Adıyaman ve Kırıkkale Cezaevlerinde bulunan PKK’li tutsakların çizdiği resimler, Almanya’nın Hamburg kentinde çalışma yürüten Kürt-Alman Kültür Derneği’nde sergileniyor. İlker Eygi, Medet Sever, N. Tunç, Y. Demir, Süleyman ve Babaoğlu imzasını taşıyan tablolar, ziyaretçilerden yoğun ilgi görüyor. Kürdistanlılar, tutsakların resimlerinde kendilerine dair çok şey gördüklerini tebessümle dile getiriyorlar. İki ay boyunca açık kalacak sergiden elde edilen gelirin, tutsaklara gönderileceği belirtildi. 


Maviye özlem
Hamburg’taki Kürt-Alman Kültür Derneği, PKK’li tutsakların eserlerine ev sahipliği yapıyor. Sergilenen 64 resim, Adıyaman ve Kırıkkale Cezaevlerinde bulunan tutsaklara ait. İlker Eygi, Medet Sever, N. Tunç Y. Demir, Süleyman ve Babaoğlu imzasını taşıyan resimler, ağırlıklı olarak yağlı boya tablolardan oluşuyor. Mavi ve yeşil tonları ağırlıkta kullanan tutsak ressamlar, tablolarında özgürlüğe olan tutku, doğaya duyulan özlem, barış güvercinlerinin demir kapılardan süzülerek uçması, kıyımlar karşısında annelerin döktüğü gözyaşları başta olmak üzere birçok temayı naşketmiş.

Zorlu koşullarda yarattılar

Serginin organizesini Rojbin Kadın Meclisi’nin Kültür Komisyonu yapıyor. Komisyon Üyesi Rojda Çelik, tabloların soykırım operasyonlarında tutuklanan İsa Gürbüz’ün aracılığıyla kendilerine ulaştırıldığını belirterek, Gürbüz’e ve tutsak ressamlara teşekkür etti. Sergide tabloları satışa çıkardıklarını da dile getiren Çelik, şunları söyledi: “Tabloları yapan Kürt tutsaklar sanatlarını dört duvar arasında ve çok zor koşullar altında icra ediyor. Kürdistanlılar ve sanatseverlerin tablolara büyük ilgisi var. Sergi iki ay boyunca açık kalacak ve satılan tablolardan elde edilen geliri tutsaklara göndereceğiz.” Ayrıca dernekte yer darlığından dolayı ellerine ulaşan tabloların bir kısmını sergileyebildiklerini belirten Çelik, “Bütün resimleri aynı anda sergileyebileceğimiz bir yer arıyoruz” dedi.

Çocukluğun manzarasını tabloda gördü

Tabloları büyük bir hayranlıkla izleyen Kürdistanlılar, çizimlerde kendilerine ait birçok şey bulduklarını ifade ediyor. Çocukluğunda Ağrı Dağı eteklerinde çobanlık yaparken İshak Paşa Sarayı’nı hep sisler içerisinde ve gizemli bir şekilde gördüğünü söyleyen Mithat Kaya, yıllar sonra bu manzarayı bir tutuklunun çalışmasında görmesinin hem kendisini şaşırttığını hem de sevindirdiğini söyledi.


M. ZAHİT EKİNCİ/HAMBURG