YPG üyesi törenle defnedildi
Öte yandan önceki gün Serêkaniyê'de yaşanan çatışmalarda yaşamını yitiren YPG üyesi Evdilhemid Misto'nun cenazesi Dirbêsiyê'ye götürüldü. Misto’nun cenazesi, Şehid Rüstem mezarlığında onbinlerin katıldığı törenle defnedildi.
SERÊKANIYÊ
PYD: Türkiye işgal hazırlığında
Demokratik Birlik Partisi (PYD) Yürütme Konseyi, Türkiye devletinin çete grupları devreye koyarak Batı Kürdistan'ı işgal etmek istediğini kaydetti.
PYD Yürütme Konseyi Serêkaniyê'de yaşanan çatışmalara ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, Türk devletinin Osmanlı yöntemlerini devreye koyarak, çete gruplar aracılığıyla, Batı Kürdistan'a yönelik işgal harekatı başlattığını kaydetti. Açıklamada şöyle denildi: ''Çatışmalarda yer alan çete gruplar herkesin gözü önünde Türkiye üzerinden Serêkaniyê sınırına yerleştirildi. Bu çatışmalarda Kürt halkımızın kazanımları ve özerk yönetiminin yok edilmesi hedefleniyor. Türk rejimi çete gruplara sınırlarını açarak, sınırda tampon bölge oluşturmayı amaçlıyor. BAAS rejiminin halklara uyguladığı şoven ve ırkçı politika bugün çete gruplar öne sürülerek uygulanmak isteniyor.''
PYD Yürütme Konseyi Kürt halkının Türk devletinin işgal planlarına hiçbir biçimde izin vermeyeceğini belirtti.
Türk Hükümeti suç işliyor
BDP Mersin Milletvekili Ertuğrul Kürkçü, Meclis'te alınmış bir karar olmamasına rağmen El-Kaide, El Nusra ve Hür Suriye Ordusu'na (HSO) Türkiye ve Suriye sınırından her türlü geçişin sağlandığını kaydetti.
BDP Mersin Milletvekili Ertuğrul Kürkçü, Serêkaniyê'de çetelerin Kürtlere yönelik yaptığı saldırılara ilişkin Meclis'te basın toplantısı düzenledi. Kürkçü toplantıda Serêkaniyê'de yaşanan çatışmalara dikkat çekerek, çatışmaların Türkiye'yi Suriye'deki iç savaşın aktif tarafı haline getirme riski taşıdığını söyledi. Savaşın, Türkiye'nin içine taşındığını ve Türkiye'deki Kürt sorununa ilişkin anlaşmazlıkların Suriye'ye ihraç edildiğini belirten Kürkçü, "Bunun da ötesinde Türkiye'nin, Suriye'de adil, demokratik, çoğulcu ve laik bir yönetim için çaba gösterdiği iddialarına yönelik kuşkuları da kuvvetlendiriyor" dedi.
Her türlü geçiş sağlanıyor
Kürkçü, Meclis'te alınmış bir karar olmamasına rağmen El-Kaide, El Nusra ve HSO'ya Türkiye ve Suriye sınırından her türlü geçişin sağlandığına dikkat çekerek, silahlı çetelerin en son 21 Kasım'da 7 tank ve 50 araçla Türkiye tarafından Serêkaniyê'ye geçtiklerini hatırlattı. Türkiye'nin bu konuda uyguladığı çifte standarta dikkat çeken Kürkçü, ''Çatışmalardan kaçarak Türkiye'ye sığınmak üzere sınıra yığılan Serêkaniyêli 3 bin Kürt sınırda bekletilirken, yaralı ÖSO muhariplerinin tedavileri için Ceylanpınar'daki sağlık kuruluşları seferber edilmiştir" dedi.
'Hükümet faaliyetlere son vermeli'
BDP Milletvekili Kürkçü, AKP hükümetinin sınırdaki faaliyetlere son verilmesi için önlemler almasını isteyerek, şunları belirtti: "Bu çete faaliyetleri yalnızca Suriye'de canlanan çoğulculuk özlemlerini, yeni hayat arayışlarını, Esad diktatörlüğüne Kürt halkının verdiği yanıtı kanla bastırmaya yöneldikleri için sorun oluşturmuyor. Devleti kuşatan her türlü çete faaliyeti, aynı zamanda Türkiye'nin bütün yurttaşlarını başına buyruk, yasa tanımaz bir şiddet örgütüyle de baş başa bırakıyor. Dahası bu sınır aşan saldırganlığa, Türkiye'nin sınır bölgelerinde yaşayan halklar açısından bir demografik mühendislik operasyonu da eşlik ediyor. Cilvegözü, Kilis, Ceylanpınar ve Akçakale sınır kapılarının karşısındaki tümüyle Selefi gruplarla El-Kaide'nin elindeki Suriye sınır kapıları Türkiye tarafına savaşçı grupların yığılması ve bölgenin Alevi ve Kürt nüfusunun taciz edilerek, sınır bölgelerinden uzaklaştırılması için bir geçit olarak kullanılmaktadır."
DİHA/ANKARA
Hewlêr'de anlaşma arayışı
Bileşenleri arasında yaşanan sorunlardan dolayı bir süredir Federal Kürdistan'da bulunan Kürt Yüksek Konseyi (Desteya Bilind a Kurd-DBK) Hewlêr’de bir araya geldi.
