Birleşmiş Milletler (BM) komisyonun Mavi Marmara saldırısına ilişkin hazırladığı rapor Türkiye’yi kızdırdı. BM raporunda Türkiye’nin talebi olan “İsrail’in özür dilemesine” gerek olmadığı, buna karşın “uygun bir dille üzüntüsünü ifade etmesi gerektiği”, ölenler için sadece tazminat ödenmesinin yeterli olduğu belirtiliyor. Rapor, İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik ablukasını da ‘meşru’ olarak görüyor. Böylece Türkiye’nin ölenler için tazminat dışında bütün talepleri reddediliyor.
Raporda İsrail’in gemiye baskın düzenlemesi ‘akılsızlık’ olarak değerlendirirken, Gazze ablukası da ‘meşru’ görüldü. Komisyon raporu hazırlarken bir mahkeme heyeti gibi hareket etmediklerini belirtmesine rağmen Türkiye, raporun ‘hukuki olmadığını’ söyledi. İsrail’in artık bedel ödemesini isteyen Türkiye, bunun için beş maddelik bir yaptırım kararı aldı.
Yeni Zelanda eski Başbakanı Geoffrey Palmer başkanlığındaki komisyon, İsrail’in Mavi Marmara gemisine düzenlediği baskına ilişkin raporunu tamamladı. Rapor, BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon’un eline ulaşmadan ABD medyasında yer aldı. Raporda hem İsrail tarafı hem de gemideki yardım gönüllülerinin suçları ortaya konulmaya çalışıldı.

‘Seçenekler gözden geçirilmeliydi’

Mavi Marmara gemisine müdahale eden İsrail askerlerinin Gazze’deki Filistinlilere yardım götüren konvoyun en büyük gemisi olan Mavi Marmara’da kullandıkları gücün “aşırı ve akılsızlık olduğu” belirtildi. İsrail’in gemiye çıkmadan son bir uyarının yapması gerektiği belirtilen raporda “ilk evvela şiddet dışı seçenekler kullanılmalıydı. Özellikle gemiye çıkılacağına dair açık bir ön uyarı yapılmalıydı ve bu tip bir karşılaşmadan kaçınmak için caydırma maksatlı bir güç gösterilmeliydi. Gemiye ilk çıkış girişimi esnasında direnme gerçekleştiği açıkça gözüktüğünde operasyon seçeneklerini gözden geçirmeliydi” deniyor.
Raporda dikkat çeken bir başka nokta ise baskın sırasında 9 kişinin öldürülmesinin İsrail tarafından tatmin edici bir açıklama yapılmadığının belirtilmesiydi. Baskında öldürülen kişilerin yakın mesafe ve arkadan defalarca vurulduğunun altı çizildi.
Raporda ayrıca İsrail tarafından gözaltına alınanların ciddi bir şekilde kötü muamele maruz kaldığı belirtildi.

‘Abluka meşru’

Raporda İsrail’in HAMAS’ın kontrolündeki Gazze’ye abluka uygulaması için, “Gazze’ye deniz yoluyla silah girişini engellemek için alınan meşru bir güvenlik önlemi olarak uluslararası hukuka uygundur” denildi.
BM Komisyonu, Mavi Marmara yolcularının da karşı koyduğuna dikkat çekerken, İsrail komandolarının “bir grup yolcu tarafından organizeli ve şiddetli bir direnişle karşılaştığını” ifade etti.
Raporda Filistin yanlıları da açık bir şekilde eleştirildi. Komisyon, İsrail’in uyarılarına rağmen yardım filosunun yola çıkmasını “tedbirsizlik” olarak değerlendirirken, organizatörlerin “yaklaşımı, gerçek kimliği ve hedefleri konusunda ağır soru işaretleri” bıraktığını kaydetti.
İsrail, daha önce basına sızan raporu kabul edeceğini duyururken, Türkiye raporu hiçbir şekilde dikkate almayacaklarını açıkladı.
AFP’ye konuşan üst düzey bir İsrailli yetkili, “resmi yayınlanışı ardından raporu kabul edeceklerini” söyledi ancak bazı belli bazı gerekçelerinin olduğunu da söyledi. Türkiye Cumhurbaşkanı Abdullah Gül de “Rapor bizim için yok hükmündedir” açıklamasını yaptı.

