Zindana sığmayan sesler...

Türkiye genelinde siyasi tutsaklara yönelik sürgün politikası, düzenli bir devlet politikası olma halini iyiden iyiye görünür kıldı. İstanbul ve Kocaeli’nde tutuklanan mahpuslar Kürdistan’daki hapishanelere, Kürdistan’da tutuklananlar Marmara bölgesi hapishanelerine, İzmir’de tutuklananlar ise İç Anadolu’daki hapishanelere sürgün ediliyor. Bu politikanın yegane amacı ise tutsakları yalnızlaştırmak. Aileleri çoğunlukla tutuklandığı kentte olan tutsaklar, coğrafyanın bir ucundan bir diğer ucuna sevk edilerek ailelerinden ve arkadaşlarından yalıtılmaya çalışılıyor. Tutuklandıkları ve genelde bulundukları kentlerden 2000 kilometre uzaklıktaki yerlere sürgün edilen tutsaklar ve aileleri için her görüş bir başka eziyete dönüşüyor.

Ayda bir hücre cezası

Bu tutsaklardan biri olan ve Van Yüksek Güvenlikli Hapishanesi’nde hükümlü bulunan Rabbena Hanedar, yazdığı mektupta yaşadığı ve tutuklandığı kente 1700 kilometre uzaklıkta olduğunu anlattı. Rabbena Hanedar, eski Adalet Bakanı Mehmet Topaç’ı öldürmekten yargılanmış, 25 yıldır hükümlü. Hanedar sürekli hapishane yönetimin keyfi muamelelerine maruz kalıyor. Örneğin keyfi avuç içi ve parmak izi okumasını kabul etmediği için ayda bir hücre cezası alıyor. Bunun yanı sıra Van’daki siyasi tutsakların maruz kaldığı muameleler şöyle: Ziyaret yasağı, telefon yasağı, ücret karşılığında çalışılan işten yoksun bırakma yasağı.

45 dakika için 1700 kilometre

Hanedar İstanbul’da tutuklanmış, 2017 yılında ise Van’a sevk edilmiş. Ailesinin görüşe gelmesi için her hafta İstanbul-Van yolculuğu yapması gerekiyor: “Ailemizden, avukatlarımızdan, arkadaşlarımızdan yalıtmaya, yalnız bırakmaya çalışıyorlar. Yasa gereği ayda bir, bir saat uygulanması gereken açık görüş hakkı da olağanüstü hal (OHAL) bahanesiyle iki ayda bire indirilmişti. Açık görüşler ise OHAL’den sonra bir saatten 45 dakikaya indirildi. 1700 kilometre uzaktan gelen ailelerimize sadece 45 dakika görüş yaptırıldı.” Tutsakların hapishane idaresinin keyfi tutumuna ve gerekçesiz verdiği cezalara itiraz ettiği mektupları ise hapishane yönetimi tarafından sürekli kaybediliyor.

Gazete, TV, kitap yasakları

Rabbena Hanedar ve Van’da tutulan diğer tutsaklara abonesi oldukları Cumhuriyet, Evrensel gibi gazetelerin 19.03.2019 tarihli sayılarının birer sayfaları kesilerek verilmiş. Yeni Yaşam ve Yeni Asya gazeteleri geçtiğimiz aylarda hapishane idaresinin keyfi yasağıyla satılmamış. Tele 1, Halk Tv gibi kanalların yayınları kesilmiş. Tutsaklara gönderilen kitapların önsözlerindeki ifadelerden çeşitli alıntılar yapılıp tamamen uydurma gerekçelerle yasaklama kararı alınmış ve kitaplar verilmemiş.

Aynı hapishanede kalan bir başka tutsak olan Taner Korkmaz’a gönderilen 34 fotoğrafa ise hapishane yönetimi tarafından el konulmuştu. Fotoğraflar içerisinde Küba devriminin önderlerinden Fidel Castro ve Che Guevara’nın fotoğrafları da var.

 

Mektup Adresi:

 

Rabbena Hanedar

Van Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu - Van