
‘Üç kadın devrimciden ilham aldık’
Paris katliamında yaşamını yitiren üç Kürt kadın siyasetçiden ilham alarak yaptıkları resimlerin 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne denk getirmeye çalıştıklarını söyleyen Muazzez Filiz, “Bu resimleri yapmaktaki amacımız, kadınların yaşamlarını somut ve görsel anlamda sunmaktı” dedi. Toplumdaki kadını geniş bir perspektiften ele aldıklarını ifade eden Filiz, kadınların yaşamış olduğu sorunları resmetmenin çok zor olduğunu dile getirerek, resimlerle beraber toplumun kadınların yaşadığı acılarla bir kez daha yüzleştiğine dikkat çekti. Filiz, “Resimlerimizde Paris’te katledilen üç kadın devrimci, Roboskîli anneler, çocuk gelinler, göç eden, şiddete uğramış ve savaşlarda derin yara almış kadınların yaşadığı dramları tuvallere yansıtmaya çalıştık” sözlerine yer verdi.
‘Kadınlar yaşamı örüyorlar’
Renk skalasındaki hiçbir tonun kadının çektiği acıları kapatabilecek düzeyde olmadığını kaydeden Filiz, kadınların yaşadıkları acıları en az düzeye indirmek için renkleri daha canlı tutarak, çarpıcılığını öne çıkarmayı hedeflemelerine rağmen bunu başaramadıklarını dile getirdi. Filiz, “Her şeyine müdahale edilen kadınlar, her şeye rağmen ayaklanıp, güneşin doğuşuyla yaşamı tekrardan örüyor” diye kaydetti. Bir kadının verdiği can ile dünyaya gelen erkeklerin, bugün kadınları katletmesinin kabul edilemez olduğunu kaydeden Filiz, kadınların erkek zihniyetiyle çok güçlü bir şekilde mücadele etmesinin gerekliliğine dikkat çekti.
“Günümüzde kadınlar nasıl?” adlı başlığı düşünürken çok zorlandıklarını ifade eden Filiz, “Kadın gitmek istediği yere varabiliyor mu? Çocukken nasıl yetiştiriliyor? Hamileyken neler yaşıyor? Aile içerisinde neler yaşıyor? Erkeğin şiddetine karşı ne kadar mücadele ediyor? Hayallerinin ne kadarını gerçekleştiriyor?” şeklinde sorulara yanıt bulmaya çalıştıklarını dile getirdi. Kadınların yaşadıkları sıkıntılara rağmen toplum içerisinde her zaman sahiplenici bir tutum sergilediğini kaydeden Filiz, kadının mücadele etmekten korkmadığının altını çizdi. Filiz, toplumu bir arada tutanın kadın olduğunu dile getirerek, toplumun bütünlüğünü de kadınların sağladığını sözlerine ekledi.
‘Kadınların yaşadığı acıları resmettik’
Kadını ve kadının toplumdaki yerini sanat ile anlatmanın zorluğuna işaret eden Leyla Çakır, “Günümüzde kadın nasıl?” temalı yaptıkları resimlerden çok etkilendiğini ifade etti. Çakır, yaptıkları resimlerde günümüzde erkeğin yaklaşımı sonucunda kadınların yaşadığı acıları resmettiklerini belirterek, “Gebe kadından ergen kadına, çocuk gelinlerden, emekçi kadınlara kadar kadınların yaşadığı tüm evreleri görsel bir şeklide çalışmalarımıza aktardık” dedi. Çakır, yaptıkları resimler arasında kendisini en çok duygulandıran resmin Roboskîli anneleri resmettiği çalışmanın olduğunu söyledi. “Bir annenin yaşayabileceği en büyük acıyı orada hissettim ve yaşadım. Gerçekten yaşanmış bir şeyin resmini yapmak, bir annenin evladını kaybetmesi, toplumun verdiği ağır sancılar kadar acı oldu” ifadelerine yer veren Çakır, Roboskili annelerin yaşadıkları acılara rağmen mücadele etmelerini kutsal bulduğunu ifade etti.
DERYA CEYLAN / JINHA / AMED