
HDP, DBP, DTK, NAV DEM, Cizîrê Kantonu Eşbaşkanlığı, DAİŞ’in Kobanê’de sivillere yönelik vahşi saldırısını kınadı. HDP Eşbaşkanı Figen Yüksekdağ, DAİŞ’in Türkiye tarafından Kobanê’ye geçtiğininin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak kadar net olduğunu belirterek, aksini iddia eden hükümeti ispata çağırdı. DTK ve DBP halkı saldırılara karşı tepki göstermeye çağırırken, NAV DEM, uluslararası kamuoyunu DAİŞ’i destekleyen Türkiye’ye baskı yapmaya davet etti.
HDP Eşbaşkanı Figen Yüksekdağ, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, YPG/YPJ’nin DAİŞ karşısındaki zaferinin ve HDP’nin seçim başarısının hükümet tarafından sindirilemediğini belirterek, Kobanê’ye gerçekleştirilen saldırının bu açıdan bir intikam saldırısı olduğunu ifade etti. AKP hükümetinin DAİŞ çetesine verilen desteği inkar etmesinin gerçekçi olmadığını belirten Yüksekdağ, “Türkiye operasyonal destek veriyor. Hiçbir kanıta ve ispata mahal bırakmayacak kadar net ve gerçektir. Tüm dünya kanıtlarıyla biliyor ki, insanlık dışı DAİŞ çetesi Türkiye hükümeti tarafından desteklendi, destekleniyor. Bu nedenle Kobanê’ye gerçekleştirilen son saldırıda DAİŞ’in Türkiye tarafından desteklendiğine dair başkaca hiçbir kanıt sunmamıza gerek yok. Türkiye bu saldırı da DAİŞ’i desteklemediğini iddia ediyorsa bunu kanıtlamalıdır, aksine bizim iddialarımız geçerli olur” dedi.
Cerablus mantıklı değil
“DAİŞ ile komşu olmaktan rahatsız olmayan, ‘Kobanê düştü düşecek’ diyerek gün sayanlar, DAİŞ oradan temizlenince rahatsız oldu” diyen Yüksekdağ, şöyle devam etti: “Bizim elimizdeki bilgilere göre Türkiye’den geçtiği iddiası çok güçlü. Bu zaten bu ana özgü değil. DAİŞ çeteleri her dönem Türkiye sınırını çok rahat kullanıyor. Sayısız kanıtı var bunun. Her dönem rahat kullanırken DAİŞ çetelerinin bu defa sınırı kullanmaması mantıklı değil.” Saldırının Mürşitpınar Sınır Kapısı’na çok yakın gerçekleştirildiğini belirten Yüksekdağ, DAİŞ araçlarının Cerablus’dan bu bölgeye gelmesinin imkansızlığına da vurgu yaptı.
İspatlasınlar
Dışişleri Bakanlığı ve Urfa Valiliği’nden DAİŞ militanlarının Türkiye sınırından geçtiği iddiasını yalanladığını da hatırlatan Yüksekdağ, “Suriye’nin kuzeyi, güneyi ve doğusunda eşzamanlı olarak saldırılar gerçekleştiriliyor. Ancak bizi ilgilendiren kısmı Türkiye sınırının nasıl kullanıldığı. Türkiye’den girmediklerini açıklıyorlar. İddialarını ispatlasın hükümet kaynakları” diye konuştu. Saldırıda hayatını kaybedenler için başsağlığı dileyen Yüksekdağ şöyle konuştu: “Dün bu çetelere pabuç bırakmadık, bugün de bırakmayız. Dün orada nöbet tutuk, bugün de tutarız. Acı içindeyiz. Ama zayıf değiliz. Acılarımız bizi bileyliyor. Türkiye’de HDP’nin Rojava’da YPG’nin başarısına tahammül edemeyenler artık bu duruma alışmak zorundasınız. Rojava’da da burada da bir adım geri atmayacağız.”
DTK: Akıl hocası Türkiye
DTK Eşbaşkanları da yaptıkları açıklamada, Türkiye’nin saldırıdaki rolüne işaret etti. Açıklamayı yapan DTK Eşbaşkanı Selma Irmak, DAİŞ çetelerinin sivil yurttaşların yaşadığı Berxbotan köyünde bir insanlık trajedisinin yaşandığını ve saldırıyı kınadıklarını söyledi. Irmak, “Özellikle DAİŞ için güzellemeler yapan, ‘PYD DAİŞ’ten daha tehlikelidir’ diyen zihniyeti kınıyorum. Edindiğimiz bilgilere göre Kobanê’ye 3 koldan saldırı gerçekleştirilmiş ve bu kollardan birisinin Türkiye olduğu söyleniliyor. Bu konuda devletten bir açıklama bekliyoruz” dedi.