Kürt Yüksek Konseyi içinde yaşanan sorunların çözümlenmesi amacıyla Federal Kürdistan Başkanlık Divanı tarafından Hewlêr'e çağrılan Suriye Kürt Ulusal Meclisi (ENKS) üyesi partiler, Batı Kürdistan Halk Meclisi (MGRK) üyeleriyle bir araya geldi. Federal Kürdistan Başkanlık Divanı adına Hamid Derbendi’nin katıldığı ve önceki gün başlayan toplantı dün de devam etti. Toplantıda özellikle ENKS bileşenlerinin tutumundan kaynaklanan sorunların detaylı olarak tartışıldığı ve özellikle Kürt partiler arasında yaşanan birlik sorunu üzerinde durulduğu belirtildi.
Toplantıda, ayrıca ENKS içinde yer alan Kürt partilerinin Selahaddin Taburu ve Hür Suriye Ordusu'yla (HSO) ilişkileri, Katar’da yapılan Suriyeli Muhalifler toplantısı ve Kürt Yüksek Konseyi'nin (DBK) dış ilişkiler temsilciliğinde yaşanan sorunların ele alındığı kaydedildi.
Parti Azadi inkar etti
Toplantıya yönelik sorularını cevaplayan Suriyeli Kürtler Demokrat Partisi politbüro üyesi Dr Abdulmecid Sabri, toplantıda Parti Azadi’nin temsilcisinin Selahattin Taburu ile olan ilişkilerini ve Kürt karşıtlığına yönelik bütün iddiaları inkar ettiğini belirtti. Kendilerin de bazı kırmızı çizgilerinin olduğunu söyleyen Sabri, “Bazı partilerin Türkiye’nin etkisi altında olduğunu görüyoruz” diye konuştu.
Kürt partileri arasında birliğin daha tam sağlanamadığını söyleyen Sabri, "Bir yılı aşkın bir süre oldu, ENKS kurulalı. Eğer Ulusal Meclis’in içinde birlik olmuş olsaydı biz hala 16 parti olmazdık. Çünkü aramızda sorunlar var. Halen görüş ayrılıklarımız var. Buna rağmen biz meclisin (ENKS) kalmasından yanayız” dedi.
Yeni kongreye ihtiyaç var
Konuyla ilgili olarak partisinin düşüncesini aktaran Suriye Demokrat Birlik Partisi Politbüro Üyesi Mustafa Musayıx ise şunları dile getirdi: “Biz 16 parti ve bunların dışında bağımsız birçok kişiden oluşuyoruz. Bu partiler, hatta kişilerin hepsi aynı görüşte değil. Sorunların çözümü için ENKS olarak kesinlikle yeni bir kongreye ihtiyacımız var.”
Musayıx, Katar'daki toplantı ardından Suriye’nin yeni hükümetine ENKS adına bir mektup yazdıklarını kaydetti. Musayıx, mektupta ileri sürdükleri şartları şöyle sıraladı: “Kürtlerin Suriye’de varlığının kabul edilmesi ve anayasal güvenceye kavuşturulması, uluslararası alanda halklara tanınan tüm hakların Kürtlere de tanınması ve mecliste nüfusa göre, yani yüzde 15 düzeyinde temsil hakkının Kürtlere de tanınması."
Konseysiz diploması olmayacak
Katar’daki toplantıya ENKS adına katılan heyette yer alan Suriye Kürtleri Demokrat Partisi El- Parti Genel Sekreteri Nureddin İbrahim de, “Bizim ENKS olarak şartlarımız kabul edilmediçe Suriyeli Muhaliflerin safında yer almamız mümkün değil” diye konuştu.
Katar’da toplantı yapıldığında Halk Meclisi’nin toplantının dışında bırakıldığının hatırlatılması üzerine İbrahim, bu toplantıda Kürt Yüksek Konseyi'nin(DBK) içinde olmadığı veya onaylamadığı dış ilişkilere ENKS’nin veya bir başkasının giremeyeceğinin kararlaştırıldığını açıkladı.
Kendi içinde çelişkileri var
Kürt Yüksek Konseyi'nin her iki bileşeninin (ENKS) ve (MGRK) birlikte çalışması gerektiği sonucuna ulaştıklarını söyleyen Batı Kürdistan Sol Partisi Genel Sekreteri Muhammede Muse ise şöyle konuştu: “Bizim (ENKS) içimizde bazı çelişkiler var. Kendi cephemizde sorunlar yaşarken başkalarıyla bir ortaklığa girmek, doğalında sonuç vermez. Toplantıda ENSK’deki tüm partilerin temsilcileri vardı. Herkesin de yaşadığımız sorunların üzerine gitme cesareti ve gücü vardı.”
Hür Suriye Ordusu'nun (HSO) Serêkaniyê’ye düzenlediği saldırının da toplantıda gündeme geldiğini belirten Muse, “Türkiye’nin Kürt sorununun çözümüne ilişkin tutumunun ne olduğunu biliyoruz. Türk tanklarının, hatta HSO’nun Serêkaniyê’ye Türkiye’nin yardımlarıyla girdiğini de biliyoruz” şeklinde konuştu.
DİHA/HEWLÊR