Ulusal birliğin sembolü: Mizgîn
Kadın Haberleri —

Mizgîn Jiyan (Şükran Yıldız)
- “Êzîdî halkımıza saldırdığında, Mizgîn Jiyan en ön cephelere yöneldi. Şengal’de DAİŞ vahşeti yenilgiye uğratıldıktan sonra Rojava cephelerine geçti. Şengal’den Kobanê’ye uzanan bu hatta, kadın iradesinin ve ulusal birliğin sembolü oldu.”
Kadın Savunma Birlikleri (YPJ) Genel Komutanlığı, yayımladığı bir açıklamayla Mizgîn Jiyan’ın şehadetini duyurdu.
Açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Şehit Mizgîn, direnişçi ve mücadeleci duruşuyla kadınların temel bir rol oynadığını, yaşamın her alanında özgür yaşamın sembolü olduklarını gösterdi; özgür kültür ve kimlik için eşsiz bir emek verdi. Başta özgürlüğün mimarı Önder Apo’ya, şehit yoldaşımızın ailesine ve yurtsever halkımıza başsağlığı diliyoruz.
Direniş duygularıyla ruhunu yoğurdu
Yoldaşımız Şükran Yıldız, Mizgîn Jiyan kod adıyla, kadim kent Mêrdîn’de, Tewrî köyünde hayata gözlerini açtı. Ailesi ve çevresi, toplumsal değerleri ve özgürlük sevdasıyla tanınıyordu. Mêrdîn’in bu kadim mirası, onun kişiliğinde inanç ve bağlılık temellerini oluşturdu. Bu toprağın kültürü ve ahlakıyla, işgale karşı direniş duygularıyla ruhunu yoğurdu. Emekle, toprakla ve kimlikle bütünleşen Mêrdîn yurtseverliği, Mizgîn’in bilincinde büyük bir devrimci kararlılığa dönüştü.
1989 yılında, Kürdistan’da serhildan dalgalarının yükseldiği bir dönemde Özgürlük Hareketi’yle tanıştı ve bu tarihsel başkaldırıyı kavradı. Henüz küçük yaşlarda, Kürdistan’ın dört parçasına yayılan devrim ruhu onun yüreğinde bir kıvılcım oldu. 1989’da gerilla emeğinden ve halk mücadelesinden aldığı etki, dokuz yıl sonra, 1998’de, yaşamının en büyük kararına dönüşerek onu özgür dağlara yöneltti.
Sadece savaşçı değil
Yoldaşımız Mizgîn Jiyan, mücadele sınırlarını yalnızca bir savaşçı olarak görmedi; özgürlük felsefesini her hücresinde hisseden bilinçli bir devrimci olmayı hedefledi. Önder Apo’nun felsefesini yaşamında büyük bir emekle somutlaştırdı. Jineoloji bilimiyle düşünce ve inancını güçlendirdi. Onun için eğitim yalnızca bilgi edinmek değil, aynı zamanda “kendin olma” ve kapitalist sistemin etkilerinden arınma süreciydi.
Her zaman en ön cephede
Yoldaşımız Mizgîn Jiyan, yıllar boyunca Kürdistan dağlarının en sarp zirvelerinde bir özgürlük öncüsü olarak mücadelesini sürdürdü. Özgür yaşam felsefesinin canlı tanığı oldu ve her adımda ruhunu gerilla emeğiyle büyüttü. DAİŞ’in vahşi karanlığı insanlık değerlerine ve Êzîdî halkımıza saldırdığında, Mizgîn Jiyan en ön cephelere yöneldi. Şengal Direnişi’nde Êzîdî kadınların intikamı ve halkımızın onurunun savunulması için eşsiz bir emek verdi. En zor anlarda, halkımıza ferman dayatıldığında, fedai bir yiğitlikle vahşetin karşısında durdu. Şengal’de DAİŞ vahşeti yenilgiye uğratıldıktan sonra aynı devrimci ruhla Rojava Kürdistanı cephelerine geçti. Rojava’nın her karış toprağında, kadın ve yaşam düşmanı çetelere karşı çelik bir iradeyle savaştı. Şengal’den Kobanê’ye uzanan bu hatta, yüzyıllık karanlığa ışık yakan devrimci kadın iradesinin ve ulusal birliğin sembolü oldu.
Özgür yaşamın öncüsü
Yoldaşımız Mizgîn en son direniş kenti Kobanê’ye yöneldi.
Yoldaşımız Mizgîn’in iradesi karşısında cephede duramayan düşman, Kobanê’deki yenilgisinin intikamını namert yöntemlerle almak istedi. Ancak çetelerin keşif saldırısıyla hedef alındığı son ana kadar Mizgîn Jiyan özgürlük hedeflerinden bir an olsun sapmadı ve onurla ölümsüzler kervanına katıldı. Bu korkakça saldırı, işgalcilerin kadın devrimi karşısındaki çaresizliğinin en büyük göstergesidir.
Heval Mizgîn Jiyan özgür yaşamın öncüsüydü. Değerli ve onurlu yoldaşımıza söz veriyoruz: özgür yaşam hayallerini mücadeleyi büyüterek adım adım gerçekleştireceğiz. Özgür gelecek hedeflerimizden asla vazgeçmeyeceğiz. Özgür bir önderlik ve özgür bir yaşam için durmaksızın mücadele edeceğiz. HABER MERKEZİ