İntikam operasyonudur
Kobanê ve Girê Spî’nin özgürleştirilmesinin bölgedeki dengeleri değiştirdiğini söyleyen Irmak, “DAİŞ ile bölgede başında Türkiye’nin bulunduğu bir hegemonya kurulmak istendi. YPG/YPJ güçleri DAİŞ‘in kalbi olan Rakka’ya doğru ilerleyerek tüm bu hesapları boşa çıkardı. Bu saldırıların özgürleştirilen topraklara bir tepki olduğunu biliyoruz” dedi. DAİŞ çetelerini kendine paravan yapanların o paravanların arkasındaki kirli hesaplarla yok olacağını söyleyen Irmak, “Bu tezgah, planlı, projeli bir katliamdır, bir intikam operasyonudur” şeklinde konuştu.
Demokratik eylem çağrısı
Türkiye’yi aklını başına devşirmeye çağıran Irmak, “Hükümete çağrımız; Kürt düşmanlığı eksenli politikalarınızdan vazgeçin. DAİŞ’e verdiğiniz destek, bu ülkenin geleceğine verdiğiniz mayın, dinamittir” dedi. Yaşanan trajedinin duyurulabilmesi için herkesin demokratik tepkisini ortaya koyması gerektiğini de belirten Irmak, “Bütün halkımıza bulundukları yerde bu vahşete ses çıkarma çağrısında bulunuyoruz. Bu tepkinin Türkiye kamuoyunca da gösterilmesini bekliyoruz. Bu bir insanlık görevidir” diye belirtti.
DBP: Teyakkuzda olalım
DBP Genel Merkezi, Kobanê’ye yönelik saldırının Rojava devriminden, Girê Spî ve seçim zaferinden bağımsız ele alınamayacağını belirterek, “Seçim sürecinde saldırıları gerçekleştirenlerle bugün Kobanê’ye saldırı gerçekleştirenler aynı kaynaktan beslenmektedirler. DAİŞ’in Türkiye coğrafyasında kendisine ittifak olarak bulduğu çizgi özgürlük karşıtı AKP çizgisidir” dedi. “Kobanê’ye dönük gerçekleştirilen saldırıların Türkiye destekli olduğunu defalarca kamuoyuyla paylaştık” hatırlatmasında bulunan DBP, “Çetelerin ülke topraklarını bu denli rahat kullanabiliyor olması dahi esasında bu oluşumun devlet destekli olduğunu net bir biçimde ortaya koymuştur” dedi. Devlet yetkilileri açıklamalarının ciddiyeten uzak olduğunu kaydeden DBP, “Devlet olmanın gereği söz söylemek değil, mekanizmalarını devreye koyarak söylediğini uygulamaktır. DAİŞ’in Türkiye’de hücre evleri olarak kullandığı evler bilinmektedir. Devlete düşen görev bu hücrelere karşı gerekenleri yapmaktır” diyerek hükümeti çetelerden desteğini çekmeye çağırdı.
Sınıra heyetler gidiyor
Halkı bulundukları alanlarda demokratik tepkilerini göstermeye çağıran DBP, “Parti yönetimlerimiz ve demokrasi güçleri bulunduğu her yerde teyakkuz halinde her an her türlü gelişme ve kirli saldırılara karşı hazırlıklı ve duyarlı olmalıdır” dedi. Bir heyetin Suruç-Kobanê sınırına gideceği bilgisini de paylaşan DBP, “İhtiyaçlara göre yapılması gerekenler ivedilikle planlanıp halkımız ve kamuoyuyla yeniden paylaşılacaktır. Halkımız ve demokratik kamuoyunu gelişmeler karşısında duyarlılığa çağırıyoruz” diye belirtti.
HDP Eşbaşkanı Figen Yüksekdağ başkanlığında bir heyet de 27 Haziran’da (yarın) Suruç’a gidecek. Heyet, eğer geçebilirse Kobanê’ye geçerek görüşmeler yapacak.
HABER MERKEZİ
Raqqa korkusudur
Cizîrê Kantonu Eşbaşkanlığı, DAİŞ çetelerinin Kobanê ve Hesekê’de sivillere yönelik saldırısını kınayarak, “korkakça” olarak değerlendirdi. DAİŞ’in hezimetini gizlemek için sivillere yöneldiği kaydedilen açıklamada, “Saldırıların amacı, YPG güçlerinin Raqqa kırsalının büyük bölümünü çetelerden temizledikten sonra Raqqa’ya yöneleceklerinden duyulan korku ve buna dönük baskıyı azaltmaktır” diye belirtti. Kanton Eşbaşkanlığı, “Bölgedeki tüm halklarımızı ele ele vererek halklar arasında kargaşa çıkarmak isteyenlere fırsat vermemeye, herkesi de YPG’ye destek olmaya çağırıyoruz. Saldırılarda yaşamını yitiren yurttaşlarımızın ailelerine bağsağlığı, yaralılara da acil şifalar diliyoruz” mesajı verdi.
