Havalimanı’nda hak talebinde bulundukları için tutuklanan işçilerle dayanışmak amacıyla düzenlenen geceye mektup yollayan tutuklu işçiler, “Bedenimiz tutsak edilse de düşüncelerimiz özgürdür. Köleliğe ve ölüme karşı ‘Direnmek Yaşamaktır‘ seçeneği tüm işçi sınıfının önündedir” dedi.

Havalimanı işçileri, 5 Aralık’ta egemenlerin Adalet Sarayında, köleliğe karşı direnen inşaat işçilerinin haklı davasını savunacaklarını söyledi.

Havalimanı İşçileri ile Dayanışma Platformu, tutuklanan ve işinden edilen 3. Havalimanı işçileri ile dayanışmak amacıyla Kadıköy’de bulunan Caferağa Spor Salonu’nda gece düzenledi. Salona “İnşaat işçisi köle değildir”, “İşçilerin birliği sermayeyi yenecek” yazılı pankartlar ile tutuklu bulunan Dev-Yapı İş Sendikası Genel Sekreteri Özgür Karabulut’un fotoğrafları asıldı. Geceye DİSK Yönetim Kurulu üyeleri, Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul İl Eşbaşkanları ve üyeleri, sivil toplum örgütü temsilcileri ile yurttaşlar katıldı. Geceye Adalılar, Domane Dersim, Arhat, Grup İsyan Ateşi ve sanatçı Pınar Aydınlar ezgileri ile eşlik etti.

Gece, işçi mücadelesinde hayatını kaybedenler adına yapılan saygı duruşuyla başladı, havaalanı direnişini anlatan sinevizyon gösterimi ile devam etti. Sinevizyon ardından tutuklu işçilerin aileleri Dev-Yapı İş Sendikası temsilcisi, İnşaat İş Sendikası temsilcisi kısa birer konuşma yaptı.

İşçiler tecrit altında

 İlk olarak İnşaat İş Sendikası adına Tezcan Acu söz aldı. Acu, “Şantiyelerde her şeyden mahrum bırakılan inşaat işçileri hapishanede de tecrit altında. Her yerde omuz omuza vermeli ve mücadele etmeliyiz” dedi.

Acu ardından Dev Yapı İş adına konuşan Nihat Demir, “İnşaat işçisinin köle olmadığını onlar bize gösterdi, siz de onların yalnız olmadığını gösterdiniz. Havalimanı işçileri, 14 aydır başlattıkları onurlu direnişi zindanda sürdürüyor. Onlar başlarının dik olduğunu ve mücadeleyi dışarı çıkınca devam ettireceklerini bildirdi. Biz de onların yanında olduğumuzu söylüyoruz. Onlar kölelik gömleğini kabul etmediği için tutsak edildi. Biz de onların onurlu direnişini sahipleniyoruz” şeklinde konuştu.

Tutuklu bulunan Dev Yapı İş Genel Başkanı Özgür Karabulut’un eşi Aydan Karabulut da “Özgür’ün hepinize selamı var. Direnişe ve mücadeleye kaldığı yerden devam edecek” diyerek 5 Aralık’taki mahkemeye çağrı yaptı.

 

Direnişi savunacağız

 Aileler ardından tutuklu bulunan işçilerin gönderdiği mektup okundu. Mektupta şu ifadelere yer verildi: “3. Havalimanı’ndaki işçiler, inşaat işçileri üzerinde yürütülen kölelik koşullarına karşı haklı bir direniş ortaya koydu. Direniş ve bu direnişin ortaya koyduğu talepler, aslında tüm inşaat işçilerin talepleridir. Çünkü tüm şantiyeler bugün kölece çalışmanın dayatıldığı firavunluk düzeninin kampları haline gelmiştir. Bugün inşaat işçisine dayatılan, kölelik koşullarında çalışmak ve iş cinayetlerinde ölmektir. 3. Havalimanı’nda işçi arkadaşlarımız direnişleri ile bu dayatmayı kabul etmediklerini köleliğe ve ölüme karşı, ‘Direnmek Yaşamaktır‘ diyerek direniş seçeneğini tüm işçi sınıfının önüne koymuştur. Bu direnişin tüm şantiyelere yayılmasından korkan egemenler, baskı, gözaltı ve tutuklamalarla kırmak istedi. Ancak bugün düzenlediğiniz dayanışma etkinliğinde de görüldüğü üzere bu direniş kırılmadı. Tam tersine direnişimiz tüm topluma mal olan bir mücadele dinamiğini ortaya çıkardı. Bedenimiz tutsak edilse de düşüncelerimiz özgürdür. Bu dayanışmayı 5 Aralık’ta görülecek duruşmada daha da yükseltmemiz gerekmektedir. Çünkü 5 Aralık’ta egemenlerin Adalet Sarayında ‘köleliğe karşı direnen’ inşaat işçilerinin haklı davasını savunacağız.”

