Bu bir son değil, seni son görüşümüz olsa bile. Senin her daim bizi gördüğünüzü düşünerek aydınlatacağız sahneleri. Dekorları son defa bir de senin gözünden bakarak yerleştireceğiz.
Perdeyi açmadan herşeyi son bir defa tekrar edeceğiz, içimizden. Sana söyler gibi.
Hiçbir rol doldurmaz boşluğunu. Gidişinin erkenliğine değil, sensiz geçecek olan zamanın ağırlığına gark bir yanımız. Bir yanımız da hep seninle aynı sahnede.
Mem û Zîn kimsesiz kalmadı yüzyıldır. “Kızları, oğulları var” binbir çiçekli Gülistan içinde. Nir çocuklarını yanlarına aldılar sadece, en çok sevdikleri. Amed’den bir çiçeği kendi bahçelerine ektiler. Bitmez bir aşkın bahçesine uğurladık seni. O nedenle sözümüz az, yüreğimiz su olsun sana.
Bereketine zaman dar geldi, şahidiz,
Şahidiyiz, her damla terinin,
Şahidi olamadık birçok şeyin affola…
Kimseyi incitmeyen naifliğin eğitti,
Umarsız tüm yanlarımızı,
Ondandır belki susup susup bakışmamız,
Ama yine de herşeye rağmen umuda,
Hayata,
Herşeye rağmen orada, sahnede,
Herşeye rağmen senle var olmaya,
Durmadan ama bazen susarak,
Devam edeceğiz…
Işıklar her daim yoldaşın olsun.
Sevgiyle…
En güzel sevgiyle…
Amed Şehir Tiyatrosu