El Kaide kökenli çetelerin merkezi İdlib’e yönelik operasyona engel olmak isteyen Türk işgal ordusu, Suriye ve Rus topçusunun hedefi oldu. Türk yetkilileri ve basını 8 askerin öldüğünü duyurdu.

AKP’li Cumhurbaşkanı Recep T.Erdoğan yönetimindeki Türk devleti, İdlib’de El Kaide kökenli radikal dinci çete grupları için koruma kalkanı olmak isterken, Suriye ordusu ve Rusya’nın hedefi oldu. Türk yetkilileri ve basını önceki gece saatlerinde Suriye ordusunun çetelerden alınması hedeflenen M5 Karayolu üzerindeki Saraqib’de açtığı topçu ateşinde 8 Türk askerinin öldüğünü 9’nun da yaralandığını açıkladı.

Ancak Türk askerlerinin yalnız Suriye ordusunun değil, Rus topçusu tarafından da vurulduğu belirtiliyor.

Başlangıçta 4, sonra 6, en son da ölen 8 askerden adeta taksit taksit bahsedilmesi, daha fazla askerin ölmüş olduğu yönündeki şüpheleri güçlendirirken,  Erdoğan’ın Suriye devlet güçlerine yönelik “misliyle cevap verdik” açıklamasına Rusya’da şu yanıt geldi: “Türk uçakları, Suriye hava sahasını ihlal etmedi.”

Erdoğan’ın provokasyonu çatışmaya sürükledi

Rusya’nın desteği ile Suriye ordusu, El Kaide kökenli Heyet Tahrir El Şam (HTŞ) ve diğer radikal dinci çete gruplarına yönelik İdlib’i kurtarma operasyonunu son haftalarda oldukça yoğunlaştırdı. M4 ve M5 Karayolunu çetelerden kurtarmak ve Birleşmiş Milletler’in de son raporunda belirttiği gibi El Kaide’nin üssü durumuna gelen İdlib kent merkezine yaklaşmak Rusya ve Suriye devletinin ortak ve öncelikli hedefi.

Suriye ordu birlikleri İdlib’in güney ve doğu bölgelerinde çok sayıda alanı çetelerden temizlerken, Türk devletinin destek verdiği ve himaye ettiği çete grupları da Halep’in batısı ve güneyi ile Türk işgalindeki El Bab tarafından Halep’in iç bölgelerine doğru saldırı hamlesi başlattı.

Türk devleti ise bir yandan Halep’e yönelik çete saldırılarını teşvik ettiği gibi bir yandan da Suriye-Rusya güçlerinin almak istediği Halep’in güneyi ve M5 Karayolu üzerindeki Seraqip kentinin etrafında askeri noktalar oluşturuyor. Aynı şekilde, Türk devleti, Suriye’ye son bir haftadan beri sürekli gönderdiği işgal birlikleriyle  M4 Karayolu’nda askeri noktalar oluşturup,  Suriye-Rus operasyon kolunun önüne set çekmek istiyor.

İşte tüm bu gelişmeler, Türkiye’nin daha açık bir şekilde İdlib ve çevresini işgal altında tutan çetelerin hamisi olduğunu gösterdi. Türk ordusunun son bir kaç haftalık Suriye’deki hareketlenmesi artık kaçınılmaz olarak Türkiye’yi de bir savaşın eşiğine getirdi.

Türk Savunma Bakanlığı açıkladı

Bu arada Türk Milli Savunma Bakanlığı, İdlib’de önce gece Suriye ordusu tarafından açılan topçu ateşi sebebiyle 8 askerin öldüğünü, 1’i ağır Türk 9 askerinin de yaralandığını duyurdu. Sabah saatlerinde, Türk Savunma Bakanlığı açıklamasında ölen asker sayısının 4 olduğu belirtilmişti.

Türk Milli Savunma Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği’nden yapılan açıklamada şöyle denildi:”İdlip’de çatışmaların önlenmesi maksadıyla bölgeye takviye olarak gönderilen unsurlarımıza, bulunacakları yerler önceden koordine edilmesine rağmen Rejim unsurları tarafından 3 Şubat 2020 tarihinde yapılan yoğun topçu atışı neticesinde, 4 kahraman silah arkadaşımız şehit olmuş, 1’i ağır 9 silah arkadaşımız yaralanmıştır. Bölgede tespit edilen hedefler derhal ateş destek vasıtalarımızla yoğun şekilde ateş altına alınarak gerekli karşılık verilmiş ve hedefler tahrip edilmiştir.”

Suriye’de tarafların tuttuğu alanlar ve pozisyonlarını gösteren ‘syria.liveumap.com’ adlı harita ise, Saraqib batısındaki Tarnaba köyü yakınlarında bir Türk karakolunun daha vurulduğu bilgisini verdi. Ancak kayıplar konusunun net olmadığını duyurdu.

