
İzmir Müzisyenler Derneği (İMD), 40’a yakın kayıtlı üyesi ve bine yakın gönüllüsüyle çalışmalarını sürdürüyor. Flüt, bağlama, gitar, klarnet, erbane, bateri, armoni, ses eğitimi ve şanın yanı sıra yakın dövüş, öz savunma atölyesi, kadın, çok dilli koro ve sağlık dersleri veriliyor. Dernekte tüm dersler ücretsiz veriliyor. Derneğin 16 adet dersliği ve yaklaşık 350 öğrencisi bulunuyor. 13-14 gönüllü öğretmenin ders verdiği derneğin 15 atölyesi var.
Çok dilli koro çalışması
Müziği toplumsal yaşamın bir parçası olarak gördüklerini söyleyen İMD Başkanı Oktay Çaparoğlu, günlük yaşama dair dil eğitimi verdiklerini belirterek, “Çok dili koro çalışmamız var. Burada amaç halklar arasındaki o etkileşişimi sağlamak. Şu an 15-16 dilde şarkılar öğrendik. Boşnakça, Bulgarca, Gürcüce, Kürtçe, Kirmanckî, Ermenice, Rumca, Farsça, İbranice, Çerkezce ve Arapça dillerde şarkılar öğrendik. Hem o dillerdeki telaffuzunu öğrenmek hem de o kültürlerin tarihte karşı karşıya kaldıkları acıları, katliamları ve kıyımları daha iyi yansıtmak istiyoruz. Hem tarihsel anlamda acılarımızı ortaklaşıyoruz hem de karşılıklı etkileşimle birbirimizden haberdar oluyoruz” dedi.

Cizre ve Sur’a gideceğiz
Batman’ın Kozluk ilçesine yaklaşık 30 adet müzik aleti götürdüklerini ve çocuklarla müzik ve ritim çalıştıklarını söyleyen Çaparoğlu, Cizre, Sur, Silopi ve Şırnak’a da giderek çocuklarla müzik ve ritim çalışacaklarını aktardı. İzmir’deki Yamanlar Cemevi’nde oyuncak atölyesi kurma hazırlıklarını sürdürdüklerini belirten Çaparoğlu, şöyle devam etti: “O çocuklarla buluşmak ve karşı karşıya kaldığı hak ihalelerinin unutulmamasını sağlamak ve bu ülkenin batısı ve doğusu arasında ırkçı politika ile ayrıştırmaya karşı durmak istiyoruz. Ayrıştırmanın temelinde devlet müdahalesi var. Biz bunu kırmaya çalışıyoruz. Şu an mültecilere karşı linçler var. Bu dönem Suriyeli çocukların okuduğu okullarda müzik ve çocuk etkinlikleri düzenleyeceğiz.”
Tek dilliliği kabul etmiyoruz
Çaparoğlu, salt müzik değil resim, tiyatro ve heykel gibi çalışmaları da yürüteceklerini ifade etti. Yaptıkları bütün etkinliklerde tek dilliliği kabul etmeyeceklerinin altını çizen Çaparoğlu, “Nereye gidersek oranın dilini öğreniyoruz. Derneğimizde bir kadın çalışması düşünüyoruz. Sanatın, kültürün ve toplumsal etkinlerinkilerin çok ulaşmadığı semtler, ilçeler var. Çok fazla sosyal etkinliklerin olmadığı yerler var. Oraya gidip etkinliklerimizi yapmaya çalışacağız. Müzik odası ve kitap talebi geliyor. En son bir ay önce Diyarbakır’da Çınar’a bağlı bir köy okulunda mont ve bot göndererek aracı olduk. Biz çağırı yaptık, yardım kampanyası için Tokat’tan 50’ye yakın kaban yardımında bulundular” ifadelerini kullandı.
Müziği sokağa taşıyacağız
OHAL döneminde ciddi baskılar olduğunu vurgulayan Çaparoğlu, lokma dağıtma etkinliklerinin dahi polis tarafından engellendiğini ifade etti. Çaparoğlu, KHK’lerle mağdur edilen kamu emekçileriyle dayanışmaya devam edeceklerini söyledi. Ücretsiz sanat hakkı için mücadele edeceklerinin altını çizen Çaparoğlu, müzik eğitimini mahalleye ve sokağa taşıyacaklarını belirtti.
Sokak etkinliklerini polis ablukasında sürdürdüklerini kaydeden Çaparoğlu, şunları söyledi: “Seçtiğiniz eylem tarzına göre sistem tarafından baskılanıyorsunuz. Her sene Aralık ayında Roboski anması yaparız. Roboski bizim için bir simgedir. Roboskili ailelere desteklerimiz sürecek. Bir yerde bir işçinin hakkı yenildiğinde ona destek çıkmaya çalışıyoruz. Ezilenler, kadınlar, çocuklar, taciz ve tecavüze uğrayanlar, ayrımcılığa maruz kalanlar, haksızlığa uğrayanlar ve ekoloji savunucularının yanında olmaya devam edeceğiz.”
MA/İZMİR