Kürtler ve Kürdistan dünyanın en şansız halkı ve coğrafyasıdır. Şansızlığımızın birçok nedeni vardır.
Kürdistan süper güçler ve onların Ortadoğu’daki işbirlikçi rejimleri tarafından dört parçaya bölünmüş, sömürgeleştirilmiş, statüsüz bırakılmıştır. Süper güçler ve onların Ortadoğu’daki işbirlikçileri bu bölünmeyi hep Kürtlerin aleyhine kullanmışlardır.
Kürtlerin büyük çoğunluğu kendilerini sömürgeleştiren, statüsüz bırakan bu sömürgeci rejimler ile aynı inancı paylaşmaktadırlar. Sömürgeci sistemler bu müşterekliği Kürtlerin aleyhine tarih boyunca hep kullanmış, halen de kullanmaya devam etmektedirler.
Sömürgeci sistemlerle aynı inancı paylaşmamız Kürtler için tam anlamı ile bir şansızlık değildir şüphesiz. Çünkü yüce Allah(C.C.) Kürtlere kendileri ile aynı inancı paylaşanların kölesi olmayı emretmemiştir. Aksine Kuran-ı Kerim’in yarısından fazlasında kullarına zalime, zülme karşı çıkmayı emretmiştir. Zalimin yanında yer alanlarıda zulümkarın ortağı olarak hesap vereceğini bildirmiştir. Kaldıki süper güçlerin kendileri ile aynı inancı taşıyan Ermenileri nasıl menfaatleri gereği sattıklarına tarih şahittir.
Büyük düşünür Ehmedê Xanî’nin dediği gibi Kürtlerdeki yüksek hamiyet duygusu, minnet’e olan nefretleri Kürtlerin tarih boyunca bir araya gelmelerini engellemiş, bölünüp parçalanmalarına neden olmuştur. Kürtleri sömürgeleştiren devletler ise Kürtlerin bu sosyolojik özelliklerini sömürgeci sistemlerinin devamı için çok iyi bir biçimde kullanmışlardır. Kürtlerin tarihini inceleyin, Kürtler hiç bir zaman teke tek döğüşte yenilmediler. Ne zamanki Kürtlerdeki hamiyet ve minnet etmem duygusunu sömürgeciler kullanmaya başladılar Kürtler o zaman er meydanından yenik ayrıldılar.
Bu girişten sonra Kürtlerin başına yeni tuzaklar örmek isteyen sömürgeci güçler görsel ve yazılı medyaları kanalıyla Kürtlerin birliğini sabote etmek için ellerinden geleni ardlarına koymuyorlar. Tabii sadece sömürgeci güçlerin medyaları olsa anlaşılırdır. Biz Kürtlerde sömürgecilerin bu tarihi tuzaklarını işletmeleri için vesile oluyoruz.
Kürtler sömürgeci sistemin kalemşorlarına, demokrat geçinenlerine, ilericilik maskesi takmış Kemalist, Baas’çı solcularına karşı çok temkinli olmalıdırlar. Onların dezinformasyonlarına (yalan haberlerine) ihtiyatlı yaklaşmalıdırlar. Kürtlerin birliğine yönelik taktiklerini çok doğru anlamalıdırlar.
Kürdistan Federal Bölge Başkanı sayın Barzani’nin son Amerika ve Türkiye gezisindeki temasları, beyanatları yalan haberlere dönüştürülerek Türk basınına yansıtıldı. Hejarê Şamil’in K.Post’taki yazısında dediği gibi Kürt basını halen yetiştirdiği bir mensubunu özel olarak sayın Barzani’nin temaslarında kendisine refakatını sağlayamamışsa daha kat edeceğimiz çok mesafe vardır.
Sayın Barzani’nin Türk basınına yansıyan değiştirilmiş beyanları ile Hewler’de Kürt basınına yönelik yaptığı basın toplantısındaki söylemleri arasında Çin seddi vardır. Mesud Barzani bir soru üzerine Türkiye’deki basına “PKK silah bırakmalıdır” demediğini söylüyor. “Silahlı mücadelenin miadını doldurduğunu söylediğini” ifade ediyor. Ve ekliyor “Bağımsızlık dışında hiç kimse benden Kürt gençlerinin kanını dökmelerini istememi beklemesin”.
Kürtler ve Kürdistan tarihin çok önemli bir sürecinden geçiyor. Kürtlerin birbirlerine güven duymaları, sömürgeci sistemin Kürtlerin birliklerine yönelik sabotajlarını boşa çıkarmaları gerekiyor.
Bunun yolu ise yapılması düşünülen “Kürt Konferansının” en kısa zamanda gerçekleştirilmesidir. Sömürgeci sistemlerin kendi menfaatleri gerektiğinde Kürtlere gülümsemelerinin sahteliğini Kürtler artık bilince çıkarmak zorundadırlar. Maliki zayıf olduğu dönemlerde “Kürtleri tepelemek için F-16’ların gelmesini beklememiz lazım” demiyordu. Beşar Esad’ın daha düne kadar Erdoğan ile sarmaş dolaş kuzu dolması olduğunu, Kürtleri Türkiye’ye teslim ettiği günleri, Molaların Kandile TC ile birlikte müşterek operasyon yaptıklarını Kürtler unutmamalıdır.
KÜRDİSTAN TARİHİNDE BU HAFTA:
* Irak Hava Kuvvetleri 24 Nisan 1974 tarihinde Qaladızi Bombaladı. Yüzlerce sivil Kürt yaşamını yitirdi.
* DDKO tarafından çıkarılan “Haber Bülteni”nin ilk sayısı 25 Nisan 1970’de yayınlandı.
* 26 Nisan 1997’de Kürt-Kav (Kürt Kültürünü Araştırma Vakfı) mahkeme tarafından tescil edildi.
* Özgür Ülke gazetesi 28 Nisan 1994’te günlük olarak yayınlanmaya başlandı.
TUZAK