Ukrayna ziyareti öncesi açıklama

Türk Cumhurbaşkanı Recep T.Erdoğan, Ukrayna ziyareti öncesi Atatürk Havalimanı’nda basın toplantısı düzenleyerek Türk askerlerinin Suriye’de verdiği kayba ilişkin konuştu.

Erdoğan, İdlib’deki saldırıya ilişkin, “Şu anda zaten harekat devam ediyor. Tespit edilen 40’a yakın nokta şu anda sürekli operasyonun hedefleri arasında ve ilk belirlemelere göre de 30 ila 35 civarında karşı taraftan Suriyeli etkisiz hale getirilmiş vaziyette. Fakat noktayı koymak yok, aynı şekilde operasyon devam ediyor” dedi. Erdoğan, obüs topu ve F-16 uçaklarıyla Suriye ordusunun vurulduğunu ifade etti.

Erdoğan, Rusya ile Türk Dışişleri Bakanlığı ve MİT üzerinden görüşmelerin olduğunu da sözlerine ekledi.

Rusya Erdoğan’ı yalanladı

Rusya tarafından Erdoğan’ın açıklamaları yalanlandı. Rusya’nın Suriye’deki tarafları Uzlaştırma Merkezinden yapılan açıklamada, Türk ordusuna ait uçaklarının Rusya’nın kontrol ettiği Suriye hava sahasını ihlal etmediği belirtildi.

Açıklamada Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Suriye hükümet güçlerinin atışlarının hedefi olduğu sırada İdlib’deki eylemleri konusunda kendilerine bilgi vermediği de ifade edildi. Açıklamada “Türk birlikleri 2 Şubat’ı 3 Şubat’a bağlandığı akşam saatlerinde Rusya tarafına bilgi vermeden İdlib’deki gerilimi azaltma bölgesinde hareket ettiler ve Suriye hükümet güçlerinin Serakib yerleşim biriminin batısındaki teröristlere yönelik saldırısının hedefi oldu” denildi.

Devriye iptal edildi, Akar sınıra gitti

Bu arada İdlib’de meydana gelen olay nedeniyle Kobanê’de dün yapılması planlanan Türk-Rus devriyesi devriye iptal edildi.

Suriye ile her sorun çıktığında Türk askeri ve sivil bürokrasisinin sınıra gitmesi ise artık bir gelenek. Dün de bu gelenek doğrultusunda, İdlib’de ölen asker haberinin ardından  Türk Savunma Bakanı Hulusi Akar ve yanındaki heyet, Hatay’da buluşarak sınıra gitti.

 

HABER MERKEZİ

 
 

İdlib girdabından Halep’le çıkmak istiyor

   

NAZIM DAŞTAN / MA/QAMIŞLO

İdlib’de beklenen oldu ve Esad yönetimi-Rusya ile TSK karşı karşıya geldi. 6 askerini kaybeden TSK, girdiği girdaptan Halep tehdidiyle çıkmak istiyor. Suriye iç savaşında derinleşen krizlerden biri olan İdlib’de, Rusya destekli Suriye rejim güçleri ile Türkiye’nin desteklediği Heyet Tehrir El Şam (HTŞ/El Nusra) arasındaki çatışmalar giderek şiddetleniyor. Daha önce İdlib’in stratejik kentlerinden olan Han Şeyhun ve Maret El Numan’ı kontrol altına alan Suriye rejimi bu sefer de Saraqib’e yöneldi ve 3 kilometreye kadar yaklaştı. Sahadaki gruplara destek amaçlı gönderilen Türk askeri konvoyu da rejim ve Rusya’nın topçu saldırısına hedef oldu. Bombardımanda, 6 asker yaşamını yitirirken, 1’i ağır 9 asker de yaralandı.

Öte yandan Maret El Numan etrafından bulunan onlarca yerleşim yerini de HTŞ ve diğer gruplardan alan Suriye ordusuna karşı Türkiye destekli grupları harekete geçti. İdlib’deki sıkışmışlığı atlatmak isteyen HTŞ ve diğer çete grupları Halep’te cephe açmaya çalışıyor. Halep’in özellikle batı yakasında harekete geçen gruplar ile Suriye rejimi arasındaki savaş derinleşiyor.

Türkiye giderek sıkışıyor

Suriye savaşının ertelenen operasyonlarından biri olarak görülen İdlib, sahada bulunan tüm güçler için yeniden bir pazarlık haline geldi. Rusya’nın son 3 yıldır Türkiye’ye verdiği tavizler üzerinden ertelenen İdlib meselesi, tüm güçler için bir handikap merkezine döndü. Sahada NATO güçleri ve Rusya’yı da karşı karşıya getiren İdlib’de, Suriye ordusu kentin güneyinden birçok önemli mevziler elde etti. Bunun yanı sıra Türkiye’nin bölgede çatışmasızlık adına bulundurduğu askeri gözlem noktaları da bir bir çembere alındı.

