Antep H Tipi Cezaevi'nde 24 Eylül ve 15 Ekim'de süresiz dönüşümsüz açlık grevine giren tutsaklardan Eyüp Çelik, Mülazım Mumyak, Mehmet İpek, İlyas Arzu, Ali Demir, Şaban Şahin, Mübarek Aksu, İsa İpekli, açlık grevine neden girdiklerini tutuklu olan DİHA Mersin muhabiri Kamuran Sunbat'a anlattı.

Bedel ödemeye hazırız

21 Nisan 2011'de tutuklanan üniversite öğrencisi Suruç doğumlu Eyüp Çelik eyleme katılım nedenini şöyle ifade etti: "Sistem, halk önderliğini esaret altında tutarak ve dilimizi yok sayarak yaşamı Kürt halkına anlamsızlaştırmayı amaçlıyor. Bizler de bugün zindanlarda Mazlumların, Kemallerin, Hayri ve Ali Çiçeklerin direniş geleneği ve mirası ile bunu boşa çıkarmayı hedefliyoruz. Sayın Öcalan'ın sağlık güvenlik ve özgür hareket koşulları yaratılana kadar direnişimiz devam edecek. Bu inançla her bedeli vermeye hazırız ve kararlıyız."

Özgürlük için

1990'da Van'ın Bahçesaray İlçesi'nde doğan, zorunlu göçle Adana'ya giden Mülazım Mumyak, 2009'da tutuklandı ve 14 yıl hapis cezası aldı. Mumyak, eylemini şu sözlerle anlatıyor: "Öcalan'a yönelik insanlık dışı tecridin kaldırılması ve müzakerelerin tekrar başlaması ve Sayın Abdullah Öcalan'ın özgürlüğü için açlık grevindeyim."

Kayıtsız kalanlar sorumlu olacak

Mardinli 21 yaşındaki Mehmet İpek de, 9 aydır cezaevinde. Kürt olmasının tutuklanması için yeterli bir neden olduğunu vurgulayan İpek, "Talepler karşılanana kadar asla geri adım atmayacağız. Bunun için her şeyi göze aldık. Tüm Kürt halkı ve duyarlı kesimlere demokratik duruşlarını sergilemeye çağırıyoruz" dedi.

Onur meselesi

Şırnaklı olup 1980 Adana doğumlu ve bir yıl önce tutuklanan Koma Pel solisti İlyas Arzu ise, eyleme katılmasındaki amacı şöyle anlattı: "Büyük bir hukuksuzluk devam etmekte ve ben de bunun mağduruyum. Ama bu durum Kürtlerin haklarına kavuşabilmesi için onur meselesidir. Bu yüzden ben bir Kürt sanatçısı olarak sonuna kadar bu eylemi sürdürme kararlılığındayım. Belki bu yolda düşebilirim; ama tarihi sorumluluğumu yerine getireceğim için onurluyum. Vicdanım böyle durmamı söyledi ben de onu yapıyorum."

İrade çelikleşti

İki yıla yakındır cezaevinde olan Ali Demir, "Yıllardır sömürülen, yok sayılan halkımın bir ferdi olarak özgürlük için açlık grevinde olmak benim için gurur vericidir. Yanımda bulunan ve bizimle birlikte bedenini açlığa yatıran İsa İpekçi arkadaşımızı sürgün ettiler. Bu bir irade kırma politikasıdır. Ancak bu kirli politika irademizi çelikleştirmekten başka bir işe yaramaz" diye konuştu.

Ahlaki ve vicdani duruş

Eruhlu olan ve Mersin'de 21 Ocak'ta gözaltına alınıp tutuklanan Mübarek Aksu da, şunları söyledi: "Sürecin gerektirdiği ahlaki ve vicdani bir duruş olarak bedenimi açlığa yatırıyorum. Sayın Öcalan'a yapılan her saldırı halklara, Kürt halkına yapılmış bir saldırıdır. Bu faşist saldırıyı boşa çıkaracağız."

DİHA/ İSTANBUL



Ölüm pahasına olacağını biliyorum

Taleplerinin karşılanması için 12 Eylül'de süresiz dönüşümsüz açlık grevine giren tutsaklardan biri de Diyarbakır D Tipi Kapalı Cezaevi'nde bulunan Ferhat Önder. 1981 Van Başkale doğumlu olan Önder, 2010 yılının Şubat ayından bu yana Amed'deki cezaevinde tutuklu bulunuyor. Açlık grevinin 42. gününe giren Önder ile cezaevinde bulunan tutsaklar arasında gerçekleşen röportaj, bir mektupla DİHA'ya gönderildi.
Ferhat Önder röportajında, açlık grevine başlamasının nedenini şöyle açıkladı: ''Zindan koşullarında sesimi bir yerlere duyurmanın ancak ölüm pahasına olabileceğini biliyorum. Lakin mevcut yaşamın her gün bir yakınımızın yitirilişini seyretmeyle işkenceye dönüştüğünü görüyorum. Lisedeki sıra arkadaşım, üniversitedeki ev arkadaşıma kadar her geçen gün gidenlere yeniler ekleyecek halimiz kalmadı. Bunun için iki talebimizin mutlaka kabul edilinceye kadar süresiz dönüşümsüz açlık grevinde kalmaya karar verdim.''
''Halk olarak yaşayabileceğimiz bütün acıları yaşadık'' diyen Önder, Kürt halkına yönelik faşist uygulamaların tahammül sınırlarını aştığını ifade etti. Önder şöyle devam etti: ''Halk olarak 'ya özgürlüğümüzü verin ya da öldürün' noktasında olduğumuzu düşünüyorum. Ve bu düşüncenin bir eylemcisi olarak süresiz açlık grevini sonuna kadar sürdüreceğim. Halkımızın ve demokratik kamuoyunun gereken duyarlılığı göstereceğine inanıyorum."