Ukrayna’nın önceki gün bir Rus diplomatı ‘istenmeyen kişi’ ilan etmesinin ardından Rusya’dan da dün misilleme geldi. Rusya Ukrayna’nın St. Petersburg Başkonsolosluğu’ndan bir diplomatı sınırdışı edeceğini duyurdu. Rusya-Ukrayna gerginliği her iki ülkenin şimdi de karşılıklı olarak diplomatları sınırdışı etmesiyle devam ediyor. Önceki gün Ukrayna, Rusya’nın Lviv Konsolosluğunda çalışan bir diplomatı ‘istenmeyen kişi’ ilan ettiğini duyurdu. Ukrayna Güvenlik Hizmetleri (SBU) tarafından yapılan açıklamada “istenmeyen kişi- Persona Non Grata” ilan edilen diplomatın yasal olmayacak şekilde işe alınmış bir ordu emeklisi olduğunu ve Ukrayna politikacıları hakkında istihbarat topladığı açıklandı. Açıklamada, “Ukrayna Dışişleri Bakanlığı ‘istenmeyen kişi’ ilan edilen diplomatın makamı ile örtüşmeyen eylemler içerisinde olduğunu doğruladı. Bahsi geçen kişi Ukrayna’dan gönderildi” denildi.
Rusya: dayanaksız
Rusya’da Ukrayna’nın kararına misillemede bulundu. Rusya, Kiev’in kararına karşılık Ukraynalı bir diplomatı sınırdışı etti.
Rusya Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, Ukrayna’nın St. Petersburg Başkonsolosluğu’ndan bir diplomatı sınırdışı edildiği belirtildi.
Sınırdışı için zeminin Ukrayna tarafından Mayıs’ta hazırlandığına dikkat çekilen Rusya Dışişleri Bakanlığı’nın açıklamasında “Ukrayna güvenlik güçleri Rusya’nın Lviv Başkonsolosluğu’ndan bir diplomatı hiçbir neden olmaksızın istenmeyen insan ilan ederek bir provokasyon hazırladı. Kiev, diplomatımızın konsolosluk çerçevesindeki görevinin dışına çıktığına dair bir kanıt sunmadı. Kiev’in dostane olmayan ve dayanaksız adımına karşı, karşılıklılık ilkesi kapsamında Ukrayna’nın St. Petersburg Büyükelçiliği’nden bir diplomatı istenmeyen insan ilan etmek zorunda kaldık” denildi.
KIEV/MOSKOVA
Sovyetlerdeki dostlar nasıl düşmana dönüştü?
Sovyetler Birliği’nin iki önemli gücü Rusya ve Ukrayna, Sovyetlerin dağılmasıyla birlikte çelişki, çatışma hatta zaman zaman savaşın eşiğine gelmesiyle gündeme gelen iki ülke. Tarihi ve kültürel yakınlığı bulunan her iki toplum arasındaki makas ise her geçen gün açılıyor. Ukrayna’nın NATO, AB ve ABD ile ile ilişkileri, Rusya-Ukrayna ilişkilerinin gerginleşmesinde önemli rol oynuyor. 2018’in Kasım ayının son günlerinde Azak Denizi’nde Rusya ve Ukrayna donanmaları karşı karşıya gelmişti. 26 Kasım 2018’de Rusya 3 Ukrayna askeri gemisine ateş edip el koydu, Ukraynalı gemicileri de tutukladı.
Rusya bu hamle ile Kerç Boğazı’nı kapatıp, Azak Denizi’ni bir Rus gölü haline getirmeyi amaçlamıştı. Bu hamle ile Kerç Boğazı ve Azak Denizi’nin kendi hakimiyetinde olduğunun muhatabı olan Ukrayna’ya vermiş oldu.
Sovyetlerin dağılmasıyla birlikte, Ukrayna’da milliyetçiliğin gelişmesiyle birlikte bu ülke 24 Ağustos 1991’de Sovyetler Birliği’nden ayrıldı, Leonid Kravçuk, ilk devlet başkanı oldu.
