
Rojava Devriminin yarattığı etkiyi ve yaşanan sorunları PYD Eşbaşkanı Asya Abdullah’a sorduk. Rojava’da yaşananların Suriye sorununun bir parçası olduğunu söyleyen Abdullah, “Suriye’de bugün en tehlikeli şey savaşın varlığıdır. Tabi acil olan da savaşın durmasıdır. Siyasal anlamda da Suriye sorunu bölgesel ve uluslararası soruna dönüştü. Uluslararası güçlerin çelişkileri Suriye iç durumunu da, savaş durumu da etkiliyor” dedi. Bölgede demokratikleşmenin savaşı engelleyeceğini söyleyen Abdullah, “Suriye modeli nasıl bir model olacak sorunudur. Suriye modeli tüm Suriye halkını, Rojava’yı da ilgilendiriyor” vurgusu yaptı.
PYD Eşbaşkanı Asya Abdullah ile görüşmemizin devamında şunları dile getirdi: Suriye’nin geleceğinin projeleri pek belli değil, biz üçüncü yolu izledik. Suriye’nin temel sorunu toplum sorunudur. Üçüncü çizgi dediğimiz toplumsal sorunları çözen çizgidir. Diğer bir sorun da Suriye’de yürütülen savaşın biçimidir. Rejim kendi iktidarını sürdürmek için savaşıyor. Diğer yandan ÖSO var, fakat etkisi yoktur. IŞİD denetimi alanına giren bölgeler var, bundan dolayı tehlikeli bir savaştır. Bu toplumu çok etkiliyor. Göçmeler de bu sorunlar arasında.
Bizim için Rojava stratejik konumundadır. Bizim de Rojava olarak yaşadığımız sorunlar var. Rojava üzerine çok hesaplar yapılıyor. Bu hesaplardan biri, Kürtlerin birbirinden koparılmasıdır; Kürtlerin kopması; eski zihniyette olanlar böyle düşünüyor. Biz üçüncü yolu temsil ettiğimiz için en çok baskı bize yapılıyor. Rejim tarafı, muhalefet tarafı ve radikal kesimler bize saldırıyorlar. Kürt halkına karşı bir yerde (diğer parçalarda) var olan tutum Rojava’da da uygulanıyor. Böyle düşünen bölgesel güçler daha çok çetelere güç veriyorlar.
KDP’nin rolünü TC üstlendi
Bölgeler kurtarılmış bölgelerdir. Yapılan saldırılar, topluma, demokrasiye karşı saldırılardır. Özellikle Türkiye bize karşı çıkıyor. Barzani de buna dahil. Şu an Güney Kürdistan’da yapılan KDP müdahalesini Türk devleti üstlendi.
Rojava’nın önemli sorunu radikal çete gruplarının varlığıdır. Rojava savunma pozisyonundadır, saldırıda değildir. Suriye’deki savaş bütün toplumu etkiliyor; toplumun çıkarları için burada savaşıyoruz.
Ekonomi, politika örgütleniyor, hem dışarıda hem içeride bu örgütleniyor. Rojava’nın sınır kapıları Güney Kürdistan, Türkiye, Irak’a açılıyor, ama hepsi kapalı.
Herkes demokratikleşmeden bahsediyor, fakat en çok Rojava bunu yapıyor. Kürt bölgelerine karşı farklı bir yaklaşım sergileniyor. Humus’ta ambargo varken herkes yardıma koşuyordu, Kobanê’de ambargonun yanı sıra vahşi saldırılar var, ama kimse bir şey yapmıyor. Onlarca insan Kobanê’ye giriş-çıkışlarda katlediliyor, infaz ediliyor. Birkaç gün önce öğretmen katledildi. Halep’te Kürt mahalleleri rejimin saldırılarına uğruyor, ama kimse ses çıkartmıyor. Kürtlerin uzun yıllardan bu yana mücadelesi var, bu mücadeleler demokratik güçlerin temelini oluşturmaktadır.
