
TÜSİAD Başkan Yardımcısı Haluk Dinçer başkanlığındaki TÜSİAD Parlamento İşleri Komisyonu, Meclis'te siyasi parti gruplarını ziyaret kapsamında BDP Grubunu da ziyaret etti. Heyeti, Grup Başkanvekili Hasip Kaplan kabul etti. Başbakan Erdoğanın Türkiye'nin gündemine başkanlık sistemi tartışmasını atıverdiğini belirten Kaplan, "Aslında şu anda fiilen Türkiyede başkanlık sistemi değil tek adam sistemi var. Çünkü hükümet yürütme, Meclis'teki çoğunluk da AKp'en oluşuyor. Yürütme ve yasama birleşmiş, özel yetkili mahkemeler de siyasallaşmış durumda ve güçler ayrılığı, güçler birliğine dönüşmüş" diye konuştu.
AKP kartını açık oynamıyor
Hükümetin başkanlık sisteminin tartışmaya açarken samimi olmadığını, suni bir gündem oluşturmak istediğini düşündüklerini savunan Kaplan, "Çünkü niyeti olan kartlarını açar, projesini koyar. ABD tarzı tam başkanlık mı istiyorsunuz? Buyurun konuşalım; federatif sisteme hazır mı AKP? Federal parlamentolara açık mı? Biz demokratik özerklik dedik, Türkiyede yerel yönetimlerin güçlendirilmesi modelini ortaya koyduk. Yok ameliyat yaptırmam, Türkiye parçalanır diye kıyameti kopardı. Ancak bizim çıkardığımız bir sonuç; AKP'nin, Başbakan'ın ajandasında tam başkanlık yok, yarı başkanlık var. Yani Fransa modeli gibi bir model; üniter yapı içinde. Biliyorsunuz Fransa'da da farklı diller, kültürler var. Fransa modeli yarı başkanlık hayalinde ve bu projesini 2023 yılına kadar bunun üzerine kurmak isteyen bir anlayışı olduğunu görüyoruz" şeklinde konuştu.
Allah'tan tek dilden vazgeçti
Dışişleri Bakanlığı'nın 20 senedir Kürt sorununu Fransa modeliyle çözme gibi bir anlayışı olduğunu vurgu yapan Kaplan, şöyle devam etti: "Kartlarını açarlarsa soracağız. Yarı başkanlık derlerse diyeceğiz ki; Korsika mı? Bretonlar mı? Alsaslar mı? Neyse ki Allah'tan tek dilden vazgeçti. Yani hep tek dil derdi. Anlaşılmaz bir şey; Anadolu coğrafyası binlerce yıllık tarihiyle, kültürüyle çok farklı diller, kültürlerin olduğu bir yer. Sayın Başbakan Potamyalı, ben de Mezopotamyalıyım; biraz tarihten geriye gidersek. Ben Türkçeyi ilkokul birinci sınıftan sonra öğrendim. Sayın Başbakan belki anadili olarak öğrendi. Ama çok dilli ülkelerde bunun çözümü vardır. Bunlar konuşulacak şeylerdir. Yani bu sistem sorunu demokratik bir zeminde uygarca konuşulabilmeli."
AKP MYK'sı mı karar verecek?
Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Kaplan, Adalet Komisyonu'nda 3. Yargı Paketi görüşülürken denetimli serbestliğin kapsamının genişletildiğinin hatırlatılması ve bunun tutuklu vekilleri de kapsayacağı yönündeki değerlendirmelerin sorulması üzerine, tutuklu milletvekillerinin 3. Yargı Paketi'nin konusu olmadığını söyledi. Tutuklu vekillerin şu an zaten Anayasa'nın 83. maddesine aykırı biçimde tutuklu bulunduklarına dikkat çeken Kaplan, şunları kaydetti: "Sebahat Tuncel örneği var, Bölükbaşı örneği var geçmişte. Kesinlikle şu anda tutuklulukları hukuksuz. Biz üç muhalefet partisi bir teklif sunduk. Dedik ki, tutuklanamazlar, dönem sonuna bırakılırlar, yani bu yasama dönemi sonuna. Bunu sulandırmanın, 3. Yargı Paketi'ne dolambaçlı koymanın anlamı yok. AKP'nin en büyük yanlışı, Meclis ile AKP MYK'sını birbirine karıştırıyorlar. Üç parti Meclis Başkanı'nı çağrısı üzerine gitti; Meclis Başkanı Başbakan ile görüştükten sonra bir çağrı yaptı. Sonra Başbakanlık'ta 1 Mayıs'ta milletvekilleri zirvesi yapıldı. Top AKP MYK'ya atıldı. AKP MYK'sı mı Meclis'i yönlendiriyor? Onlar milletvekili mi? Milletin iradesi tutuklu olanlardır. Burada bir yanlışlık var. AKP'ye tavsiyemiz; en son Cumhurbaşkanı'yla Berlin'e giden heyetin yaşadığı kriz benzeri krizlerle her gün yüzleşmemesi açısından, bu sorunu çözmesi gerekiyor."
Meclis Başkanı Çiçek’e çağrı
Meclis Başkanı Cemil Çiçek'e çağrıda bulunan Kaplan, "Meclis Başkanı da bu gelişmeden sonra 3 muhalefet partisini artık çağırıp bilgilendirmesi gerekiyor. Ya bu süreci noktalar ya da devam eder. Yani Meclis Başkanı şu an bütün bunların muhatabı artık Meclis Başkanı'dır. 3 muhalefet partisi olarak şu an itibarıyla Meclis Başkanı'nı bekliyoruz biz. Süreç devam mı edecek noktalanacak mı onu öğrenmek istiyoruz" dedi.
ANKARA