NAV DEM: Türkiye’ye baskı yapın
Almanya Demokratik Kürt Toplum Merkezi (NAV DEM) başta Avrupa ve ABD olmak üzere uluslararası camiayı Türk devletinin insanlık düşmanı DAİŞ’e verdiği desteğini sonlandırması için gereken baskı ve uygulamayı yapmaya davet etti.
DAİŞ’in sivillere yönelik saldırılarını lanetleyen NAV DEM, “Halkımız dün olduğu gibi YPG/YPJ öncülüğünde dünya insalık direnişi sembolü haline gelen Kobanê ve Rojava Devrimi’ne karşı Türkiye destekli geliştirilen bu saldırıları kınamak ve destekçilerini kamuoyu nezdinde teşhir etmelidir. Bu vahşi saldırılara karşı halkımız başta olmak üzere tüm devrimci, demokrat, hümaniter, barış ve insanlıktan yana olan kesimleri dün olduğu gibi bugün de Rojava Devrimi’ni yalnız bırakmamaya, saldırılar bertaraf edilene kadar demokratik bir temelde eylemsellikler geliştirmeye davet ediyoruz” çağrısında bulundu.
Diyarbakır Barosu: Saldırı aydınlatılmalı
Diyarbakır Barosu, Kobanê‘ye yönelik saldırının aydınlatılmasını istedi. Açıklamada, Türkiye’den Kobanê’ye giriş yaparak, bombalı eylem ve saldırıda bulundukları iddiaların adli ve idari makamlar tarafından ivedilikle araştırılması ve toplumu aydınlatıcı açıklamalar yapılması gerektiği belirtildi.
CHP: DAİŞ’e AKP zemin hazırladı
CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, Kobanê’de korkunç bir katliam gerçekleştirildiğini belirterek, “Korkunç bir saldırı, DAİŞ küresel bir terör örgütü, bir vahşet örgütünü olduğunu bir kez daha bu saldırı ile ortaya koydu” dedi. Saldırıdan AKP hükümetini sorumlu tutan Tanrıkulu, “IŞİD’in bu hale gelmesine zemin hazırlayan AKP hükümetinin tutumu oldu” diye konuştu. Hayatını kaybedenlere baş sağlığı dileyen Tanrıkulu, “Bu konuda üzerimize düşen ne varsa yapmaya hazırız” dedi.
AKPM saldırıyı kınadı
Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi (AKPM) Genel Kurulu’nda DAİŞ’in Kobanê‘ye dönük saldırısı kınandı.
Mülteciler ve göç sorununun tartışıldığı oturumda söz alan AKPM Sosyalist Grup Başkan Yardımcısı Arcadio Diaz Tejera, “DAİŞ katillerinin Kobanê şehir merkezine Türkiye ile sınır olan bölgede kanlı bir saldırı düzenlediğini öğrendik. Saldırıda onlarca sivil insanın yaşamını yitirdiği ve çok sayıda insanın da yaralandığı belirtiliyor” dedi. AKPM İzleme ve Siyasi İlişkiler Komisyonu Üyesi Arcadio Diaz Tejera, DAİŞ’in alt edilmesi için en başta gelir kaynaklarının kesilmesi gerektiğini vurguladı. Bunun için Türkiye üzeri batıya ihraç edilen petrol gibi gelir kaynaklarının kesilmesi için Avrupa ülkelerinin somut yaptırımlara gitmesi gerektiğini kaydetti.
Yunanistan’ın iktidardaki büyük partisi SYRIZA’dan AKPM Genel Kurulu’na misafir olarak gelen Prof. Athanasia Anagnostopoulou da “AKPM Sol Grubu adına DAİŞ’in bu sabah Kobanê’de gerçekleştirdiği kanlı saldırıyı kınıyor ve tüm gücümüzle bu katliamcıları lanetliyoruz” dedi. Anagnostopoulou, Kobanê’nin sadece Kürtler için değil, dünya insanlığı için DAİŞ barbarlığına karşı emsalsiz bir direniş sergilediğini ve bu direnişçilerin yalnız bırakılmaması gerektiğini söyledi.
HÜSEYİN ELMALI/ANF/STRASBOURG