Birleşme, örgütlenme ve patlama

 İşçilerin ardından tutuklu bulunan Dev Yapı İş Genel Başkanı Özgür Karabulut’un yazdığı mektup okundu. Bulut’un mektubunda ise ”Şunu iyi bilmeliyiz ki en zor koşullarda en güçlü düşmanı yenilgiye uğratacak tek güç insanın birleşme gücü, örgütlenme gücü ve patlama gücüdür. Ölsün kölelik yaşasın özgürlük!” denildi.

Konuşmalar ve mektuplar ardından gece müzik eşliğinde halaylar ve sloganlar ile sürdü.

 

İSTANBUL

 
 

TOKİ işçileri iş bıraktı

   

Başbakanlık Toplu Konut İdaresi (TOKİ) Mamak 2. Etap binaları şantiyesindeki 220 kişinin alacakları 2 yıldır ödenmiyor. Alacaklıların çoğu işçilerden oluşurken, bazı taşeronlara da ödeme yapılmıyor. İşçilerin 22 Kasım’da şantiyede başlattığı nöbet eylemi sürüyor. ”İşçiyiz mağduruz, ‘TOKİ’ emeğimizi sömürüyor” pankartı altında eylemlerini sürdüren işçiler, alacaklarının tümünün ödenmemesi ve Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) prim ücretlerinin aldıkları maaş üzerinden yatmaması halinde, eyleme son vermeyeceklerini söyledi.

 

Foto: MA/ANKARA

 
 

Flormar işçilerine soba da yasak

   

Gebze Kaymakamlığı, direnişteki Flormar işçilerinin direniş alanında soba yakmasını, çadır kurmasını ve ses aracından müzik çalmasını yasakladı.

Kocaeli/Gebze’de Petrol-İş Sendikasında örgütlendikleri için işten atılan 134 işçinin fabrika önündeki direnişi 198. gününü geride bıraktı. Anayasada yer alan sendikalaşma haklarının çiğnenmesine karşı direnişe geçen işçiler için bugüne kadar adım atmayan Gebze Kaymakamlığı, işçilerin direniş alanında soba yakmasını, çadır kurmasını ve ses aracından müzik çalmasını yasakladı. Bu karara tepki gösteren işçiler, “Hiçbir güç işçilerin sesini kısamaz. Baskılar bizi yıldırmayacak” dedi.

   

KOCAELİ

 
 

TARİŞ işçileri vazgeçmiyor

   

SADİYE ESER / MA / İZMİR

Sendikaya üye oldukları için işten atılan 7 TARİŞ işçisi tüm zorluklara rağmen 22 gündür eylemlerini sürdürüyor.

İzmir’in Çiğli Organize Sanayi Bölgesi’ndeki TARİŞ fabrikasında çalışırken Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’na (DİSK) bağlı Türkiye Gıda Sanayi İşçileri Sendikası’na (Gıda- İş) üye oldukları gerekçesiyle 7 işçi, 6 Kasım’da işten çıkarıldı. İşten çıkarmaların devam edeceğinin belirtilmesi üzerine işçiler, Gıda-İş Sendikası temsilcileri ve işten çıkarılan 7 işçi öncülüğünde 22 gündür fabrika girişinde oturma eylemini sürdürüyor.

Oturma eylemine her sabah 07.30’da işçilerin işe geldikleri saatte başladıklarını söyleyen ve 7 yıldır kimyager olarak fabrikada çalışan Murat Yılmaz, fabrikada akşam son işçinin çıkmasıyla eylemlerini sonlandırdıklarını belirtti. Rüzgara, yağmura ve soğuklara aldırış etmeden sabah akşam inançla oturma eylemini devam ettirdiklerini vurgulayan Yılmaz, ”Taleplerimiz; çıkarılan işçilerin işlerine geri dönmesi, sendikal haklarımızın tanınması ve sendikayla masaya oturup toplu sözleşme imzalanmasını istiyoruz. Taleplerimiz kabul edilinceye kadar direnişimiz devam edecek” şeklinde konuştu.

Gıda-İş Ege Bölge Başkanı Gürsel Köse ise işçilerin direnişinin uzun sürebileceği söyledi. Köse, “İşverenin tavrı belirleyecek. En insani talebimiz çıkarılan işçiler geri alınsın. Sendika hakkı tanınsın, işçilerin üye olduğu sendikayla otursunlar, çalışma ücret koşullarını beraber belirlesinler. Biz Gıda-İş olarak üretimden, iş barışından yanayız. Aynı zamanda sendikal haklar tanına kadar bu mücadele devam edecek” dedi.