Davada 75 BDP'li öğrenci yargılanıyor. Bunlardan 67'si Mart ve Nisan'dan beri tutuklu. Dünkü duruşma kimlik tespiti ile başladı. BDP'li gençler Kürtçe savunma yasağına karşı, "Ez li virim" dedi. Mahkeme Başkanı, Kürtçe "Buradayım" diyen öğrencileri duymazdan gelirken, AKP yandaşı basının hedefindeki Şeyma Güzel savunma yaptı.

Şeyma Güzel: Siyasi infaz yapılıyor

Savunmasında Şeyma Güzel, "Asimilasyona uğramış, metropolde yaşamaya zorlanmış bir ailenin ferdiyim. Kürtçe bilmediğim, anadilimde savunma yapamadığım için annemden ve Kürt halkından özür diliyorum" dedi. Ağabeyi Mensur Güzel'in başına ve kalbine sıkılan 6 kurşunla infaz edildiğini söyleyen Şeyma Güzel, "Bugün mahkeme salonunda değil, ağabeyimin mezarının başında olmak isterdim. Cenazesine katılmak için başvuruda bulundum. Ancak, belgelerimin hazır olmadığı gerekçesiyle başvurum kabul edilmedi" dedi. Ancak Mahkeme Başkanı, "iddianame dışına çıktığı" gerekçesiyle Güzel'e müdahale etti. Avukatlarının itiraz üzerine savunmasına devam edebilen Güzel, "Siyaset yapma hakkımız engelleniyor. Ben BDP üyesiyim. Basında günlerdir 'terörist' ilan edildim. Bu bir siyasi infazdır. Siyasi infaz yapmayın" dedi. Hakkındaki tüm suçlamaları reddeden Şeyma Güzel, tahliyesini istedi. Duruşma gazete baskıya girdiği saatte savunmaların alınmasıyla devam ediyordu.
Dava, sanıkların sayısının fazla olması nedeniyle yarın da devam edecek. İddinamede, Fırat Haber Ajansı-ANF'de yer alan haberler, polis tutanakları ile ortam dinlemeleri suç delili gösteriliyor. Demokratik eylemlere katılan BDP'li gençlerin "Öz savunma birlikleri" üyesi oldukları savunuluyor. Açık bir biçimde siyasi çalışmalarını yürüten ve tüzükle BDP'ye bağlı olan YDGM, PKK/KONGRA GEL'in gençlik yapılanması olarak lanse ediliyor.
Bu davayla aynı saatlerde İstanbul 14 Ağır Ceza Mahkemesi'nde Galatasaray Üniversitesi Endüstri Mühendisliği öğrencisi Cihan Kırmızıgül'ün, taktığı puşi nedeniyle "eyleme katıldığı" gerekçe gösterilerek 21 aydır "örgüt üyeliğinden" yargılandığı davanın altıncı duruşması görülüyordu.
Beşiktaş Adliyesi'nde yargılanan BDP'li gençler ile Kırmızgül'e BDP'lilerin yanı sıra gazetici-yazarlar Banu Güven, Yıldırım Türker, Özgür Mumcu, Galatasaray Üniversitesi öğretim üyeleri, asistanları ve öğrencilerin olduğu birçok kişi destek verdi. Adliye önünde açıklamada, "Tutuklu öğrencilere özgürlük" yazılı pankart açan Tutuklu Öğrencilerle Dayanışma Platformu üyeleri, "Cihan neden 22 aydır tutuklu?", "Tutuklu öğrenciler serbest bırakılsın", "Beni de al" yazılı dövizler taşıdı.

500 öğrenci tutuklu

"Tutuklu Öğrencilerle Dayanışma İnisiyatifi" adına basın açıklamasını okuyan Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde öğretim üyesi ve Radikal Gazetesi yazarı Özgür Mumcu, Türkiye'de aralarında lise öğrencilerinin de bulunduğu 500'ün üzerinde tutuklu öğrenci olduğunu hatırlattı. Mumcu devam şöyle dedi: "Tutuklu öğrenciler, özgürlüklerinden keyfi olarak yoksun bırakılmalarının yanı sıra, eğitim hakkından mahrum edilme ve zorlu cezaevi koşulları gibi birçok sorunla da karşı karşıya. Tutuklu yargılama için gereken kuvvetli şüphe, delilleri karartma ve kaçma gibi unsurlar gerekçe gösterilmeksizin var kabul ediliyor. Boyundaki poşu, öğrencilerin evlerinde bulunan ders notları, kitaplar gibi kerameti kendinden menkul deliller üretiliyor. Telefon görüşmelerinde ve e-posta yazışmalarında geçen bazı kelimeler, emniyet görevlilerinin kendilerince oluşturdukları kriminal bir dilde, örgüt görüşmesi olarak değerlendirilip, günlük yaşamda kullandığımız birçok kelime suç unsuru haline getiriliyor."


Uzun tutukluluk cezalandırma yöntemi
Mumcu, devletin şüpheli ilan etmede ne kadar keyfi davrandığını ve uzun tutukluluk sürelerinin cezalandırmaya dönüştüğünü söyledi ve ekledi: "Bir siyasi partiye üye olmak, yemekhaneyi boykot etmek, basın açıklamasına katılmak, mitinge gitmek, parasız eğitim talep etmek soruşturma konusu olabiliyor. Bu tablo, bir yandan devletin birilerini şüpheli ilan etmede ne kadar keyfi davranabildiğini gösterirken, diğer yandan uzun tutukluluk sürelerinin bir 'alternatif cezalandırma' veya politik rehin alma olarak kullanılmaya başlandığını ortaya koyuyor."

Tüm tutuklu öğrenciler için buradayız
Bugünün 17 Kasım, Uluslararası Öğrenci Hakları Günü olduğunu hatırlatan Mumcu,  bu öğrencilerden biri olan Kırmızıgül'ün beşinci duruşmasında savcılık makamınca tahliyesi istenmesine rağmen serbest bırakılmadığını hatırlattı ve "Bu tür durumların olağanlaşmaması ve kamu vicdanının sağırlaşmaması için, bu davaların takipçisi olmak ve bu kaygı verici durumu görünür kılmak gerekmektedir. Bu nedenle hem Cihan'a ün hem de diğer tutuklu öğrencilerin neden tutuklu olduğunu öğrenmek ve Cihan'ın şahsında tüm tutuklu öğrencilerle dayanışmak için Beşiktaş Adliyesi'ndeyiz" dedi.

Galatasaray Üniversitesi'nden de destek

Galatasaray Üniversitesi çalışanları da yaptıkları imza kampanyasında, "Öğrencimiz Cihan'a uygulanan tutuklama tedbirinin başından beri hukuka aykırı ve orantısız olduğunu savunuyor, süreler uzadıkça da giderek telafisi imkansız bir mağduriyete dönüştüğüne inanıyoruz. Bu davanın takipçisiyiz. Tutuklamanın devamının hangi somut gerekçe ya da olgulara dayandırıldığının artık açıklanmasını ya da Kırmızıgül'ün salıverilmesini istiyoruz" dedi.

İSTANBUL