Rojava cephesi
Solcular zayıf kalıyorlar. Bu cephe ağır hareket ediyor, güçlenmesi gerekiyor. Demokratikleşmeye ihtiyaç var. Rojava sorunu uluslararası sorunudur. Biz herkesle ilişki kurmaya çalışıyoruz. Rojava Devrimi kimseye karşı değildir, kendisini Suriye’den koparmak istemiyor. Sadece Kürtler için değil, tüm Suriye için iyi bir örnektir.
Merkezden yönetimin zamanı geçti; din, mezhep eksenli sistem Suriye’de artık yürümeyecek. Örneğin ne Alevileri ne Sünnileri yalnız yürütemezler, Kürtler olarak buna izin vermeyiz. Çözüm de demokratik modeldir, Cizîrê örnektir, herkes içinde yer alıyor, üç resmi dil kullanılıyor. Aslında Suriye’nin genel yapısı Rojava gibidir. Hıristiyan, Arap, Alevi vs. temsil ediliyorlar. Halep’te dört etnik grubu var: Kürt, Arap, Türkmen ve Hıristiyanlar. Ancak toplumu bir araya getirerek çözüm buluruz. Biz bunun içinde kanton modelini düşünüyoruz ve çözüm, Suriye muhalif güçlerinin Kürtlerle bir araya gelmesidir. Koordinasyon diye bir güç var.
Kadının rolü
Rojava Devriminde kadının rolü bütün kadınlar için önemli dayanak oldu. Kadın gelişmesi toplumsal gelişmedir. Kadın, toplum ve özgürlük sorununu birlikte çözüyoruz. Tüm kadın kararlarını kadınların kendisi alıyor. Her şeyi kadın kendi düşüncesiyle yürütüyor. Kadın karar merkezinde olmayınca sistemin başarısız olduğunu düşünüyoruz. Demokratikleşme büyük ölçüde kadınlara bağlıdır, çünkü bütün merkezi sistemler kadının inkarı üzerine oluşturuldu. Kadını güçlendirerek saldırıları boşa çıkartıyoruz.
Toplumsal devrim, zihinsel devrimdir. Bunun için de Rojava üç yıldır saldırılara karşı toplumun gücü ile ayakta kalabildi ve yönetimini oluşturuyor. Bir toplum kendini yönetebiliyorsa özgürlüğüne kavuşabilir.
Ortadoğu’ya örnek model
Milliyetçi devlet modeli ve Kapitalist modernite bölgenin sorunlarına çözüm olmadı, olamaz. Bu iki çizgi de toplumsal sorunlara çözüm yolu değildir. Bunlar toplumun demokratikleşmesini getirmediler, tersini, liberalizmi, despotizmi vb. getirdiler.
Üçüncü çizgi toplumun demokratik çizgisidir. Temel gücü toplum gücüdür. Başarısı toplumun alttan üste örgütlenmesidir. Herkes özgünlüğüne göre mücadelede yer alabilir. Üçüncü çizgi sistemlerin daralttığı toplumsal özgürlüğü genişletiyor. Üçüncü çizgi sivil toplumun örgütlenmesidir. PYD ideolojisi APO tarafından şekillendirildi. İnanıyoruz ki başkan APO’nun getirdiği çözüm Ortadoğu toplumları için çözümdür. Değişimin bu noktada olabileceğini düşünüyoruz.
Ortadoğu çok etnikli bir bölgedir. Sorun söyle: 1887 emperyalist ülkeler Ortadoğu’ya yönlendiler ve anlaşmalarla böldüler. Lozan vs. sorunun kaynağı haline geldi. Bu sınırların yıkılması gerekiyor. Belki federal çözüm olabilir, fakat kalıcı değildir. Çözüm ancak konfederal demokratik şeklinde olur.
