Türkiye ve Kuzey Kürdistan’da 30 Mart 2014’de yapılacak yerel seçimler Türkiye, Kürtler ve bölge açısından önemli sonuçlar doğuracak. Her kesim bu seçimlere stratejik bir anlam yüklüyor. AKP iktidarının kendisini sürdürüp sürdüremeyeceği bu seçimle netlik kazanacak. Fethullahçıların örgütlenmesinin siyasetteki etkisinin ölçüsü de yine yerel seçimlerdeki sonuçlara bağlı olarak ortaya çıkacak. CHP’den MHP’ye İP’çilere uzanan sosyal faşist cephenin ise siyasal değerinin ne olduğu yine toplam sonuçta ortaya çıkacak.

30 Mart seçimleri Kürtler ve Türkiye’deki demokrasi güçleri açısından da önemli sonuçlar olduğunu gösterecek. Birincisi Kürdistan’daki kazanımların tescillenmesi olarak yerel seçimler önemli. Kürdistan’a Statü, Öcalan’a Özgürlük denkleminin çözüm için ivme kazanması da bu seçimlerin sonuçlarına bağlı. Rojava’daki devrimin daha da büyümesi, Kürt halkının kendi özgür kimliği ve dili ile yaşamına devam etmesinin yasal ve demokratik zeminini güçlendirmesi açısından da bu seçimler önemli.
30 Mart yerel seçimlerinin etkisi Kürdistan ve Türkiye sınırlarını da aşarak kendisini gösterecek. Dolayısıyla sürgünde yaşayan Kürdistanlılar için de bu seçimlerin önemi oldukça büyük. Eğer demokratik Kürt siyaseti bu süreçte ve özellikle seçimlerde başarılı çıkarsa, Kürdistan’daki özgürlükler daha da artacak. Sürgünden dönüşün yolu daha fazla açılacak. Şırnak’tan, Dêrsim’den, Riha’dan, Agiri’den, Bingöl’den ve daha değişik bölgelerden siyasal ve ekonomik nedenlerle sürgüne gelen Kürdistanlılar kendi köylerine, kentlerine dönebilecek. İşte bu seçimlerin 40 yıllık Kürt Özgürlük mücadelesinde böylesi bir önemi var.
Avrupa’da sürgünde yaşayan Kürtler bunun farkında. Türkiye’de daha seçim kampanyası başlamadan Avrupa’da Kürtler yaşadıkları her yerde seçim hazırlık komiteleri kurdu. Dêrsimliler, Bingöllüler, Ağrlılar, Muşlular, Karslılar ve Rıhalılar her yerde örgütlendi. Bu bölgelerle dayanışma geceleri, aday tanıtım toplantıları yaptı. İyi de yaptılar. Bu çalışmalarıyla yerel seçim gündemine girmede sürgündeki Kürdistanlılar öncülük bile yaptı denilebilir. Bu çalışmaları daha da sürüyor.  
Örneğin 21 Şubat’ta Fransa’da Kars gecesine Kars adayları ve Kars milletvekili Mülkiye Birtane katılıyor. 22 Şubat’ta  Hollanda’da Bingöl adayı İlhan Çakabey ve milletvekili İdris Baluken var. Iğdır Milletvekili Pervin Buldan ve Iğdır adayları 23 şubatta Fransa’da olacaklar. Seçimlerde BDP ve HDP adaylarını destekleyen Demokratik Alevi Federasyonu 7. Alevi Kültür Şöleni İsviçre’de yapılacak. 22 Şubat’taki geceye Demir Çelik, Edibe Şahin, Dêrsim adayları Mehmet Ali Bul, Pülümür Adayı Rıza Dalkılıç, Pazarcık Adayı Mehmet Ali Büyüközdoğan katılacak. Bütün bu şölenlere çok sayıda sanatçı da katılıyor.
Bu tür gecelerin, toplantıların seçimler için çok büyük önemi var. Yerey seçimlerde halkın desteği ile giren BDP ve HDP’ye maddi ve moral desteği yansıyan bu etkinliklerle halk örgütlenmesinin önemi daha fazla açığa çıkacak. İşte bunun için Avrupa’da yaşayan hiçbir Kürdistanlı bu gecelerin, toplantıların önemini küçümsemiyor. Küçümsememeli de. Seçimlere büyük katkısı olan bu etkinliklerin daha fazla örgütlenmesi ve ülkede yaşayan yakınları ile seçimleri bu minval üzerinden konuşmaları seçim sonuçlarını gerçekten olumlu etkileyecektir.
Avrupa’da yaşayan Kürdistanlılar ve Türkiyeli demokrasi güçlerinin 30 Yerel Seçimleriyle daha fazla ilgilenmesi, kendi ülkeleri ile ilgilenmesi anlamına gelmektedir.