Seçimler yaklaştıkça partilerin seçim argümanları netleşiyor.
Başkanlık sistemi, yeni anayasa, yeni Türkiye, Yeni yaşam…
Sloganlar hep yeniye dair.
Bir de tabii seçimlerin vazgeçilmezi Türkiye partisi olmak, Türkiyelileşmek!...
Türkiyelileşme söylemi daha Kürt siyaseti için dillendirilir. Doğal, çünkü bu söylemi geliştiren Kürt siyasetidir.
Peki, Türkiyelileşme sadece Kürtlerin sorunu mu? Türkiye sınırları içinde bulunan Türk, Laz ve diğer halkların Türkiyelileşme sorunu yok mu?
Dahası, Türkiyelileşmek ne demek?
Eğer Türkiyelileşmek; doğusu, batısı, kuzeyi ve güneyiyle Türkiyeli olmaksa; Kürtler kadar Türklerin, Lazların da Türkiyelileşmek gibi bir sorunu vardır. Ve eğer memleketin her karış toprağı Türkiye ise, Kürtlerin Türkiyelileşmek kadar; Türklerin ve Lazların da Kürdistanileşmek gibi bir sorunu var demektir.
Bütün halklar Türkiyelileştiği oranda TC, "Türk devleti" değil "Türkiye Cumhuriyeti" olacaktır.
7 Haziran seçimleri, Kürt siyaseti kadar Türklerin de ne kadar "Türkiyelileşebildiğinin" ölçütü olacak.
İşte HDP’nin yeni yaşam vizyonu bu açıdan büyük bir anlam taşıyor.
Tek taraflı tavizlerle Türkiye olunmaz. Kürdü, Türkü, Lazı, Çerkezi, Ermenisi, Alevisi, Sünnisi, Gayri Müslimi…. Eğer hepimiz "birlikte" Türkiye isek, bunun yolu karşılıklı kabulden geçer.
Kürtler Türkiyelileşerek "Türkleşmedikleri" gibi; batımızdakiler de Türk olmakla "Türkiyeli" olmuş olmuyorlar. Aslında Türk halkı Kürdistanileştiği oranda Türkiyelileşecektir dersek, denklemi doğru kurmuş oluruz.
PKK kurucularından, Karadeniz çocuğu Kemal Pir; "Türkiye devriminin yolu Kürdistan devriminden geçer" demişti.
Türkiye devrimi önderlerinden Deniz Gezmiş’in idam sehpasındaki sloganı, "Yaşasın Türk ve Kürt halkının kardeşliği" sözüydü.
HDP, bu mirası sürdürme iddiasıyla kuruldu. Yani mayasında "özgür ve demokratik Türkiye" hedefi vardır. Dolayısıyla ezilenler, azınlıklar ve çoğunluklar HDP'lileştiği oranda Türkiyelileşeceklerdir.
HDP; diktatörlük, totalitarizm, sultanlık; baskı, zulüm, aşağılanma istemeyen herkesin partisidir. HDP, diktatörler, zalimler, darbeciler, egemenler, sansürcüler dışında herkese kapısı açık bir partidir. Bu gerçeklik yurdun dört bir yanında iyi anlatılırsa; HDP’nin başarmaması için hiçbir neden yoktur.
HDP vizyonu ve "yeni yaşam" çağrısı hem Kürt halkına hem Türk halkına iyi anlatılmalı. Çünkü HDP’nin alternatif siyaseti devlet partilerini oldukça rahatsız ediyor ve Türkiye’nin hem batısında hem de doğusunda "farklı" ama özü bir olan argümanlarla yoğunlaştırılan kara propaganda söz konusu. Türkiye’de, "HDP Kürt partisidir" diyenler ile Kürdistan’da "HDP, Kürtlerin partisi değil" diyenler aslında aynı değirmene su taşıyor. Kara propagandacılar birinci söylemle HDP’ye meyledecek Türkiyeli seçmeni kaçırtmak, ikinci söylemle de bir kısım Kürt’ü HDP’den uzaklaştırmayı hedefliyor.
HDP; savunma refleksine girmeden Kürtlerin, Türklerin, Ermenilerin, Lazların; Alevilerin, sosyalistlerin, demokrat dindarların; kadınların, gençlerin, emekçilerin, işçinin ve işsizin partisi olma karakterini halka taşırabilirse, başarı elbette kesindir.