AKP-MHP yönetimindeki Türk devletinin, tecridi sonlandırmadan direnişi kırmak için başvurduğu yeni hamle de direnişçiler tarafından dikkate alınmadı.

Tutsaklar, Öcalan ile yapılan görüşmenin tecridin ortadan kaldırıldığı anlamına gelmediğini vurgulayarak, “Taleplerimiz kabul edilene kadar direnişten asla vazgeçmeyeceğiz” dedi.

Türk cezaevlerindeki PKK ve PAJK’lı tutsaklar, direnişteki DTK Eşbaşkanı ve vekiller ile dışarıdaki diğer eylemciler, tecrit tamamen bitmeden açlık grevi ve ölüm orucunu bitirmeyeceklerini duyurdu.

DTK Eşbaşkanı ve Hakkari Milletvekili Leyla Güven, Öcalan üzerindeki tecridin sonlandırılması talebiyle cezaevinde 79. günden sonra Amed’deki evinde sürdürdüğü ve 182. gününde olan süresiz-dönüşümsüz açlık grevi, 16 Aralık’tan itibaren Türk cezaevlerinde yayıldı. 16 Aralık’ta 10 cezaevinde başlayan ve 36 tutsağın dahil olduğu ilk grubun eylemi 144, 17 Aralık’ta 3 cezaevinde başlayan 10 tutsağın eylemi 143, 26 Aralık’ta 13 cezaevinde başlayan 35 tutsağın eylemi de 134. gününde. 2 Ocak’ta bir cezaevinde bir tutsağın başladığı eylem 127, 5 Ocak’ta 26 cezaevinde 100’ü aşkın tutsağın eylemi 124. gününde. 15 Ocak’tan bu yana süresiz-dönüşümsüz açlık grevinde olan DBP Eşbaşkanı Sebahat Tuncel ve HDP eski Milletvekili Selma Irmak’ın eylemi de 113. gününe girdi. 17 Ocak’ta bir cezaevinde 3 tutsak; 27 Ocak’ta bir cezaevinde 5 tutsak; 28 Ocak’ta bir cezaevinde 2 tutsak; 29 Ocak’ta, bir cezaevinde 3 tutsak; 15 Şubat’ta da 8 tutsak daha eyleme katıldı. 1 Mart’tan itibaren ise tüm cezaevleri eyleme dahil oldu. HDP Milletvekilleri Dersim Dağ (3 Mart), Tayip Temel ve Murat Sarısaç (8 Mart) da Amed’de eylemdeler. Ayrıca Güney Kürdistan’ın Hewlêr kentinde HDP’li Nasır Yağız, 169; Mexmûr’da İştar Kadın Meclisi Üyesi Fadile Tok, 119; Germiyan’da Herêm Mehmûd, 74 gündür eylemde.

Tahliye olanlar da bırakmadı

Erzincan T Tipi Kapalı Cezaevi’nde 7 Ocak’ta açlık grevine başlayan Sedat Akın, tahliye edilmesinin ardından eylemini Batman’daki evinde 122. gününde sürdürüyor. Gurbet Ektiren, Bakırköy Cezaevi’nde 15 Ocak’ta başladığı açlık grevi eylemini tahliye olduğu 8 Mart’tan bu yana Mardin’in Derik ilçesindeki evinde; İhsan Sinmiş (56), 1 Mart’ta Silivri Cezaevi’nde başladığı açlık grevini 11 Mart’ta tahliye olduktan sonra İstanbul Küçükçekmece’deki evinde; Mardin E Tipi Kapalı Cezaevi’ndeki Murat Aksin, 15 Mart’ta başladığı eyleme, 25 Mart’ta tahliye edildikten sonra Derik’teki evinde; Mardin E Tipi Kapalı Cezaevi’nde 5 Ocak’ta açlık grevine başlayan Mahsun Şen, eylemini tahliye olduğu 17 Nisan’dan sonra Derik’teki evinde; Amed’de HDP binasında açlık grevine başlaması üzerine gözaltına alınıp tutuklanan İsmet Yıldız 29 Mart’ta, Sevican Yaşar 2 Nisan’da, Salih Tekin ve Bilal Özgezer ise 5 Nisan’da tahliye edildikten sonra evlerinde sürdürüyor.

Şimdiye kadar 8 şehit

 Almanya’nın Krefeld kentinde 20 Şubat’ta mahkeme önünde bedenini ateşe veren Uğur Şakar, tedavi gördüğü hastanede 22 Mart’ta şehit düştü. Zülküf Gezen (33), 17 Mart’ta Tekirdağ 2 Nolu F Tipi Cezaevi’nde; Ayten Beçet (24), 23 Mart’ta Gebze Kadın Kapalı Cezaevi’nde; Zehra Sağlam (23), 24 Mart’ta Oltu T Tipi Kapalı Cezaevi’nde; Medya Çınar (24), 25 Mart’ta Mardin E Tipi Kapalı Cezaevi’nde; Yonca Akici, 9 Mart’ta Şakran Kadın Kapalı Cezaevi’nde; Siraç Yüksek, 2 Nisan’da Osmaniye 2 No’lu T Tipi Kapalı Cezaevi’nde; Mahsum Pamay ise 5 Nisan’da Elazığ 1 No’lu Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde şehadete ulaştı.

