Cezaevlerinde tüm olumsuzluklara rağmen tutsak yoldaşlarımız zihinsel anlamda üretmeye devam ediyorlar. Hem de anadilleri olan Kürtçe ile. Son dönemde birçok arkadaşın yeni romanı, deneme ve şiir kitapları bana ulaştı. Erdoğan Uçar ve Resul Baltacı arkadaşların Kürtçe şiir kitapları; Evdirehim Yıldız, A. Celil Keskin, Orhan Çaçan, Evdê Cano, Ekrem Batmaz arkadaşların da yeni deneme ve romanları geldi. Hepsini zevkle okudum. Başarılarının devamını dilerim. 

Ayrıca Hasan Alkış arkadaşın Kirmanckî (Dimilî-Zazakî) romanı olan “Deyndar”ı da aldım. Kirmanckî’yi yeni öğrenmeme rağmen “Deyndar” ulaşır ulaşmaz okudum. Başka arkadaşlar da onu okudu. O arkadaşlardan bazıları şu an özgür alanlardadır. Fuat arkadaşa da böylesi başarılı bir romanın Kirmanckî çıktığını bildirmelerini istemiştim onlardan. Mutlaka söylemişlerdir. Fuat arkadaş böylesi hayırlı bir habere çok sevinmiştir duyduğuma göre. Çünkü kendisi dil- kültür alanında çok duyarlıdır. 

Onların yöresinin diliyle (Dersim Kirmanckî’si) başarılı bir romanın yazıldığının duyulması kadar daha sevindirici ne olabilir ki? Rahmetli Mehmed Uzun, “Kürtçe’nin her lehçesiyle yazılacak olan her sözcük, tekerleme, slogan dahi altın değerinde kıymetlidir” diyordu. Eminim eğer rahmetli M.Uzun da bu yeni eserleri (Kurmancî, Kirmanckî kitapları) görseydi çok sevinecekti. Keşke rahmetli Mahmut Baksi de görebilseydi, bu tutsak Kürt yazarlarının yapıtlarını.

Henüz yazı dosyalarını kitaplaştırmayan yoldaşlarımız da vardır. Mustafa Tunçyüzlü. M. Sadık Enwer Ehmed, Rizgar Turhan, Uğur Eren, Abdullah Öngüllü, Mahmut Bilgiç, H. Mehmet Kurhan arkadaşlarının dosyaları da tamamlanmıştır. Ben şahsen hepsini de okudum. Onlar da tıpkı yayımlanan eserler gibi Kürtçe yazılmış olan başarılı dosyalardır. 

İlgili olan kurumlar bu güzel eserleri isteyip yayınlayabilir. Onların yayınlamasıyla hem anadilimizin gelişmesine önemli bir katkısı olur, hem de Kürt edebiyatına yeni eserler kazandırılmış olur. İsmini yazdığım arkadaşlar sadece dosyalarını okuduğum yoldaşlardır. Duyduğum ama okumadığım yüze yakın hazırlanmış yazı dosyası var. İlgilenilmesi halinde tüm o çalışmalar Kürt edebiyatına kazandırılabilir. 

Söz konusu olan eserlerin zindanda yazılıp yayınevlerine gönderilme süreci ne kadar zor bir iş olduğunu bir tek Allah bilir ve bir de o çalışmaları yapan arkadaşlar... Bu sorundan en çok muzdarip olan bir kişi olarak galiba ben de biliyorum. Kürtçe eserler üzerindeki baskılar içeride dışarıdan çok daha fazladır. Sürgüne gönderilen arkadaşlar çoğu kez hiçbir eşyasını yanına alamadan götürülüyorlar. 

Sonradan koli yoluyla gönderilen eşyaları içerisinden her nedense genelde Kürtçe yazılmış olan karalamaları, defterleri ‘kaybolmaktadır’. Kaybedilemeyenler de çoğu kez aylar sonra sahibine ulaşabiliyor. Yeni gidilen her cezaevinde de her arkadaşın kendisine ait olan tüm kitaplar, defterler, karalamalar, notlar mühürlü de olsa istisnasız tekrardan emniyet ve savcılığa gönderilip inceletiliyor. Yeniden “görülmüştür” mührü vurulmadan bir kültür-sanat dergisi dahi bize verilmiyor. 

Tüm bu bürokratik işlemler bazen ayları, hatta yılları alıyor. İmkansız ve çok da mantıksız gibi görünebilir ama bizzat kendi kitabım da, hiçbir şekilde toplatma kararı olmamasına ve kitap hakkında da hiçbir soruşturma dahi açılmamasına rağmen sırf Kürtçe olduğu için tam yedi yıl hücrede tutulup kapağı dahi bana gösterilmemiştir. Cezaevi mektup okuma komisyonundan ülkedeki tüm mahkemelere tek tek başvurmama rağmen sonuç alamadım. En son AİHM’e başvurduğum sürede Mecliste bazı yasal değişiklikler oldu ve kitabım bana verildi. Ama bu süreç, ancak yedi yılda tamamlanabildi.

Yukarıda ismi geçen arkadaşlar ve ismen bildiğim ama şahsen tanımadığım birçok arkadaş da benzer zorluklarla karşılaşmıştır ve halen karşılaşmaktadır. Ama tüm bu zorluklara inat yoldaşlarımız büyük bir sabır ve kararlılıkla üretmeye devam ediyorlar. Kürtçe yazan arkadaşların sayısı her geçen gün daha da fazlalaşmaktadır. Şu an cezaevlerinde bulunan binlerce arkadaşımızdan büyük bir bölümü Kürtçe gramerine tam hakimdir ve tüm çalışmalarını Kürtçe yapmaktadır. Bilmeyenler de hızla öğreniyorlar. Tüm bunlar yeni ürünlere de yansıyınca kurdi eserlere büyük bir katkı olur. Önemli olan ilgiyi kurumların da yardımlarını esirgememeleridir. 

* Bandırma 1 nolu T Tipi Cezaevi