Sorun, zihniyet devrimi sorunudur. Sistem zihniyet devrimi ile oluşturulmazsa eksik kalır. Bu da alttan oluşuyor. Rojava’nın özellikleri var, Rojava kendi içinde özellikler taşıyor. Üç kanton var, her üçü de kendi kendini yönetiyor, koordinasyonlar var, karşılıklı yardımlaşma sağlanıyor, ama esas olan bunu zihniyetlerin kabul etmesidir. Kürt sorununun çözüm stratejisidir bu. Ortak noktaları var Kürtlerin. Sınırlar konulmadan önce zihinlerinde yoktu öyle bir algı. Kürtler arasındaki konfederal yapı gerçekleşirse Ortadoğu’ya örnek olabilir.
Konfederalizmin gerçekleşmesi: Bugün kapitalist sistem var, ona karşı mücadele edilmesi gerektiğini düşünüyorum. Tekellere karşı nasıl mücadele edilecek? Sadece Ortadoğu’dan bahsetmiyoruz, bizim dışımızda da halklar kurtulmak istiyorlar.
Sistem toplumun güçlerine dayanarak kendini idare ediyor, kendi isteği üzerine şekilleniyor. Ekonomik anlamda toplumu birleştiriyor. Tarihte olan deneylere dayanarak bu söyleniyor. Toplum öz dinamiklerini ortaya çıkarıyor ve kendi sorunlarını kendisi çözüyor. Toplum kapitalizmin yarattığı zihniyetten kurtarılmalıdır; kapitalist sistem daha çok toplumun dinamik güçlerini (gençlik ve kadın) ortadan kaldırıyor, bu yüzden konfederal sistem gençliği ve kadını esas alıyor.
Diplomatik alanda sorunlarımız var. Rojava Devrimi çözümü noktasında diplomatik, siyasal, hukuksal olarak giremediğimiz yerlere sorunun çözümü için katkı sunmanızı istiyoruz...
Devrimde gençliğin rolü...
Değişik gençlik örgütleri anlatıyorlar: Ciwanen Şoreşger; Tevgeren Jinen Ciwan – Genç kadınlar hareketi; Liberal gençlik (Kürdistan Liberal Birliğin gençliği); Konfederasyon gençliği (öğrenci konfederasyonu); PYD gençliği.
Ciwanen Şoreşger: Devrimci gençlik devrimde aktif öncülükle yer alıyor. Önder APO Ortadoğu devriminde çıkış yolunu gösterdi. Ortadoğu krizinde Rojava bir çıkış noktasıdır ve binlercesi bu devrimde yer aldı. Devrimci gençlik adına şehitler düştü. Biz bu devrim sürecinde her şeye hazırız. Her alanda yer alırız, gerekirse de şehit düşeriz.
Liberal gençlik: Katılıyoruz. PYD gençliği: Aynı düşüncedeyiz. PYD, önder APO’nun düşüncelerini benimsediği için Ciwanen Şoreşger ile yakınlığı vardır. Öğrenci Konfederasyonu: Daha çok okullarda örgütleniyoruz. Biz de şehirlerde, okullarda her şeye hazırız. Jinen Ciwan: Rojava mücadelesi aynı zamanda kadın mücadelesidir. Genç kadınlar olarak toplumun en dinamik kesimini oluşturuyoruz ve bu devrimde rol oynamak istiyoruz.
Ciwanen Şoreşger olarak özerk örgütleniyoruz. Esas itibariyle semtlerde gençliği örgütlüyoruz ve komün oluşturuyoruz. Komünler değişik amaçlarla kuruluyor: Spor, savunma... Eğer birimiz seçilirse mecliste de yer alıyoruz. O mecliste semtin yönelimi belirlenir. Jinen Ciwan da Ciwanen Şoreşgerin örgütlenme sistemini uyguluyor, birbirine dayanıyorlar.
Devrimi biz örgütlüyoruz. APO, bir devrimdir ve aynı zamanda zihniyet devrimine de yol açtı. Eğitimlere katılma isteği arttı. Artık kendi topraklarımızı savunabiliyoruz.
