Kibriye, “Bu ülke gazeteci mezarlığına çevrildi” diyor. Kayda geçmiyorlar bu ifadeyi. Mahkeme başkanı tutanağı yazdırırken “PKK terör örgütüyle bağlantım yoktur” deyince Kibriye kabul etmiyor. “İllegal bir faaliyetim yoktur. Yaptıklarım yasaldır. Ben sadece haber yaptım” diyor.

 

BİRCAN DEĞİRMENCİ / AMED

Diyarbakır Adliyesi’ndeki baro odasının sigara içilen bölümü kalabalık. Duruşmanın yapılacağı salonun önünde yığınla tanıdık yüze rastlıyoruz. Kibriye’nin annesi, ablası, kadın gazeteci arkadaşları. Milletvekilleri ve parti yöneticileri de orada. Annesi tedirgin ve heyecanlı. Av. Pirozhan Karaali geliyor. Birazdan duruşma başlayacak. İzleyici salonundaki yerimizi alıyoruz. Kibriye 4 jandarma arasında elleri kelepçeli getiriliyor. Saçlarını kestirmiş, küçücük bedeni biraz daha zayıflamış. Sanık kürsüsündeki yerini alıyor. İlk işi dönüp annesine bakmak oluyor. “Ez baş im (iyiyim)” diyor. Arkadaşlarını gülerek selamlıyor. Mahkeme başkanı genç bir kadın. Kibriye’ye kimlik bilgilerini okuyor. Doğru mu? diye sorduğunda Kibriye Kürtçe ‘raste’ (doğru) diyor. Savunmasını Kürtçe yapacağını söylüyor.  Tercüman gerekiyor, ancak tercüman başka bir duruşmaya girdiği için telefonuna yanıt vermiyor. Yeniden kelepçeleniyor Kibriye’nin elleri ve jandarma eşliğinde adliye nezaretine götürülüyor.

Yanlışı düzeltene kızan hakim!

O arada heyet iki dosyaya daha bakıyor. Tutuksuz yargılanan iki kişi beşer dakika süren duruşma sonucunda FETÖ davasından beraat ediyor. Saat henüz 11 olmasına rağmen mahkeme öğle arası veriyor. Kibriye nezarette, yakınları adliye koridorunda bekliyor. Öğleden sonra duruşma tekrar devam ediyor. Bu kez tercüman Hıdır Karataş da hazır. Kibriye’ye söz veriliyor. Kafasında tuttuğu gözlüklerini takıyor, yazılı olan savunmasını okuyor. “Ben öncelikle gazeteciyim” diyor. Tercüman çeviri yapıyor. Bir ara bir cümleyi yanlış çevirince, izleyici sıralarından biri düzeltme yapıyor. Mahkeme başkanı kadın birden celalleniyor. “Kes sesini, sana mı kalmış yanlışı düzeltmek!”  Kibriye, savunmasını yaparken neden burada sorusuna yanıt arayalım.

Jinnews Muhabiri Kibriye Evren, Amed merkezli, 9 Ekim günü yapılan operasyon kapsamında gözaltına alınmış, 11 Ekim günü tutuklanarak Diyarbakır E Tipi Kapalı Cezaevi’ne gönderilmişti. Evren hakkında Cumhuriyet Savcılığı tarafından yürütülen soruşturma tamamlanarak, 18 Ekim 2018 tarihinde iddianame hazırlandı. Cumhuriyet Savcısı Şahsuvar Yıldız tarafından “örgüt üyesi olmak” ve “örgüt propagandası yapmak” suçlamalarıyla hazırlanan iddianame, Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilirken, ilk duruşma 6 Aralık 2018 olarak belirlendi.

Gizli tanık: Elektronik ihbar

Evren’in gazetecilik faaliyetleri ve sosyal medya paylaşımlarının suç unsuru olarak görüldüğü iddianamede, gizli tanık ve elektronik ihbarlar soruşturma için yeterli görülmüştü.

Cumhuriyet Savcısı’nın Evren  hakkında hazırladığı 25 sayfadan oluşan iddianamede, gizli tanık beyanları, sosyal medya paylaşımları ve yurt dışı giriş-çıkış kayıtları suç delili olarak gösterilmişti. İddianamede, Demokratik Toplum Kongresi (DTK), Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılan Kongreya Jinên Azad (KJA) ve Tevgera Jinên Azad (TJA) faaliyetleri suç unsuru olarak görüldü.  İddianamenin 11 sayfalık bölümünde KCK’nin yapılanmasından, 6 sayfada ise bununla ilişiği olduğu iddia edilen kurumlardan söz edilerek, yaptıkları her türlü çalışmanın illegal olduğu savunuldu.