Diplomatik girişimler sonuçsuz

Bu durum Türkiye ve HTŞ için zamanın daraldığını gösterirken, Türkiye, Rusya ile hem Libya için hem de Kuzey ve Doğu Suriye için pazarlıklar yürütüyor. Ancak bugüne kadar Türkiye istediğini elde edemezken, bu alanda bulunan kazanımlarını Rusya üzerinden Suriye ile resmi bir hale getirmek istiyor. Bunu da Adana Mutabakatı ile gerçekleştirmek istiyor. Bu kapsamda Rusya, Türkiye ve Suriye rejim yetkililerinin Hmeymim’de birçok kez bir araya geldi. Bu görüşmelerden Türkiye lehine bir sonuç çıkmadığı ifade edildi.

Suriye rejiminin M5 uluslararası yol üzerindeki Maret El Numan’dan sonra Saraqib’i alması halinde Halep-İdlib arası yolun kontrolü de rejim güçlerine geçecek. Bunun olması durumunda iyice sıkışacak olan selefi ve radikal gruplar ise farklı cepheler açmaya çalışıyor. Bu politikaların Türkiye tarafından geliştirildiği belirtilerken, bu yol ile Rusya ve Suriye rejiminin bir uzlaşmaya zorlandığı ifade ediliyor.

Yeniden Halep

Diplomatik girişimlerden sonuç alamayan Türkiye, İdlib’de HTŞ ve diğer grupları silahlandırırken, aynı zamanda HTŞ ve diğer grupların rejime karşı savaşmaları için de hazır tutmaya çalışıyor. İdlib’de rejimin yaptığı operasyonları durdurabilmek için bugüne kadar onlarca yol deneyen HTŞ ise yeniden Halep’i sardı. Suriye iç savaşının merkezlerden biri olan Halep, Türkiye’nin şu an desteklediği selefi grupların ana üslerinden biriydi. Neredeyse Doğu Halep’in bütün mahallelerini elinde bulunduran HTŞ ve diğer gruplar, 2016 yılında buradan çıkarıldı. Rusya’nın “Al Bab’ı, ver Halep’i” politikasına katılan Türkiye, buradaki grupları Bab ve İdlib’e çekmişti. Bu durum Suriye iç savaşında dengelerin değişmesine de neden olurken, Türkiye ve desteklediği grupları da artık bir köşeye sıkıştırmıştı. Şimdi aynı hedef, İdlib için hayata geçirilmek isteniyor.

Halep savaşının arkasında NATO var

Halep’in kuzey, doğu ve batı kısımlarında harekete geçen HTŞ, İdlib operasyonunun önünü almaya çalışıyor. Bu kapsamda Halep etrafında Suriye rejim güçleri ile HTŞ arasında şiddetli çatışmalar yaşanıyor. Kimi yerlerde Halep kent merkezini de hedef alan Selefi grupların, şimdiye kadar başarılı bir tablo sergilemediği belirtiliyor.

Selefi grupların tekrar Halep’e girmesi olasılığı bulunurken, bu durumda ise savaşın farklı bir evreye geçer. Halep merkezine tekrar girilmesi Suriye savaşını geriye götürecektir. Rusya bunun olmaması için yoğun bir çaba sarf ediyor. Ancak Halep saldırılarının arkasında sadece Türkiye’nin değil NATO’ya bağlı güçlerin de yer aldığı ileri sürülüyor.

Kilit güç QSD

Halep’in kuzeyinde yaşanan çatışmalarda kilit konumunda bulunan güç ise, QSD’ye bağlı güçler. Bugüne kadar her iki güç arasında taraf seçmeyen QSD, şimdi de aynı pozisyonunu koruyor. Ancak Suriye devletine karşı savaşmayarak, Halep’in tamamen düşmemesinde de büyük bir rol oynadığı bilinirken, bu durumun şu an yaşanan savaş için de geçerli olduğu dile getiriliyor. Türkiye ve Rusya arasındaki gerginlik iyice sahaya da yansırken,bu durum sadece İdlib ve Halep ile sınırlı kalmıyor. Aynı zamanda Kuzey ve Doğu Suriye’nin diğer bölgelerine de sirayet ederken, özellikle Fırat bölgesinde bu durum hem siyasi hem de askeri olarak göze çarpıyor.  Giderek şiddetlenen İdlib ve Halep savaşı ise Rusya ve Türkiye ilişkilerini çıkmaza ve kopuşa taşıdığı ifade edilse de Halep’i verirken Türkiye’nin hatırlanan öfkesi ve Rusya’nın sessizliği yeni bir anlaşmaya da işaret ediyor. Bu noktada Kürtlerin yaşadığı Kuzey ve Doğu Suriye’nin kenti olan Kobanê’nin İdlib’e karşı Rusya tarafından peşkeş çekilmesinin de hatırı sayılır bir ihtimal olduğu değerlendiriliyor.