Tahliye olduktan sonra evinde sürdürdüğü açlık grevini sonlandıran Abdullah Algan, “Zindanlar gerekeni yaptı, şimdi de sıra bizde” dedi.

 Cezaevinde açlık grevine başlayan ve tahliye olduktan sonra eylemini evinde sürdüren Abdullah Algan ve Tuncer Sağlam, 26 Mayıs’ta Öcalan’ın çağrısıyla eylemlerine son verdi. Eylemlerini sonlandıran Algan ve Sağlam açlık grevi sürecini, Öcalan’ın mesajını ve tedavi süreçleriyle ilgili değerlendirmede bulundu.

Açlık grevine 1 Mart’ta dahil olan ve 97 gün açlık grevinde kalan Tuncer Sağlam, “Açlık grevi eylemi devam ederken baş ağrısı, mide bulantısı, baş dönmesi ve unutkanlık gibi rahatsızlıklar yaşadım. Tüm bu rahatsızlıklar yaşanırken eylemim amacına ulaşıncaya kadar eylemimi sürdürürdüm. Öcalan’dan gelen mesajla beraber tüm bu acılarım yerini umuda ve sevince bıraktı” dedi. Açlık grevi ve ölüm orucu eylemleri bittikten sonra tedavi amaçlı hastaneye gittiğini aktaran Sağlam, “Doktor kalıcı bir sağlık sorunu olmadığını söyledi. Türk Tabipler Birliği’nin (TBB) belirlediği kriterlere göre besleniyorum. Şu an için yemek yeme durumum yok” diye konuştu.

Dışarıda olduğundan dolayı tedavi olanaklarının yaratabileceğini ama cezaevinde açlık grevini bırakan tutsakların da sağlıklı bir şekilde tedavi edilmesini isteyen Sağlam, “Sağlık Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı tutukların can güvenliğinden sorumludur. Gereken prosedür neyse tutuklulara uygulanmalıdır. Arkadaşlarımız insancıl bir tedavi süreci geçirsin” dedi.

 

Beyaz Tülbentliler güç verdi

 15 Şubat’ta Ödemiş Cezaevi’nde açlık grevine başlayan ve 21 Mayıs’ta tahliye olduktan sonra da eylemini evinde sürdüren Abdullah Algan, “İçeride beslenme konusunda ciddi sıkınlar vardı. Dışarıda ise ailenin duygusal yaklaşmaları biraz zorluyor. Ülser hastası olmam dolayısıyla tahliye olurken arkadaşlar bana ‘Eylemi bırak’ demişlerdi ama ben bu yük sadece zindanda kalanların yükü olmamalı ve zindanda olan arkadaşlarımızın duruşuna saygı gösterilmesi gerektiğini düşünerekten devam ettirdim” dedi. Tahliye olduktan sonraki ilk iki gün yolculuklardan dolayı çok zorlandığını, tansiyonunun 7,4 kadar düştüğünü söyleyen Algan, Beyaz Tülbentlilerin eyleminden güç aldığını ifade etti.

Öcalan’ın çağrısıyla eylemini sonlandıran Algan, “Öcalan’ın sadece ‘açlık grevini bırakın’ mesajına değil, gönderdiği bütün mesajlarına aynı duyarlılıkla yaklaşılmalı. Annelere ve zindandaki arkadaşlara yolladığı mesaj iyi okunmalı. Ortadoğu’nun demokratikleşmesi ve kalıcı bir barışın sağlanması yönünde de mesajlarına duyarlılık gösterilmelidir. Gönderilen mesajların takipçisi olacağız” diye konuştu.

 Eylemini sonlandırdıktan sonra tedavi amaçlı düzenli bir şekilde hastaneye gittiğini belirten Algan, şunları söyledi: “Bağırsaklarımda tahriş söz konusu. Akciğerde leke var ama bunlarında zamanla geçeceğini söyledi doktor. 20 kilo kaybım var. Bunun dışında fiziki bir rahatsızlığım yok şimdi. Diyetisyenlerin bizlere verdiği diyet listesine göre beslenmeye özen göstermeye çalışıyorum.”

Şimdi sıra sizde

Dışarıda olduklarından dolayı tedavi edilmeleri için yeterli olanaklara sahip olduklarına dikkat çeken Algan, şöyle konuştu: “Bizden daha önce açlık grevine giren ve durumu bizden daha ağır olan arkadaşlarımız var içeride. Onların tedavileri için gerekenlerin yapılmadığını görüyoruz. Tahliye olduğum cezaevinden biliyorum, arkadaşların tedavileri iyi yapılmazsa çok ciddi kalıcı hastalıklarla karşılaşabilirler. Bizlerin de arkadaşlarımızın tedavi süreçlerini takip etmemiz lazım. Zindanlar gerekeni yaptı. Şimdi de bizlerin yapması gerekenler var.”