İki noktada değişim var: Eğitim ve inanç. Artık devrimi yaşıyoruz. Eski Baas rejimi altında gençler çürütülüyordu. Şimdi de IŞİD gibi çeteler bize saldırıyorlar, buna izin vermeyeceğiz. Ambargo bizi sıkıştırıyor, bu nedenle yeni araçlara, olanaklara ihtiyacımız var. Kooperatifleri kurmaya çalışıyoruz.
68 kuşağı bizim için önemli deneyim oldu. 68 yaşlıların iktidarına karşı çıkan bir gelişmeydi. Biz de zihinsel devrim ile bunu değiştirmek istiyoruz ve Jenokrasiye karşı çıkıyoruz.
Kadın düşünce akademisi
Kadın akademisi merkezi bir akademi. Cizîrê Kantonuna bağlı. Buradaki tüm şehirlerle iletişim içinde. Aynı zamanda Yekitiya Star’a ait. Akademinin bulunduğu zemin ideolojiktir. Dolayısıyla eğitim sisteminde bir zihniyet değişimi toplumun bütünlüğüne dönüktür. Toplumu kadın eksenli değiştirmeyi düşünüyor. Taşıdığı devrim ağırlığının yanı sıra bir de topyekün kadın sorununa çözüm arıyor. Tabi bu konuda zihniyette dönüşüm yaratmak istiyor. Bizim yürüttüğümüz çalışma işin ideolojik boyutudur, ama esası devrim ideallerine yaşam vermektir.
Dünya devrimleri bizim için çok önemlidir. En temel örneklerden birisi PKK kadın özgürlük mücadelesidir. Oradan ideolojik anlamda büyük güç alıyoruz ve inşa ettiği bir tecrübe var. Aynı zamanda Ortadoğu kadın hareketinin tecrübelerinden yararlanıyoruz. Dünya kadın hareketleri ve devrim tarihi deneyimleri var. Deneyimlerin başında şöyle bir gerçek var: Devrimler hep toplumdan gelen sesti, fakat devrim kendisini somutlaştırırken işin esasından çıktı, örneğin Fransız devrimi temel bir örnek, yine 68 hareketi de öyle.
Devrim gerçekleşti, ama devrimi yürütenler devrimin dışında tutuldular. Özellikle kadınlar. Devrimin esas sahibine seslendik bu devrimde ve özgür toplumsal bir sistem olarak inşa etmesi gerekiyor. Yoksa savunmasız devrim, kapitalist modernitenin eline geçerek karşı devrime dönüşür. Kadın sorununu çözmeden devrimi gerçekleştiremeyiz, akademinin temel amacı bu.
Tüm kadınlara sesleniyoruz. Kimileri hiç eğitim görmemiş, mesela bundan önce Yekitiya Star eğitimi vardı. Cizîrê’deki bütün şehirlerden kadınlar geldi. İçinde bazıları 18 yaşında, bazı anneler 65 yaşında, kimisi üniversiteli, kimisi hiç okul görmemiş, fakat onlar da yıllarca özgürlük hareketinde yer aldılar. Çok ciddi tecrübeleri var. Genelde öğretmen ve öğrenci konumu var ve öğrencinin söz söyleme hakkı yoktur. Fakat biz sürekli rol değiştiriyoruz. Herkesin tecrübesi var ve karşılıklı paylaşım, değişim ve dönüşüm sağlanıyor. Bu bilgi paylaşımı ile doğru bilgi ediniyor ve yaşama dönüştürüyor.
Üç boyutlu eğitim var
İnsanlık oluşum tarihi - Kapitalist moderniteye kadar (19 yy). Toplumsal sorunlar nasıl inşa edildi, özgürlük sorunu, sağlık eğitim (12 başlık altında toplumsal sorunlar ele alınıyor). Kadın ve erkek ilişkisi tüm iktidar ilişkilerini belirliyor. Milliyetçilik benzer bir durumu ifade ediyor, dincilik, kültürde gericilik yaklaşımları kadının kölelik tarihini belirliyor.
Jinoloji ile sorunlara çözüm arayışına giriyoruz. Eğitimlerin sonunda hep platformlar ile kendi tarihimizle yüzleşiyoruz. Günlük yaşamımızı nasıl örgütlediğimize bakıyoruz.
