Türk cezaevlerinde tutulan Sinan, Mahsun ve Bünyamin Çalhan kardeşler, tecridin kaldırılması talebiyle açlık grevinde. Üç tutsak oğlu da eylemde olan baba Abdülkadir Çalhan, herkesi bu talebi sahiplenmeye çağırdı.

AHMET KANBAL / MA / MARDİN

Ayrı cezaevlerinde tutuklu bulunan Sinan, Mahsun ve Bünyamin Çalhan isimli üç kardeş, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerindeki tecrit koşullarının sonlandırılması talebiyle açlık grevinde girdi. Baba Abdülkadir Çalhan, çocuklarının sesinin duyulmasını istiyor.

Süresiz-dönüşümsüz açlık grevine giren tutsaklar arasında Sinan (28), Mahsun (25) ve Bünyamin Çalhan (22) kardeşler de bulunuyor. Üç kardeşten Kandıra 1 No’lu F Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan Sinan ilk grup, Kayseri Bünyan Kapalı Cezaevi’nde tutulan Mahsun ikinci grup, Mardin E Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan Bünyamin ise dördüncü grupta.

51 yıl hapse mahkumlar

 Kardeşlerden siyasi parti çalışmaları nedeniyle 2010’da tutuklanan Sinan Çalhan, Öcalan’ın cezaevi koşulları, Kürt sorununun çözümü, diyalog ve anadilde savunma hakkı için 2012’de cezaevlerinde başlatılan açlık grevi eylemine katılan isimlerden biriydi. 2014’ün ilk günlerinde tahliye edilen Sinan, hakkında açılan dava yargılamasında 21 yıl hapis cezasına çarptırılması üzerine 2015’in başlarında yeniden tutuklanarak cezaevine konuldu.

Üç yılı aşkındır tutuklu olan kardeşlerden Mahsun Çalhan da 2015’te Hakkari’de öğrencilik yaptığı sırada tutuklanarak, 18 yıl hapis cezasına çarptırıldı. En küçük kardeş olan Bünyamin ise yaklaşık 18 ay önce siyasi parti çalışmalarında iken tutuklanarak cezaevine konuldu ve 12 yıl hapse mahkum edildi.

 

Bu talebi sahiplenelim

 Üç çocuğunun da hukuksuz bir şekilde tutulduğunu belirten baba Abdülkadir Çalhan, cezaevlerindeki grevlerin bir anlamda bu haksızlık ve hukuksuzluklara karşı da olduğunu söyledi. Açlık grevlerini, “huzur ve barışın tesisi için bir çözüm önerisi” olarak gördüğünü belirten Çalhan, tutukluların talebine bir an önce yanıt verilmesini istedi. Aileleri olarak tutukluların taleplerini sahiplendiklerini ifade eden Çalhan, “Leyla Güven bir adım attı. Buradan kendisini selamlıyorum. Öcalan üzerindeki tecrit bir an önce sonlandırılmalı. Barış ve demokrasi çağrısı cevap bulmalı” dedi.

Çalhan, kamuoyuna ise şu çağrıda bulundu: “Çocuklarımızın sesine ses olmak için halkımızın harekete geçmesi gerekiyor. Halk bu sesi duymalı, bu talebi sahiplenmeli. Ancak o zaman çocuklarımızın talepleri daha çok duyulur.”

Kayseri’de görüş yasağı

Kayseri Bünyan Cezaevi’ne, açlık grevinde olan tutsaklara disiplin cezası adı altında görüş yasağı getirildi.

Mardin’de 3 yıl önce tutuklandıktan sonra Mersin Tarsus Cezaevi’ne sürgün edilen Berivan Bitmen (26), Ağustos 2018’de Kayseri Bünyan Cezaevi’ne gönderildi. Sürgünler nedeniyle var olan sağlık sorunlarının tedavisi yarım kalan Bitmen’e sürekli disiplin cezaları verildi. Sağlık sorunlarına rağmen Bitmen ile Merve Bolat, Maşallah Erbey adlı tutsaklar, Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması talebiyle 5 Ocak’ta süresiz-dönüşümsüz açlık grevine başladı.

Kayseri Bünyan Cezaevi’nde yaşanan hak ihlallerinin aileler üzerinden basına yansımasının ardından cezaevi yönetiminin tutsaklara görüş yasağı cezası verdiği kaydedildi. İki aylık görüş yasağı alan tutsaklar, ailelerine yalnızca telefonla ulaşabilirken, aileler, telefon haklarının da ellerinden alınmasından endişeli.

Gazete kupürüne hücre cezası

Elazığ Yüksek Güvenlikli 2 Nolu Cezaevi’nde kalan Mustafa Geylan’a Azadiya Welat gazetesinin kupürünü bulundurması dolayısıyla 15 gün hücre cezası verildi.

Hak ihlalleriyle gündemden düşmeyen Elazığ Cezaevi’nde tutuklulara keyfi bir şekilde hücre cezaları veriliyor. Elazığ Yüksek Güvenlikli 2 Nolu Cezaevi’nde kalan Mustafa Geylan’a 15 gün hücre cezası verildi. Aileleri aracılığıyla alınan bilgilere göre, Geylan’ın, Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılan Azadiya Welat gazetesinin kupürünü bulundurması, tarih, coğrafya gibi sosyal bilimlerle ilgili bazı bilgileri not alması ve bazı fotoğrafları gerekçesiyle hücre cezasına çarptırıldı.

Aynı şekilde Ahmet Okkan adlı tutukluya da cezaevi idaresinden onaylı alınan mühürlü kitaplar gerekçe gösterilerek 5 gün hücre cezası verildi.