‘Gökkuşağının Altından Geçmek: LGBTİ+ Hareketi’ başlıklı söyleşi için Ulm’a gelen trans aktivist Ozan Uğur ile LGBTİ+ hareketi üzerine söyleşi gerçekleştirildi.

Yeni Kadın, Almanya’nın çeşitli merkezlerinde homofobi ve transfobiye karşı mücadeleyi güçlendirmek amacıyla “Gökkuşağının Altından Geçmek: LGBTI+ Hareketine Giriş” başlıklı etkinlik serisi düzenliyor. Hamburg, Nürnberg, Darmstadt ve daha bir çok şehirde düzenlenen etkinliklerin bu seferki durağı Ulm oldu. Ulm Tohum Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen etkinliğe konuşmacı olarak Yeni Kadın üyesi trans aktivist Ozan Uğur katıldı.

İlkin temel kavramlarla ilgili kısa bir sunum yapan Uğur, önce kutsaldan suça daha sonra da suçtan hak arama ve örgütlü mücadeleye geçişin tarihini anlattı. Türkiye’de 1988 yılından sonra LGBTİ+ mücadelesinin yükseldiğini, Onur Yürüyüşleri ve Gezi Direnişi’yle birlikte daha görünür olduklarını belirtti.

Uğur, LGBTİ+ hareketinin mücadelesinin yükselmesinde  kadın hareketinin etkisinin büyük olduğunun altını çizdi.

Homofobinin yansımaları

Sunum ardından katılımcıların soru ve değerlendirmeleriyle interaktif bir biçimde homofobinin ve transfobinin günlük hayatta nasıl ortaya çıktığı, bunun devrimci ve demokrat kurumlardaki yansımaları ve homofobi/transfobiye karşı aktif mücadele yöntemleri üzerine konuşuldu. Kendi örgütlenme deneyimini aktaran Uğur, okulda, iş yerlerinde ve sokakta yaşanan sıkıntılara değindi.

Katılımcılar demokrasi mücadelesi içerisinde LGBTİ+ bireylerle nasıl ilişkilenilmesi gerektiği üzerine tartışırken, aynı zamanda kurumların içerisinde daha az görünür olan kesimler açısından pozitif ayrımcılık ilkesine de değindiler.

Ayrıca söyleşi boyunca feminizm, sosyalist ülke deneyimleri, kapitalizmin soruna bakışı, örgütlenmenin önemi, flashmoop (anlık) eylemlerin LGBTİ+’lar açısından önemi gibi birçok konu konuşuldu.

Ayrımcılıkla mücadele eden ayrımcılar

Ayrımcılıkla mücadele eden göçmen örgütlenmelerin de konu üzerine tam anlamıyla hesaplaşmadığını belirten Uğur, “Ayrımcılıkla mücadele edenler, ayrımcılık yapıyor” dedi.

“Devrimci örgütlerde halen gizlenmek zorunda hisseden LGBTİ’ler var” diyen Uğur, konuyla ilgili kendi deneyimlerinden de örnek verdi. Sosyalist ülke ve örgütlenmelere de değinen Uğur ‘Maalesef pozitif örnek verilebilecek fazla ülke, kurum, kuruluş, parti yok’ dedi ve SYKP tarafından çıkarılan ‘Erkek Egemenliğine, Heteroseksizme Karşı Mücadele Rehberi’ ile Kaos GL’nin ‘Sıkça Sorulan Sorular Kitapçığı’nın okunmasını, Küba yapımı ‘Karanlıktan Önce’ adlı filmin izlenmesini önerdi.

 

ULM