Ortalama 35-40 kişi katılıyor. 20-25 gün sürüyor eğitim. Devrimin ihtiyaçlarına göre belirleniyor ve daha çok demokratik kurumlara yönelmeye çalışıyoruz: Belediye, Asayiş, Meclis vs. Hangi kurumun daha acil eğitime ihtiyacı varsa ona göre planlama yapılıyor. Üç aşamalı eğitimde özel dersler konuyor, örneğin Demokratik Özerklikte hukuk ya da özsavunma. Hem teorik, hem pratik eğitimler veriliyor. Sabahları spor da yapılıyor. Hala savaştayız, silah eğitimi vermiyoruz, fakat nöbet tutuyoruz. Hala çetelerin saldırıları oluyor.
Akşamları Kürtçe dil dersi var: Bazen film, belgesel izliyoruz. Süryanilere özel eğitim verildi. Farklı etnik yapıdan kadınlar katılıyor. Küçük çocuklar da geliyor bazen. Çok farklı insanlar katılıyor, örneğin Serêkanîyê’den Arap kadın katıldı, Eşi El Nusra’da yer alıyordu. Devrim sürecinde ayrıldılar, iki çocuk ile babasının evine döndü, Mala Jin’lerde yer alıyordu, çocuk da katıldı.
Kadınların devrime hazırlanması... Özgürlük hareketinin geleneği var burada. Açılış tarihimiz 3 Şubat 2013, fakat öncesinde de kadınların eğitim kültürü vardı evlerinde. Rojava’nın özürlük hareketi deneyi vardı. Günlük, saatlik eğitimler vardı. Sorunlar çok yoğun tartışıldı. 30-35 yıllık mücadeleden çıktı devrim ve son 3 yıl zirve yaşanıyor. Çok ciddi bir devrim deneyi var. Yoğun bir hazırlığı vardı. Bir kaç koldan hazırlık yapıldı. Anlık kalkışma değil, bir hazırlık vardı.
Kadınlar evlerde çıktı
Aile yapısının değişmesi... Kadın Rojava’da biraz daha rahat, fakat Ortadoğu kadın gerçeğinden farklı değil. Erkeğin belirlediği sınırları vardı, fakat artık tersi oldu, kadın erkeği sınırladı. Devrim o saldırganlığın önüne geçti, savaşın öncü gücüne dönüştü. İdeolojik düzeyde oldu değişim. Evlerde kadınları artık zor bulursunuz, çünkü her biri devrimin kurumsallaşması içinde yer alıyor, her yerde ihtiyaç var. Evler boşaldı, tüm gençler kurumlarda, yaşlılar da devrimin yükünü taşıyorlar. Geriye düşürmemek istiyorlar, o yüzden sürekli direniş hali var. Artık eski aile komünal yapıya dönüştü.
İçinde yer alınan kurumlar... YPJ, Asayiş, Kadın Meclisi, Kadın Basın Grubu, Kadın Ekonomik Kurumlaşması, Kadının özgün sağlık kurumlaşması vb. bir çok özgün kurumlar daha var. İhtiyaca göre kurum örgütlüyoruz; direnen bir kurumlaşma, kendisini geliştiren ve toplumsal ve kadın sorunlarına çözüm getiren kurumlar yaratmak istiyoruz. Biz kurumları sabit ele almıyoruz, kurumun toplum gibi organik olması lazım. Toplumla birlikte değişen kurumlara ihtiyacımız var.
Üç kantonda da merkezi kadın akademileri var, aralarında koordinasyon ve bilgi paylaşımı oluyor. Mala Jin’ler de yerel eğitimler yapıyor. Tüm Yekitiya Star örgütleri haftalık bir saat eğitim görüyorlar. Kadın bilim ve aydınlanma merkezleri var. Kadın akademileri biraz daha çok uzun vadeli zihniyet dönüşümleri yapmaya çalışıyor.
