Kürdistan’da yıkık köy ve kentlerin arasında kaybettirilmek istenen bir tarihin belleğinde saklı olan gerçek tanıkların dili ve türküsüdür. İnsan kendi tarihsel köklerinin dili ve kültüründen kopuk bir hayatı yaşayamaz. 

Beyin ve yürek isyanıyla, soysuz ve çirkinlikten ibaret olan böyle bir yaşam tarzına karşı ayaklanır. Dört asrın çığlığını şiir tadında isyanıyla dile getirerek sonsuzluğa taşıma gururunu yansıtır gözlerinde.

Ortadoğu’nun sessiz tanıkları olan özgür Kürtlük, her gün kendini aşan, büyüten, çoğaltan, özgürleştiren bir gerçeklik haline gelmiştir. Umudu, aşkı, zaferi, kavganın ateşini damla damla içerek, özgür yaşam felsefesinin demlendiği zirveye taşımaktadır.

Biz, ölüme kolay teslim olmayı esas alan bir yaşam felsefesini hiç tanımadık. Ölümlü bir yaşam tarzına karşı direnme felsefesinin ruhuna uygun bir çizgide yol almayı esas aldık. Yol bizim için özgür yaşamın kendisidir. Bu yolda yıldızlaşan Kürdün direniş dili, özgürlüğün görkemli sesini yansıtır türkülerinin tadında.

İnsanlığın kalbinin attığı mekanları bırakıp, göklere sığınan tanrılar bile, bugün kendi adına insanlığın beşiğinde yapılan zulüm nedeniyle utancından dolayı, başını kaldırıp, kimsesiz ülkemin gözlerine bakma cesaretini kendinde bulamamaktadır. 

Kürdistan’da küllerinden yeniden doğan özgür Kürdün kavgasında gün ışığına çıkan kutsallıklara doğru yönünü çevirip secdeye durmak, en büyük ibadettir. Bir mümin gibi ibadet edercesine, hayatın aktığı her yer ve mekanın sesini direniş kalesi haline getiren, özgür aşk yolcuları kanat çırpmaktadır.  

* Karabük T Tipi Cezaevi