
Sokağa çıkma yasağının 2. gününde Silvan'da devlet terörü tırmandırıldı. Mahallelerin zırhlı araçla tarandığı ilçede yaralı sivillere yardım etmek isteyenlerin üzerine de ateş açıldı. Tüm saldırılara rağmen halkın direnişi kırılamadı. Gever ve İdil'de de devlet saldırıları direnişle püskürtüldü.
Amed'in Silvan ilçesinde Konak, Mescit ve Tekel mahallelerinde sokağa çıkma yasağı 2. gününü geride bıraktı. Özel harekat polisleri, Konak, Mescit ve Tekel mahallelerine saldırılarını sürdürürken, sokağa çıkma yasağının olmadığı Bağlar ve Feridun mahallelerinde de etrafa rastgele gaz bombaları attı. Cadde üzerindeki esnafa silah zoruyla dükkanları kapattıran özel harekat polislerinin akrep ve panzerden rastgele attıkları gaz bombaları apartmanların balkonlarına da isabet etti.
Mahalleler tarandı
İlçede önceki gün başlayan devlet saldırıları dün sabah şiddetlendi. Çok sayıda panzer, akrep, ural ve kobra tipi zırhlı araçla mahalleler taranırken, özellikle Azizoğlu ve Eskit Bitlis caddeleri üzerinden Tekel ve Mescit mahallelerine giden yollarda konumlandırılan onlarca zırhlı araçla saldırılar tırmandırıldı. Sokağa çıkma yasağının olmadığı Cami Mahallesi'nde halkın evlerine çekilmesi için yapılan uyarılara ise itibar edilmedi.
Yaralılar var
Giriş ve çıkışların polis denetiminde olduğu ilçede, Tekel, Konak ve Mescit mahallerini gören yüksek binaların çatılarına özel harekat polisleri konuşlandırıldı. Bir eve polis tarafından atılan roket isabet ederken, 30 yaşlarındaki Nurhan Sarılı yaralandı. Yasaklı 3 mahallede en az 5 kişinin yaralı olduğu öğrenilirken, yaralıları hastaneye kaldırmak isteyenlere de polislerce ateş açıldı.
Direne direne kazanacağız
Saldırılara karşı sokaklara dökülen halk, "Direne direne kazanacağız", "PKK halktır halk burada" ve "Bijî berxwedana Farqînê" sloganları attı. Diğer mahallelerde de halk gürültü eylemiyle direnişe yanıt verdi.
HDP ilçe binası önünde bir araya gelen aralarında HDP Amed Milletvekili Çağlar Demirel'in de bulunduğu kitle Diyarbakır Caddesi üzerinde yürüyüşe geçti. Feridun Mahallesi'nde yasak kararı olmamasına rağmen halkın üzerine gaz bombası atıldı, tazyikli su sıkıldı.
Kepçe imha edildi
Silvan'da hendekleri kapatmak ve barikatları yıkmak için Mescit Mahallesi'ne getirilen DSİ'ye ait kepçe roketle imha edildi. Yanan kepçe içerisindeki 2 kişinin hayatını kaybettiği bildirildi. Akrep tipi zırhlı araç da darbe alarak kullanılamaz hale geldi. Zırhlı araç çekiciye yüklenerek götürüldü. Çatışmada bir özel harekat polisinin de ağır yaralandığı bildirildi.
Çekme Serhat!
Elektrik ve suyun kesik olduğu ilçede, GSM ve internet erişimi engellenirken, polis saldırılarını görüntülemek isteyen Azadiya Welat, JİNHA ve DİHA muhabirleri tehdit edildi. Basın mensuplarının çekim yaptığı bölgeye ural tipi zırhı araçla gelen polisin, daha önce başına silah dayatılan DİHA muhabiri Serhat Yüce'ye "Serhat çekme" diye bağırması dikkat çekti.
Yüksekova ve İdil
Yüksekova ve İdil'de de devlet saldırıları direnişle püskürtüldü. Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde, Cumhuriyet, Eski Kışla, Dize ve Orman mahallelerindeki saldırılar da öz savunmayla engellendi. Önceki gece saat 02.00 sıralarında özel harekat polisleri zırhlı araçlardan etrafa rastgele ateş açtı. Saldırıya verilen karşılıkta panzer darbelendi. Özel harekat polisleri geri çekilirken halk da sabaha kadar nöbetini sürdürdü.
Şırnak'ın İdil ilçesinde de öz yönetim ilanı ardından kazılan hendek ve barikatları kaldırmak için dün sabah çok sayıda zırhlı polis aracı Yenimahalle'yi ablukaya aldı. Sokağa dökülen halk iş makineleriyle mahalleye girilmesini engelledi. Barikatlar ardından toplanan kitlenin direnişi karşısında polis geri çekilmek zorunda kaldı.
