Korku İmparatorluğu Kürdistan’da da kırıldı.
Ve bundandır; sonuçları pusulalar değil, talimat belirledi.
Buraya kadar olan yeni değil.
Yeni olan, birilerinin Reis’i kurtarmak için, yeniden "çözüm masasına" dönüleceği yolunda spekülasyon yapmaları.
Erdoğan’ın daha uzun bir dönem tahammül edilmesi gereken bir Tiran olarak lanse edilmesi, toplumda kötülerin, kötüsüne katlanmayı kanıksatmak gibi, daha başlangıçta kırılacak bir stratejiye hizmet ettiğinin altını çizmek gerekiyor.
Çözüm, problemin kendisi olunca, Kürdistan’dan gelecek önermeler sürece damga vuracak. Halkın bizzat içinde olduğu süreç yeni bir dönemin kapılarını aralayacak gibi.
Erdoğan, senaryosunun filminin çekildiği Dolmabahçe Masasını bir hamleyle devirdikten;
Sonrası gelişmelerin bizzat tatbikçisi olduktan sonra, Kürdistanlılar nezdinde "Söz"ünün kaç para edeceğinden haberdar olmasına rağmen; birilerinin Reis’i "umut" göstermesinin kıymeti harbiyesi ne olabilir ki?
Şimdi Kürdistan bazında söz söyleme müsadesi olmayan adamların başında Reis var!
Katliamları azmettiren değil, onlara bizzat "Başkomutanlık" yapan birinin, devre dışı bırakıldığı dönemin başındayız.
Birinci tehlike: son dönemin yönetimine önderlik eden adamdı: Reis
İkinci tehlike, bir süre öncesine kadar Kürdistan’daki katliam ve özel savaşın ortağı Gülen "Hoca" hareketidir.
"Hoca’cılar, mağdur olduklarını Kürtler’e kanıksatmak için hareketlendiler.
Bir zamanların aktif suçluları, şimdilerin, muhalifleri olduklarını Kürtler’e dikte etmek istiyorlar. Avrupa’da ortaya çıkan tabloda, "günah çıkaran" Hoca’cıların, Kürdistan’daki insanlık suçlarının ortağı olduklarının bir an için unutulmamasını diliyorum.
Yani ikinci tehlike, bir zamanlar Reis’in de Halife’si olan: Hoca!
Gelinen durumda, yeniden inşa edilmek istenen ve eğer göçüp gider, mahkemelerde sürünür, başına hesapta olmayan birşeyler gelirse, Reis’den sonra, Kemal’in eliyle yeniden beton yığını olarak Kürdistan’a müdahale edecek olan, TC’nin kurucusu Kemal olacak.
O başlangıçtaki Kemal olmasaydı; Bugünkü Kemal olmazdı.
O Kemal olmasaydı; Cevdet Sunay hiç olmazdı.
O ilk Kemal olmasaydı, Kenan Evran Türk Bayrağını kuşanan Türk ordusuyla Kürdistan’ı viraneye çeviremezdi.
Bu, Kemalist sistemin mirası.
O bir zamanların Kemal’i olmasaydı; Reis’de olmazdı. Bırakın aksesuardaki görüntüyü.
Kemalizm dimdik ayakta. Ve onu ayakta tutan, ona karşı olduğunu ezilenlere kanıksatmak isteyen bu Reis!
O Kemal, bu Kemal, Resi ya da Hoca; Kürdistan ve Türkiye emekçileri açısından hepsi aynı değil mi; o günden bu yana dokunulmaz proje: Anti Kürt; anti Komünist!