
Ankara’da 17 Şubat akşamı askeri servislere yapılan bombalı eylemde resmi açıklamalara göre 28 kişi öldü, 61 kişi yaralandı. Türk Başbakanı Ahmet Davutoğlu önceki gün yaptığı açıklamada saldırının failinin 1992 Amude doğumlu Salih Neccar olduğunu belirtirken, “Bu kişi PKK ve YPG mensubudur. Saldırının YPG irtibatı ortaya çıktı” iddiasında bulunmuş, bu yöndeki bilgi ve belgelerin ellerinde olduğunu söylemişti. YPG Genel Komutanlığı ve PYD Eşbaşkanı Salih Muslim bu iddiayı hızla yalanlayarak “Ankara’daki patlamayla hiçbir ilişkimiz yoktur” demişti.
Buna rağmen failin Kürt tarafı olduğunda ısrar eden Türk Cumhurbaşkanı Recep T. Erdoğan ise, “İstihbarat birimlerimizin elde ettiği bilgilerle, belgelerle bunlara ait olduğu ortaya çıkmış vaziyettedir” diyerek eklemişti: “Bu işi uluslararası camiada, bugüne kadar Suriye’nin kuzeyinde PYD ve YPG ile bağlantısını, Türkiye’deki PKK’yla ne kadar bağlantılı olduğunu söylediğimiz ama inandıramadığımız dostlarımıza anlatacağız. Bizim bu haklı iddialarımızı, belgelerimizi dünya kabul edecektir.”
Kanıt sunamadı
Bu açıklamalar ardından Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) beş daimi üyesi ABD, Rusya, Almanya, İngiltere ve Çin ile AB Türkiye Delegasyonu Başkanı ve AB Dönem Başkanı Hollanda’nın büyükelçileri bilgilendirme için Dışişleri Bakanlığı’na davet edildi. The Wall Street Journal’ın haberine göre toplantıya katılan bir diplomat, Türk yetkililerin kendilerine uluslararası destek çağrısında bulunduğunu, ancak görüşmede ‘saldırıyı YPG’ye bağlayan doğrudan kanıt sunmadıkları’nı söyledi. Diplomatın verdiği bilgiye göre Türkiye Amed’in Çınar ilçesinde PKK saldırısında kullanılan patlayıcı düzeneğinin Ankara’daki saldırıda kullanılanla benzerliğini YPG bağlantısına kanıt olarak gösterdi. Diplomat, “Sadece ekipman üzerinden bu teknik bağlantıyı kurdular. Failin geçmişine dair daha fazla bilgi paylaşmadılar” diye konuştu.
158 parçaya bölündü!
Türkiye’nin fail olarak ilan ettiği 24 yaşındaki Salih Neccar hakkında emniyet ve istihbarat kaynaklarından elde edilen bilgiler dün Türk basınında pek çok gazetede yer aldı. 24 yaşındaki kişinin 2014 yazında Suriye’nin Qamişlo kentinden Mardin’in Nusaybin ilçesine giriş yaptığı, yaklaşık bir yıl sonra Antep’te Göç İdaresi İl Müdürlüğü’nde resmi işlem yaptırdığı, biyometrik kimlik verildiği ve parmak izi alındığı belirtiliyor. Vücudu 158 parçaya ayrılan Neccar’ın kimliğinin ise olay yerinde bulunan yüz parçası, parmak kalıntısıyla kısa sürede tespit edildiği ileri sürülüyor.
Bir Salih var o da 60 yaşında
Neccar’ın kimliğinin nasıl bu kadar kısa sürede açıklandığı kafa karışıklığına yol açarken, ANHA’ya konuşan Amudêli Neccarlar, Başbakan Davutoğlu’nun iddialarına yalanladı. Cizîrê Kantonu’nda Heseke’ye bağlı Amude ilçesinde yaşayan Mihemed Xêr Necar, bu soyadının sadece aileleri tarafından kullanıldığını belirterek, “Bütün Amude Necar ailesini tanır. Bizim ailede böyle biri yok” dedi. Şivan Mecîd Necar (60) ise bu isimde sadece bir kişinin bulunduğunu, onun da 60 yaşında olup Amude’ye bağlı Bibo adlı başka bir köyde yaşadığını anlattı.