Özel mülkiyeti ortadan kaldırmadan kadının özgürleşmesi..! Kaygınızı biz de paylaşıyoruz, ama özel mülkiyeti ortaya çıkartan şey nedir? Eğer kadın sorununu doğru tartışamazsak, diğer özel mülk sorununu ortadan kaldıramıyoruz. Ciddi bir risk. Rusya’da ciddi bir deneyim oldu, sosyal yaşam, toplumsal yaşam yoktu. Tümden reddetmiyoruz mülkiyeti, çünkü kısa zamanda çözülmeyecek.
Kobanê ve Êfrin
Cezîrê ve Efrîn arasında yer alan kanton olmasına rağmen, Kobanê ikisinden de uzaktır. Şêxler ve Sirrîn adında iki büyük ilçesi ve 300 köyü bulunuyor. Savaştan kaynaklanan göçlerle beraber nüfusu 250 binden fazladır. Pırsus ve Rıha’nın karşısındadır. Kanton’un çoğunluğu Kürtler’den oluşuyor. Arap halkının yaşadığı, kısmen bulunduğu ilçe ve köylerde bulunuyor. Kobanê’nin doğusunda Grê Spî (Til Ebyad), batısında da Cerablus bulunuyor. Bu Kanton’da yer üstü ve yer altı bakımından zengindir. Özellikle; buğday, arpa, mercimek, nohut, pamuk, susam ve biber yönünden yüksek verimliliğe sahiptir. Kobanêliler su kuyuları açmada da ünlüdürler. “Hefara” adı verilen makiler sadece Kobanê de değil, tüm Kürdistan’da iş yapıyor. Fırat suyuna çok yakın olmasına rağmen, su ihtiyacını kazılan kuyulardan sağlıyor.
Kobanê’de toplumsal yönden kadim aşiretler bulunuyor. Bu aşiretlerden bir tanesi de Konfederasyon biçiminde örgütlenen Berazî aşiretidir. Kobanê Kanton’u da tarihi bir yerdir. Miştenûr dağında, Şıkefta Qîzıkan (Kızlar Mağarası) başta olmak üzere tarihi yerler bulunmaktadır.
Zeytin yurdu
Rojava Kürdistanı’nın Batısında bulunan kantondur. Şêrawa, Cindirêsê, Mabata, Reco, Bilbilê, Şiyê ve Şera adında yedi ilçesi bulunmaktadır. 365 köyü bulunuyor. Bazı görüşlere göre yılın her bir günü için bir köy kurulmuştur. Efrîn’in tüm köy ve ilçeleri Kürtler’den oluşuyor. Efrîn merkezinde çok az bir sayıda Arap halkı bulunuyor. Mabata ilçesinde Alevi Kürtler, Qestel Cindo’nun çevresinde ve Ezazê’ye yakın bazı köylerde de Êzîdî Kürtler yaşıyor. Çoğu Êfrinli’nin aynı zaman da Halep’te de evi bulunuyor.
Halep’in Eşrefiye ve Şêx Maksut mahallelerinde yaşayanların çoğunluğunun Kürtlerden oluşması, savaşın oraya yönelmesine neden olmuş ve Êfrin’e doğru büyük bir göç başlamıştır. Yarım milyona yakın olan Êfrin nüfusu, bu göçten sonra 700, 800 bine ulaşmış durumdadır. Êfrin’de aşiretlerin etkisini fazla görünür değildir. Êfrin Kantonu, sosyolojik olarak “Kurmancî”dir.
Êfrin’in bazı ilçelerinde, Hûrî ve Romalılara ait tarihi eserler bulunur. Kela Hûrîyan (Hurilerin Kalesi) en ünlülerindendir. Başka bir taraftan, Êfrin denilince ilk akla gelen şey “zeytin” oluyor. Suriye’de elde edilen zeytinlerin yüzde 30’u Êfrin’den elde edilir. Zeytinin dışında çok sayıda meyve ve yeşillik çeşidi de üretiliyor. DEVAM EDECEK
İBRAHİM OKÇUOÐLU