Sen bir ülkeyi batıracaksın, hadi çok da acımasız olmayayım, batma noktasına getireceksin, belediye seçimlerini ciddi bir şekilde kaybedeceksin, sonra da Cumhur İttifakı’nda MHP’den kazık yediğini anlayacaksın ve Türkiye İttifakı diye bişey ortaya atacaksın. Bu konuyu ciddi ciddi yazmam gerekiyor biliyorum ama gülme tutuyor, yazamıyorum, 2 saattir bilgisayarın başındayım ve ilerlemiyor. Güldüğüm kısım Berat Albayrak ve Süleyman Soylu’yla aynı kabinede görev yapacak CHP’liler.

12 Mart darbe hükümetlerini anımsadım, başbakanlar CHP’liydi ve Bülent Ecevit oradan aldı CHP genel başkanlığını İsmet İnönü’nün elinden. Daha sonra 12 Eylül darbe hükümetini ve oradan çıkan ANAP’ı anımsadım. Ne ilginç değil mi, darbe hükümetinden ANAP çıktı, şimdi tersi, AKP hükümeti darbe yaptı ve parti olmasına karşın Türkiye İttifakına sarılmak zorunda kaldı. 27 Mayıs darbe sonrası da aynısı değil mi, askeri ya da sivil darbeler kendi ittifaklarını oluşturup koalisyon hükümetlerini kuruyorlar, sonrası yeni bir darbenin kapısını aralıyorlar.

Gelelim son seçimlerden sonra Türkiye’de neler olduğuna, nasıl bir siyasi ortam içinde olduğumuza. AKP dışında bütün partiler istediklerini elde etti diyebiliriz. HDP’ye karşı ciddi bir haksızlık yapılmasına karşın, HDP seçmeni esasında bütün Türkiye’de belirleyici oldu ve AKP – MHP ittifakının kaybetmesini sağladı. MHP de AKP’ye yardım ediyorum ayaklarına yatıp, AKP’nin elinde bulunan 7 belediye başkanlığını aldı. HDP istediği büyükşehirleri aldı ve Kürdistan’da hala ciddi söz sahibi olduğunu ilan etti. AKP bitakım devşirme oylarla Kürdistan’da bikaç ili alsa da bu konuda MHP’yi ikna edemedi. CHP’de İstanbul, Ankara, Adana, Bolu, Mersin ve Antalya gibi yerleri alarak belediye iktidarının sahibi oldu.

Bu seçimde olan AKP’ye oldu, eşekten düşmüşe döndü, sanırsın ki at tepti. AKP bu ölçüde kaybedince ciddi sorunlarla karşı karşıya kaldı; birincisi parti yönetimini değiştirmesi gerekiyor, kaybettiği illerde revize yapması gerekiyor, ekonomi yeteri kadar mahvetti, damat da olsa bakanını değiştirmesi gerekiyor, daha doğrusu artık satacak da bişeyi kalmadığından, bugüne değin yaptığı saçmalıklara çözüm bulmak zorunda. Ama en önemlisi bunların sonucu olarak AKP içinden çıkması olası partiyi önlemesi gerekiyor.

Erdoğan son günlerde Türkiye İttifakı’ndan bahsetmeye başladı. Bu ittifaka ilk tepki Devlet Bahçeli’den geldi ve bunun üzerine Recep Tayyip Erdoğan meclis açılışında HDP Eşbaşkanı Pervin Buldan’ın konuşmasını dinlemeden salonu terk etti. Şimdi Türkiye İttifakı olacak mı, kimlerden oluşacak, Ankara kulisinde herkes boş boş bu konuyu konuşuyor.

Boş boş diyorum, çünkü uzun zamandır CHP bu sosyal demokrat çizgiyi yakalamak için uğraşıyordu ve sonunda yakaladı. O yüzden AKP bu konuda yetkili gönderip ağız arasa da CHP’nin vermesi gereken tek bir cevap vardır: “Ortalığı sen pisledin, temizliğini ben yapmam. Yaptıklarına inanmıyorsan, çekil kenara ve bir erken seçim yap, ben temizlerim”

Evet yanlış okumadınız, Erdoğan 17 yıllık pisliğini başkalarına temizletmek istiyor… Bence bunu Kürtler, sosyalistler ve sosyal demokratlar olmadan yapmak zorunda kalacak.