‘İsrail bedel ödesin’
Raporun resmi olarak açıklanmasından önce basının karşısına çıkan Türkiye Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, raporu hazırlayan komisyona verip veriştirdikten sonra İsrail’in artık ‘bedel ödemesi’ gerektiğini söyledi. Davutoğlu, Tel Aviv yönetimiyle ilişkilerini ikinci katip düzeyine düşürdüklerini ve bütün askeri anlaşmaları iptal ettiklerini duyurdu.
Basın toplantısında daha önce hazırlanmış bir metni okuyan Davutoğlu, Mavi Marmara baskından bu yana geçen süreçi özetledi. İsrail ile ilişkilerin düzeltilmesi için dört kez biraraya geldiklerini söyleyen Davutoğlu, basın toplantısı sırasında henüz açıklanmayan raporu da hukuki bulmadıklarını ve tanımadıklarını söyledi.

Oysa ki raporu hazırlayan komisyon, bir mahkeme heyeti gibi hareket etmediklerinin altını çizmişti. Komisyon, kendilerinden yasal sorumluluklara dair bir hüküm vermesinin beklenmediğini belirterek “Bu yüzden raporun sonuçları ve tavsiyeleri herhangi bir yasal yükümlülük isnat etme eğiliminde değil” dedi. Buna rağmen basın toplantısında gergin olduğu gözlemlenen Davutoğlu, “Raporun hukuki olmaktan ziyade siyasi saiklere dayandığı ortadadır. Türkiye bunu kesinlikle kabul etmeyecektir. Taleplerimiz bellidir, -tazminat ödenmesi ve özür dilenmesi- yerine getirilmedikçe İsrail’le ilişkiler normalleşmeyecektir. İsrail’in eylemlerinin sonuçlarına katlanmasının ve bedel ödemesinin zamanı gelmiştir” dedikten sonra Türkiye’nin İsrail’e yönelik yaptırımları açıkladı.


Türkiye Gazze’ye saldırıyı görmezden gelmişti
Türkiye ile İsrail arasındaki diplomatik ilişkinin ikinci katip düzeyine düşürüldüğünü açıklayan Davutoğlu, Çarşamba gününe kadar büyükelçilerin ülkelerine döneceklerini söyledi. Askeri anlaşmalarının iptal edildiğini söyleyen Davutoğlu, “Doğu Akdeniz’de en uzun kıyısı olan sahildar devlet olarak Türkiye seyrüsefer serbestisi için gerekli gördüğü her türlü önlemi alacaktır” dedi.
Türkiye’nin Güney Kürdistan’a hava saldırısı düzenlediği süre zarafında İsrail’in Gazze’ye düzenlediği hava saldırıları sırasında aralarında çocuk ve kadınların da bulunduğu yaklaşık 20 kişinin öldürülmesine ses çıkarmayan Davutoğlu, Gazze’ye uygulanan ambargoyu tanımadıklarını söyledi. Davutoğlu son olarak İsrail saldırısında mağdur olanların hak aramalarında Türkiye’nin tam destek vereceğini açıkladı.
Bu arada İsrail basını, Davutoğlu daha konuşmadan Türkiye’nin yaptırımlarını tüm dünyaya duyurmuştu. İsrailli yetkililer, “İsrail’in özür dileme niyetinde olmadığını” belirtti. İsrail tarafından yapılan açıklamada, “Türkiye uluslararası deniz hukukuna saygılı olsun” ifadesi yer aldı.


 NEW YORK/ANKARA