Rojava’nın Til Temir kentinde 17 Mayıs’ta şehit düşen Hüseyin Tutuman için Rüsselsheim Demokratik Kürt Toplum Merkezi’nde bir anma etkinliği yapıldı. 

Bir dakikalık saygı duruşunun ardından Rüsselsheim Demokratik Kürt Toplum Merkezi Sosyal Komisyon Sözcüsü ve Şehit Aileleri Birliği Temsilcisi Haskar Ayboğa bir konuşma yaptı. Ayboğa, 15 Ağustos 1984 yılından günümüze kadar yaşanan gelişmeleri anlatarak Kürt halkının bugün elde ettiği kazanımları ve öz gücünü Kürdistan şehitlerden aldığını vurguladı. Ayboğa devamla, din, dil, ırk ve millet farketmeksizin Kürdistan Özgürlük Hareketi’nde yerini alan her bir gerilla şehidini minnetle andıklarını, onların şahsında Kürdistan Özgürlük Mücadelesi’ne sahip çıktıklarını vurguladı.

Hüseyin Tutuman’ın yaşamından kesitlerin anlatıldığı anmada, güncel gelişmelere ilişkin de değerlendirme yapıldı, herkesin Kürdistan şehitlerinin anılarına sahip çıkması istendi. Günümüzde bir üçüncü dünya savaşı çıkarılmak istenildiği vurgulanarak, DAİŞ ve arkasındaki güçleri böylesi bir savaşa destek verdiği belirtildi. 


Pirsûs şehidi Neumünster’de anıldı

Neumünster Demokratik Kürt Toplum Merkezi’nde ise Pirsûs’ta (Suruç) AKP ve DAİŞ’in ortaklığı ile yapılan katliamda şehit düşen çoğu SGDF’li, 33 kişiden biri olan Cebrail Günebakan anıldı. Pirsûs Katliamı’nda şehit düşenlerin anısına yapılan saygı duruşundan sonra Kürt siyasetçi Ferhat Derik Pirsûs Katliamı’nın AKP gladyosu tarafından gerçekleştirildiğini belirterek “DAİŞ’e karşı sus pus olanlar, sesini bile yükseltmeye cesaret edemeyenler, DAİŞ’in başını okşayan Ankara’daki yöneticiler bu barbarlığın suç ortağıdır” dedi. 

Türk devletinin başındaki AKP’nin seri katliamlarına bir yenisini eklediğini dile getiren Derik, Pirsûs’ta yapılan saldırının devletin barış ve insanlık karşıtı stratejik politikalarının bir sonucu olduğunu söyledi. Derik, “Toplumu derinden sarsacak büyük katliamları gerçekleştiren organizasyonlar, eylemlerini devletin bilgisi ve yol vermesi olmadan gerçekleştiremez. Bombacılar kim olursa olsun bu tür katliamlarda devlet hukuksal ve siyasal sorumluluktan kurtulamaz” sözlerine ekledi. Derik, Türk devleti ve hükümetini içte ve dışta Kürtlere düşmanlıktan vazgeçmesini istedi.


Y.ÖZGÜR POLİTİKA/RÜSSELSHEIM/NEUMÜNSTER