 Yine iddianamede TJA’nın kadın sorunu, erkek şiddetine dönük eylem ve etkinlikleri, “örgüt lehine illegal eylem ve etkinlikler” olarak lanse edildi. Bu iddia aklıma geldikçe güldüğüm, Muhabere Elektronik Şube Müdürlüğü’ne internet üzerinden ve kimden geldiği bilinmeyen şu ihbara dayandırıldı: “TJA merkez, memur bey iyi akşamlar. Size PKK hakkında bir kaç şey anlatacağım. Bunların kadınlarının takıldığı KJA vardı, mühürlenince TJA oldu. Kadınlar burada toplanır. Ofis tarafında. İşleri güçleri toplantı yapıp, Öcalan ve tecrit konuşmak. En azılıları buraya gider. Başka birşey duyarsam tekrar mesaj atarım.”

 

Suç mahali Kürt kurumları!

Amed merkezli olan ve birçok kentte temsilcileri bulunan DTK içinde illegal bir yapılanma olduğu ve “örgüt” ile bağlantısı olduğu belirtildi. Yine DTK’nin milletvekilleri, belediye başkanları, sivil toplum kuruluşları, siyasi parti, dernek ve sendikalarla bir araya gelerek gerçekleştirdiği toplantılar, DTK üyeliği ve delegeliği de suç unsuru olarak görüldü.

İddianamede, Kibriye Evren hakkında soruşturmanın başlatılmasına gerekçe olarak Ezel, Firar ve Cesur Yürek isimli gizli tanıkların Cumhuriyet Savcısı’na vermiş olduğu ifade ve teşhis beyanı ile sosyal medya hesaplarında yaptığı paylaşımlar gösterildi. Ayrıca arkadaşları ile pikniğe giden Evren’in çektiği fotoğraf da dosyaya suç delili olarak eklendi. 2015 ile 2018 yılları arasında gazetecilik faaliyetleri çerçevesinde yaptığı yurtdışı seyahatleri de iddianamede suç delili olarak sunuldu.

 

‘Gazetecilik mesleğim’

Bunları hatırladıktan sonra tekrar duruşmaya dönüyoruz ve Kibriye savunmasını sürdürüyor. Mahkeme heyeti, tercümanı pür dikkat dinlemeye devam ediyor: “Gazetecilik benim mesleğim. Kendi çevremde de bu şekilde tanınıyorum. Gazetecilerin görevi haber yapmaktır. Haber kaynaklarıyla görüşmeler yaparlar. Hukuk, siyaset, STK alanlarında pek çok kişiyle görüşmeler yapmaktayım. Ben basında kadın alanında çalışmaktayım. KJA bir kadın kurumudur. Onlarla da görüşme yapmam ve bu görüşmeleri haberleştirmem normaldir. 2012 yılında memleketteydim ve çalışmalarımı burada yapıyordum. Ben mesleğim gereği birden fazla kez yurtdışına çıktım.”

Kibriye, “Gizli tanık beyanlarını kabul etmiyorum” dediğinde aklıma Cesur Yürek isimli gizli tanık geliyor. Ve ismini aldığı Mel Gibson’ın rol aldığı film. İskoç halkının kurtuluşu için İngilizlerle savaşan kahramanın filmin sonunda çarmığa gerilirken “Özgürlük” diye haykırışını hatırlıyorum. Şimdiyse adı gizli tanık olarak geçiyor, ne büyük bir tezatlık.

 

İlk kez cezaevine giriyorum

“Ben yasal bir kurumda çalışıyorum. Üzerime ifade verenler benim işimi illegal göstermeye çalışıyorlar. Oysa ki yaptığım iş legaldir. Attığım twittleri farklı zamanlarda alıp hesabımda yayınladım. Bunların suç olduğunu düşünmüyorum. Hepsi haber niteliğindeki tweetlerdi. Ben 42 yaşındayım ve ilk kez cezaevine giriyorum. Durumum değerlendirilirken bunun da göz önünde bulundurulmasını istiyorum” diyor. Kibriye, “Bu ülke gazeteci mezarlığına çevrildi” diyor. Kayda geçmiyorlar bu ifadeyi. Mahkeme başkanı tutanağı yazdırırken “PKK terör örgütüyle bağlantım yoktur” deyince Kibriye kabul etmiyor. “İllegal bir faaliyetim yoktur. Yaptıklarım yasaldır. Ben sadece haber yaptım” diyor.

 

Annesinin gözyaşları

Ardından Av. Pirozhan Karali savunmasını yapıyor. “Kibriye Evren gazetecidir” diyor ve yaptığı haberlerin bir kısmının bulunduğu dosyayı heyete sunuyor. Savcı Mehmet Karababa, tutukluluk halinin devamını mütalaa ediyor. “Bir ara verelim” diyorlar. Mahkeme heyeti ara kararında; Kibriye’nin  tutukluluk halinin devamına karar vererek, duruşmayı 10 Ocak tarihine erteliyor. Kibriye “Gazeteciler mezarlığına” dönen ülkesinde yeniden cezaevine götürülürken, annesi gözyaşlarını daha fazla tutamıyor.