Yüksek, Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmasında tahliye olmasının ardından tutuklu bulunduğu Adana Kürkçüler F Tipi Cezaevi’ne getirildi. Cezaevinde yapılan işlemlerinin ardından serbest bırakılan Yüksek, yüzlerce kişi tarafından alkışlar eşliğinde karşılandı. Cezaevi önünde açıklama yapan Yüksek, cezaevlerindeki durumun dışarıdan tahmin edilenin ötesinde olduğunu belirtti. Yüksek, “Çok ciddi anlamda işkence ve keyfi uygulamalar var. Herkes hak ihlalleri nedeniyle bir mücadele veriyor. Tutsaklar direniyor. Cezaevlerinde gerilim had safhadadır. Herkes duyarlı olmalı” diye konuştu.
Kapasite yetersizliği nedeniyle tutsakların üst üste yatırıldığı, F Tipi cezaevlerindeki tutsakların bile iki katına çıkarıldığı, tutsakların, sağlık, barınma, beslenme, sosyal aktivitelerden mahrum bırakıldığı, OHAL hukukunun en geri düzeyde uygulandığı cezaevlerinde işkence ve ihlal iddialarının ardı arkası kesilmiyor. Özellikle sevk ve sürgünlerle Kürt tutsakların tutulduğu kimi cezaevleri bu tür uygulamaların merkez üssü haline getirildi. Daha önce işkence ve kötü muameleyle anılan Tekirdağ cezaevine şimdi onlarca yeni cezaevi eklenmiş durumda.  İşte son iki günde yansıyan bazı örnekler:

Osmaniye’de can güvenliği yok

Osmaniye T2 Nolu Cezaevi’nde 1 Ekim’de “Hastane kontrolünüz var” denilerek, cezaevi girişinde askerlerce öldüresiye darp edilen Cengiz Nergis, Yasin Aka ve Adem Amaç adlı tutsaklar aileleri aracığıyla yaşadıklarını anlattı. Tutsak Nergis ile önceki gün cezaevinde görüşen ağabey Mahmut Nergis, kardeşinin başında geçen tüm olayları anlattığını aktardı: “Beni ve 2 arkadaşımı asker ring aracına hakaret ve fiziki saldırı yaparak koydular. Yol boyunca bu devam etti. Hastaneye gittik; ne bir rapor aldık ne de tedavi olduk. Hastaneden çıkınca yine askerler hakaret etti. Cezaevi girişinde bizi tek tek ring aracında indiren ve orada bekleyen eli sopalı askerler saldırdı. Öldüresiye darp ettiler. Şuan için can güvenliğimiz yok
Tutsakların Çağdaş Hukukçular Derneği’ne (ÇHD) ve avukatlarına yazdıkları şikayet dilekçelerinin ise cezaevi idaresince el konulduğunu aktaran ağabey Nergis, tüm hukuksal yolların kapatıldığını söyledi.

‘Özel muamele’ itirafı

Daha çok sevk ve sürgünlerle Kürt siyasi tutsakların “toplanma merkezine” dönüştürülen Kırıkkale Keskin Cezaevi’nin F Tipi Cezaevi de önemli bir işkence merkezi.
Daha önce Hacılar F Tipi’nde kalan ve sürgünle yeni yapılan Kırıkkale Keskin F Tipi’ne gönderilen Tevfik Kalkan, 27 yıldır tutsak. Kalkan, sürgün gönderildiği Keskin Cezaevi’nde diğer tutsaklar gibi hiçbir haktan yararlanmıyor.
Aileleri de özel uygulamalar ile sindirmek isteyen cezaevi yönetimleri, aynı zamanda tutsakların kitap, dergi, gazete ve diğer sosyal alan haklarını tamamen yasaklamış durumda. Ailelerin görüş esnasında çoraplarına kadar ince arama dayatılıyor; hakaret ve tehditler savruluyor. Yine cezaevi yönetimleri tutsakların arkadaşları ile görüşme taleplerine olumsuz cevap veriyor.

Kalkan’ın ablası Cevriye Fırat, yasal olan görüş haklarının kısıtlanmasını cezaevi müdürü ile paylaştığını, müdürün de kendisine “Sizler teröristsiniz, size ayrı muamele yapıyoruz” dediğini aktardı. 

HABER MERKEZİ