
Türk devletinin Kürdistan’a işgal hareketi başladıktan sonra Nisêbîn’in yolunu tutarak YPS-Jin saflarına katıldığını anlatan Irmak, ““Ben Kürt olmayabilirim ama her şeyden önce bir insanım. Tüm dünyanın gözü önünde Kürtlerin çocukları bombalanarak katlediliyor ve herkes buna seyirci kalıyor. Kapitalist sistemin derdi hiçbir zaman Kürt veya Türk olmamıştır. Sadece milliyetçi duyguları körükleyip kendisini bu şekilde sağlama alıyor” dedi.
Savaşın sadece Kürtleri değil aynı zamanda Türkiye halklarını da vurduğunu anlatan Irmak, “Devletin bu kirli savaşına karşı Türkler ses çıkartmadığı sürece bunun zararını görecektir” diye konuştu.
Batıda her gün ‘sevgili dehşeti’, ‘koca vahşeti’ ile karşı karşıya kalan kadınların olduğuna da dikkat çeken Irmak şunları ekledi: “Kadını katleden bu insanlara kim cesaret veriyor? AKP’nin milletvekillerini dinlemiyor musunuz? Her biri birer DAİŞ imamı gibi kadının katledilişine fetva çıkartıyor. AKP’nin güdümündeki yargı öldürülen kadınları tahrikçi göstererek toplumda katilleri çoğaltıyor. Bunun bilincinde olan her kadın YPS-Jin saflarında yerini almalı.”
ANF/MÊRDÎN