Müdahale için bahane
ANF’ye konuşan YPG Sözcüsü Redur Xelil de “Saldırı sonrasında ilk yaptıkları şey olayı bizim üzerimize atmak oldu. Böylece kendilerine bir gerekçe uydurup Rojava’ya girmeye çalışıyorlar. Türk devleti çeteler eliyle yapamadığı planları şimdi bizzat Rojava’ya girip yapmak istiyor” dedi. ABD’nin, Ankara’nın iddialarını ciddiye almadığını aktaran Xelil, devam eden saldırı ve top atışlarını da provokasyon olarak değerlendirdi.
ABD ikna değil
Türkiye tüm çaba ve girişimlerine rağmen ise uluslararası kamuoyunu eylemin YPG tarafından gerçekleştirdiğine ikna edemiyor. ABD Başkanı Barack Obama’nın Ulusal Güvenlik Danışman Yardımcısı Ben Rhodes önceki gün basın brifinginde yaptığı açıklamada “Biz hükümet olarak sorumluları belirleyemedik” ifadesini kullandı.
Hala ucu açık bir soru
ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü John Kirby ise net konuştu ve YPG’ye desteklerinin süreceğini söyledi. Türkiye hükümetinin saldırıdan YPG’yi sorumlu tutmasıyla ilgili soru üzerine, “Sorumluluk konusunda Türk hükümetinin beyanlarını doğrulayacak ya da reddedecek bir pozisyonda değiliz. Anladığımız kadarıyla bu hala ucu açık bir soru ve bir incelemenin sürdüğünü anlıyoruz. Dolayısıyla öyle ya da böyle sorumluluk yükleyecek bir pozisyonda değiliz” dedi.
Pozisyonumuz aynı
Türkiye’nin YPG hedeflerini bombalamayı durdurması yönündeki çağrılarını yineleyen Kirby, “Bizim pozisyonumuz aynı. Bu (YPG’ye yönelik top atışlarını durdurma çağrısı) Başkan Yardımcısı Joe Biden tarafından (geçen hafta Başbakan Ahmet Davuoğlu ile yaptığı telefon konuşmasında) dile getirildi. Biz de bu kürsüden dile getirdik. Bu konuda bir değişiklik yok” dedi. Kirby, YPG’ye yönelik düzenlenecek sınır ötesi harekata dair de Türkiye’yi uyardı: “Sınır ötesi top atışlarıyla ilgili Türkiye’yi sınır ötesi top atışı yapmaması konusunda uyardık ve uyarmaya devam ediyoruz. Suriye içerisinde IŞİD’e karşı en güçlü savaşçılardan birinin Kürtler olduğu da şüphesiz. Koalisyon desteği devam edecek.”
Batı’ya kabul ettiremiyor
ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü John Kirby’in açıklamaları için “muhatabım değil” diyen Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan, son çare ABD Başkanı Obama’ya başvurdu. “Kesinlikle tereddütümüz yok YPG” diyen Erdoğan, “Batının anlamamakta direnmesi bizi üzmektedir. Pek çok belge ve bilgiyi kendilerine aktardığımız halde, örneğin Avrupa PKK’yı terör örgütü olarak ilan etmiştir ama şu olayda dahi terör örgütlerinin adını vermemektedir, sadece terör örgütü olarak geçiştirmektedir. Bu olayda bizim yanımızda olmaları güzel olabilir ama bu neticeye varacak bir şey değildir. Bizim yanımızdasın da niçin PKK terör örgütü olarak ilan edilirken PYD’yi, YPG’yi hala terör örgütü olarak ilan etmiyorsun? Daha ne istiyorsun bizden? Belge, bilgi ne istiyorsan bizden veriyoruz.”
Erdoğan, “Biraz sonra (Cuma günü saat 17.00’de) Sayın Obama ile bir görüşmem olacak. O görüşmede bunları değerlendireceğiz” dedi.
PYD ve YPG’nin Türkiye’nin güneyinde bir koridor oluşturma gayreti içinde olduğunu savunan Erdoğan, “Müsaade etmeyeceğiz, top atışlarımız devam edecektir” diye konuştu.
HABER MERKEZİ