15 tutsak ölüm orucunda

PKK ve PAJK’lı tutsaklardan Nesrin Akgül, Şükran Aydın, Zozan Çiçek (Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi), Ardıl Çeşme, Aslı Doğan (Gebze Kadın Kapalı Cezaevi), Ahmet Anığı, Özhan Ceyhan, Vedat Özağar, İhsan Bulut, Erol Cengiz (Van Yüksek Güvenlikli Cezaevi),  Ergin Akhan, Enver Durmaz, Ahmet Topkaya, Abdulhalik Kaplan ve Ferhat Turgay (Diyarbakır D Tipi Cezaevi) tecridin kırılması amacıyla sürdürdükleri açlık grevini bir üst aşamaya çıkararak, 30 Nisan’dan itibaren ölüm orucuna da başladı. Tutsaklar adına açıklama yapan Deniz Kaya, ‘Tecridi Kıralım, Faşizmi Yıkalım ve Kürdistan’ı Özgürleştirelim’ direniş hamlesi kapsamındaki açlık grevi eyleminin 14 Temmuz çizgisinde kararlıkla süreceğine vurgu yaptı.

Devletin hamleleri

AKP-MHP yönetimindeki Türk devleti, açlık grevi eyleminin başlamasıyla birlikte çeşitli hamleler yaptı. Kardeşi Mehmet Öcalan’ı 15 dakika görüştürerek, Öcalan’ın hayatta ve sağlıklı olduğunu gösteren devlet, eylemin bitirilmemesi üzerine Leyla Güven’i tahliye etti. Güven, tecrit sonlandırılmadan eylemi bitirmeyeceğini söyledi. Direniş yayılarak devam etti. Direniş, 7. ayına girerken avukatların 811. başvurusuna olumlu yanıt verildi, ancak talep edilen tecridin tamamen kaldırılması konusunda adım atılmadı. 2 Mayıs’ta görüşen avukatlar, 6 Mayıs’ta görüşme yaptıklarını, ancak bundan sonrasına dair ne kendilerine ne de Öcalan’a olumlu bir izahat yapılmadığını söyledi. Öcalan da yanındaki üç tutsağın imzasını taşıyan ve devlet birimleri tarafından yazılı olarak avukatlara iletilen açıklamada, kararı direnişçilere bıraktı.

Tutsaklar: Direnişimiz sürecek

Avukatların basın toplantısından sonra PKK ve PAJK’lı tutsaklar adına yazılı bir açıklama yapan Deniz Kaya, bu kısa süreli ve belirsiz görüşmenin de direnişe kırmaya yönelik olduğunu söyledi. “Gelinen aşamada AKP ve MHP faşist ittifakı, önderliğimize uygulanan tecridi sürdürmek ve içinde bulunduğumuz direnişi kırmak için çok çeşitli özel savaş politikaları uygulamaktadır” diyen Kaya, 12 Ocak’ta Öcalan’ın kardeşini İmralı’ya göndermelerinin temel amacının da tecridi devam ettirmek ve bu görüşmeyle direnişi kırmak olduğunu hatırlattı.

Tecrit kaldırılmadı

2 Mayıs’a kadar özel savaş politikalarıyla sonuç alamayınca bu defa bir avukat görüşü yapması üzerinden sonuç alma ve direnişi kırma politikaları yürütüldüğünü kaydeden Kaya, “2 Mayıs günü iki avukatın önderliğimizle yaptığı görüşme her şeyden önce önemli ve değerli gördüğümüzü belirtmek istiyoruz. Ancak böylesi bir görüşme tecridin ortadan kaldırıldığı anlamına gelmez. Özünde yapılan görüşme tecrit koşullarında yapılmıştır ve bizler bu görüşme sürecini böyle okumaktayız” dedi.

Asla taviz vermeyeceğiz

Daha önce deklare ettikleri ve tecridin tamamen kaldırılmasını öngören 7 maddenin gerçekleşmesi ve yasal güvencesinin Türk Adalet Bakanlığı tarafından sağlanması gerçekleşene kadar direnişin devam edeceğini söyleyen Kaya, her koşul ve şart altında tecrit kalkana kadar direnişlerinden asla taviz vermeyeceklerinin bilinmesini istedi.

Kaya, şunların altını çizdi: “Dışarıda analarımız direniyor, içeride evlatları. Direnişimizin kapsamı sadece bizlerle sınırlı olmamalıdır, çünkü tecrit özünde tüm topluma uygulanmaktadır. Bu nedenle direnmek dışında herhangi bir alternatifimiz bulunmamaktadır. Hiçbir ikirciklik yaşamadan bilinçli bir şekilde eylemimizi sürdürürken büyük bir kararlılık sahibi olduğumuz bilinmelidir. Taleplerimiz kabul edilene kadar direnişten asla vazgeçmeyeceğiz.”

AMED


14’ler: Aldatmaları bırakın

 

Strasbourg’da 143 gündür direnişlerini sürdüren 14’ler, tecridin tümden kaldırılmadığını vurgulayarak direnişe devam edeceklerini belirterek, Türk devletini de yalan ve aldatmalardan vazgeçmeye çağırdı.

Strasbourg’daki eylemciler adına konuşan Mustafa Sarıkaya, tecridin kalkarak, periyodik görüşmeler yapılmadığı için eylemlerinin bu aşamada devam ettiğinin altını çizdi. Sarıkaya, AKP-MHP iktidarının en başından beri tecride karşı direnişi boşa çıkaracak taktikler peşinde koştuğunun altını çizdi. Sarıkaya, avukat görüşmesinin Öcalan’la periyodik olarak görüşülebileceği anlamına gelmediğini vurguladı. Sarıkaya, şöyle dedi: “Bu ahlak, vicdanlık, insanlık dışı tecridin kökünden kaldırılması gerekiyor. Avukatlar bir görüşme gerçekleştirdi diye bizler ‘tecrit kırıldı’ diyemeyiz. Bu yüzden de eylemimiz devam ediyor. Tecrit kırılmayana ve bu ahlak dışı siyaset terk edilmeyene kadar direniş devam edecektir. Türk iktidarı yalanları, aldatmaları bıraksın.”