Mahallemizde polis istemiyoruz
Polis tarafından kaldırılan kimi barikatlar da kadınlar tarafından yeniden oluşturuldu. Emine Gökçe isimli kadın "Mahallemizde polis istemiyoruz. Ne evlerimizi terk edeceğiz ne de saldırılara sessiz kalacağız. Hepimizi öldürseler bile direnişimiz devam edecek" şeklinde konuştu.
Direniş meydanı sahne oldu
İdil Belediyesi bünyesinde faaliyet yürüten Kültür Sanat Merkezi çalışanları ise öz yönetimin ilan edildiği Turgut Özal Mahallesi'nde halkla dayanışmak amacıyla "Qesra Derewan" isimli tiyatro oyununu sahneledi.
Hayati tehlikesi var
Mardin'in Kızıltepe ilçesinde ise devlet saldırılarını protesto için Koçhisar ve Ersoy mahallerinde yapılan gösteriye polis gerçek silahla saldırdı; Ömer Sertkaya diz kapağından, Ahmet Ünal ise karnından vuruldu. Kızıltepe Devlet Hastanesi'ne kaldırılan yaralı gençlerden Ünal'ın hayati tehlikesinin devam ettiği öğrenildi.
HABER MERKEZİ
Ölümden korkmuyoruz
Sur'un Hasırlı Mahallesi'nde özel harekat timleri tarafndan evinin duvarları taranan ve ırkçı-dinci sloganlar yazılan Kadri Akkum, "Bundan daha fazlası varsa o da ölümdür. Bu halk artık ölümden de korkmuyor" dedi.
Sokağa çıkma yasağının 4 gün sürdüğü, biri çocuk 2 kişinin katledildiği, ev ve işyerlerinin tarandığı Sur'da mahallelere helikopter desteği ve zırhlı araçlarla girilip terör estirilmişti. Katliamcılar bir evin duvarına "Esedullah Tim" ve "Türk'ün gücünü göreceksiniz" yazılamasıyla imzalarını atmıştı. O evin sabihi Kadri Akkum, polisin saldırısına da maruz kaldı. Göğsüne silah dayandı ve darp edildi. Ağır silahlarla gerçekleştirilen saldırıda evinin duvarları delik deşik edilen Akkum, "Duvarlarımıza yazılanlar tamamen milliyetçi söylemler, soykırımlara ait faşist cümleler. Bunları tarihimiz boyunca yaşadık gördük. Yeni denenen bir yöntem değil" dedi ve ekledi: "Kimseden korkmuyoruz. Bu yaşananların benzerlerini 80'lerde 90'larda 2000'de yaşadık. 2015'te de yaşıyoruz. İnsanlar artık devletten korkmuyor. Bundan daha fazlası varsa o da ölümdür. Bu halk artık ölümden de korkmuyor."
Eşyalar ateşe verildi
Sur'da ev baskınlarına ise yenileri ekleniyor. Saldırıların yoğunlaştığı Hasırlı mahallesinde içeride kimsenin olmadığı bir ev basıldı, kapısı kırılarak içeriye girilen ev didik didik arandı, ardından ise evin eşyaları dışarı çıkartılarak ateşe verildi. Etraftakileri de tehdit eden polisler gittikten sonra, eşyalar çevredekilerin müdahelesiyle söndürüldü.
Vali yalan söylüyor
Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde 16 Ekim'de katledilen 17 yaşındaki Diyar Akın ve Diyar Ertaş'la ilgili Hakkari Valiliği'nin yaptığı "Ellerinde silah ve roket vardı" açıklamasına aileleri tepki gösterdi.
Diyar Akın'ın babası Muhyettin Akın, oğlunun saldırı günü kendisiyle birlikte olduğunu belirterek, "Öğle yemeğini birlikte yedikten sonra, olayların olduğu sokağa girdi ve olayları izledi. Yoğun atılan biber gazlarından kendilerini korumak için binanın çatısına çıktı. Çarşının göbeğinde oğlumun elinde silah ne arar. Valilik, polisin pislikleri ortaya çıkmasın diye böyle yalan söylüyor. 'Sivil değil' söylemi yalandır" dedi.
Kardeşini panzer ezdi
Diyar Ertaş'ın babası Cengiz Ertaş da, "Valiliğin açıklaması bizim çocuklarımızı katleden katilleri kurtarma planıdır. Oğlumun elinde ne silah vardı ne de taş. Görgü tanıkları ve şahitler var. Sokağa çok sayıda biber gazı attılar. İnsan avına çıkan katiller evlatlarımızı öldürmüştür" diye konuştu.
Bir oğlunun da 1997 yılında panzer tarafından ezilerek katledildiğini belirten Ertaş, "Bu katil sürülerine asla boyun eğmeyeceğiz. Benim 2 evladım katledildi. Barış için kalan 2 evladımı da vermeye hazırım. Yeter ki barış gelsin" dedi.