Sovyetler’in dağılmasının ardından ilk yıllardaki ilk anlaşmazlık, Kırım’daki Karadeniz Filosu ile ilgili oldu. Ekim 1991’de Ukrayna Parlamentosu, filonun Ukrayna’nın kontrolüne geçmesini onayladı. 1992’de ise bu anlaşmazlık neredeyse iki ülkenin Karadeniz’de silahlı çatışmasına yol açacaktı.
Takvimler 2001’i gösterirken, bir iki ülke arasında önemli bir gerginlik daha çıktı. Novosibirsk-Tel Aviv seferini yapan ve içinde 88 yolcunun bulunduğu bir Rus yolcu uçağı, Ukrayna’nın S-200 füzesiyle düşürüldü. Ukrayna sorumluluğu üstlenmedi.
2002’de Batı yanlısı Victor Yuşçenko’nun Ukrayna Devlet Başkanı seçilmesi ve bu süreçten sonra iki ülke arasındaki çelişkilerin derinleşmesi, Rusya’nın Yuşçenko iktidarının ilk dönemlerinde doğalgazı kesmesi, 2004’teki ise devlet başkanlığı seçimlerinde Rusya yanlısı Victor Yanukoviç- Victor Yuşçenko yarışması, ikinci turda Rusya yanlısı Yanukoviç’in hileyle seçimlerden galip çıktığı yönündeki söylentiler, Yuşçenko taraftarlarının sokağa çıkması ve ardından ‘Turuncu Devrim’...
Ayaklanmalar, çatışmalar
Kasım 2013’te ise Rusya yanlısı Viktor Yanukoviç hükümetinin Ukrayna-AB Ortaklık Anlaşması’nı reddetmesinden sonra, Rusya ile Batı arasında yeni bir Soğuk Savaş dönemi başladı. Ülkede Yanukoviç’e karşı büyük sokak gösterilerileriyle birlikte 100’den fazla kişi öldü. Ardından Yanukoviç ülkeyi terketti ve batı yanlısı muhalefet iktidara geldi. Yanukoviç, 2010’da Viktor Yuşçenko’dan sonra devlet başkanlığı yarışında bir başka batı yanlısı ve daha çok da yaptığı yolsuzluklarla tanınan Yulia Timoşeko’yu mağlup etmişti.
Yanukoviç’in Ukrayna’dan ayrılması, Moskova-Kiev ilişkilerinde tansiyonu daha da yükseltti. Gerilim, tarihte Osmanlı-Rus savaşlarına da konu olan Kırım’ın Mart 2014’te Rusya tarafından ilhak etmesine kadar gitti. Rusya’nın desteklediği milisler ise ülkenin doğusunda Donbass bölgesinde Ukrayna ordusuyla çatıştı.
AB ve ABD’nin Kırım yaptırımları
Kırım’ın ilhakından dolayı da ABD ve Avrupa Birliği (AB) Rusya’ya yaptırımlar uyguluyor. Son olarak AB Konseyi, 21 Haziran 2019’da aldığı kararla Kırım ve Sivastopol’u ilhak eden Rusya’ya yaptırımları 23 Haziran 2020’ye kadar uzattı.
Yaptırımlara göre, AB vatandaşları ve şirketlerinin Kırım ve Sivastopol bölgelerindeki faaliyetleri sınırlandırılıyor. AB’ye Kırım ve Sivastopol’dan ürün ithalatına izin verilmiyor. AB vatandaşları veya şirketleri, Kırım ve Sivastopol’dan emlak alamıyor. Bu bölgelerdeki şirketlere finansal hizmet sağlayamıyor. Avrupa’nın turistik yolcu gemileri, Kırım ve Sivastopol’daki limanlara acil durumlar dışında uğrayamıyor.
Kırım bölgesine ulaşım, telekomünikasyon ve enerji sektörlerinde kullanılacak bazı mal ve teknolojiler ihraç edilemiyor. Özellikle petrol, doğalgaz ve maden arama, çıkartma ve üretimine yönelik teknoloji sağlanması engelleniyor.
Normalde Rusya toprağı Kırım yarımadası, 1954’te kendisi de Ukrayna kökenli olan Sovyet Lideri Nikita Kruşçev tarafından Ukrayna’ya bağlanmıştı.