Hollanda’nın Den Haag kentinde 3 gün süren KNK’nin 18.Genel Kurulu Ulusal Birlik Stratejisi Belgesi’nin hazırlanmasının ardından dün sona erdi. Strateji Belgesi’nde şunlar yer aldı:
  • Demokratik ulusal çıkarlar her şeyin üzerinde tutulmalıdır. Ulusal varlıklar korunup sahiplenilmeli ve sembollere saygılı olunmalıdır. 
  • İşgalci ve sömürgeci devletlere karşı savaşımda, diğer örgütlerin üzerinden dar ve örgütsel hesaplara girilmemeli, bundan kaçınılmalıdır. 
  • Ulusal örgütlerle her ne şekilde olursa olsun diyalog içinde olunmalıdır. Ulusal güçler arasındaki dayanışma en üst düzeyde tutulmalıdır. 
  • Kerkük ve tüm Kürdistan sınırları, işgalcilere karşı birlikte korunmalıdır. Ulusal güçler arasındaki çatışma, ulusal suç kabul edilmelidir. 
  • Ulusal bir güç yanlış pratik sergilerse bu, kırmızı alarm olarak kabul edilmeli, ulusal çıkarları koruma amaçlı refleks gösterilmelidir. 
  • Demokratik ulusal birliğin kalıcı hale gelmesi için meclis, platform, kongre veya başka türden örgütlenmeler geliştirilmelidir. 

Ulusal Kongresi (KNK), Hollanda’da Cuma günü başlayan 18’inci Genel Kurulu’nda Ulusal Birlik Stratejisi Belgesi’ni belirledi. Genel Kurul, delegeler, siyasi parti ve kurum temsilcilerinin görüş ve önerilerinin ardından dün sona erdi.

Kürdistan’ın 4 parçasından, Rusya, Lübnan ve Avrupa’nın farklı ülkelerinden KCK, YNK, Goran, İslami hareketler, Kürdistan Komünist Partisi, Süryani Partisi, kadın örgütleri, Alevi, Êzîdî, Zerdeşti, Yarsani, Hewraman ve Feyli Kürtlerin temsilcilerinin katıldığı 18 Genel Kurulu toplantısında Kürt halkının birliği, ulusal kongrenin önemi, Kürdistan’da süren savaş, Efrîn, Kerkük işgali, Türk devleti ile İran’ın Kürt halkına yönelik saldırıları ve Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın özgürlüğünün sağlanmasına ilişkin görüş ve öneriler sunuldu.

Kürdistan Ulusal Birlik Stratejisi

Toplantıda Kürdistan Ulusal Birlik Stratejisi’ne ilişkin hazırlanan belge, KCK Yürütme Konseyi üyesi Zübeyir Aydar tarafından okundu. Kürt halkının birliği, ulusal kongrenin toplanması ve iç barışın sağlanmasına ilişkin hazırlanan belgede şu öneri ve görüşler yer aldı: “Kürdistan güçleri ile kolonyalist devletler arasındaki savaş yeni bir evreye girdi. Bu gelişme iç birliği her zamankinden daha çok ivedi kılıyor. Bugüne kadar ulusal birlik için birçok çalışma yapıldı, adımlar atıldı ancak buna rağmen bugüne gelindiğinde istisnasız tüm ulusal güçleri bir araya getirecek bir platform yaratılamadı. Geçmişte yaşanan deneyimler sonucu Kürt halkında ulusal birlik bilinci gelişti ve halk bugün bu görevi politik öncülerine yüklüyor.

Gelinen aşamada Kürt ve Kürdistan davasının ulusal birliğe yaşamsal derecede gereksinimi var. Artık ulusal güçler arasında diyalog zemini ve kanallarının oluşturulması bir zorunluluktur. Ulusal güçleri birleştirecek bir zeminin bir an önce kurulması gerekir. Bunun yanı sıra, Kürt ulusal güçlerini ulusal çıkarlar temelinde birleştirecek norm ve kuralların da belirlenmesi ve ulusal-politik yaşamda egemen kılınması zarureti vardır. Biz KNK olarak, ‘Ulusal Birlik Strateji Belgesi’ni, kamuoyumuzda en geniş haliyle ele alınması, tartışılması ve Kürt ulusunun yararına bir sonuca ulaşması amacıyla öneriyoruz.”

İç ve dış dinamikler

Kürdistan’ın Ortadoğu’da uluslararası bir sömürge olduğu belirtilen belgede, Kürt halkının bütün ulusal ve demokratik haklarından mahrum bırakıldığı hatırlatıldı.

Belgede şu hususlar dile getirildi: “Kürt halkı bütün ulusal ve demokratik haklarından mahrum bırakılmıştır. Yine, değişik düzeyde de olsa, Kürdistan genelinde savaş, imha ve inkar politikaları sürdürülmektedir. Irak’ın resmi sınırları içindeki parça yeni bir biçim almıştır: Federal Irak içinde, Federal Kürdistan. Ne var ki, Federal Irak merkezi hükümetinin ‘de facto’,  ‘anti Kürdistan’ pozisyonu, genel Kürdistan davası ve Kürt ulusal hakları bakımından potansiyel tehlikeler barındırıyor. O nedenle, ulusal dikkatin bu alanda yüksek tutulması gerekir.

Kürdistan’ın kurtuluşu, Kürt ulusunun özgürlüğü ve Kürdistan halklarının işgalci kolonyalist düşmanın elinden kurtarılması için bütün ulusal güçlerin meşru politik yöntemlerle savaşa seferber edilmesi, ‘Ulusal Strateji’nin anlamını ifade ediyor. Ulusal Strateji’nin belirlenmesinde temel ve belirleyici unsur ‘demokratik ulusal çıkarlar’dır. Kürt halkı ve diğer azınlıklar adına, tüm ulusal sosyo-politik, sosyo-kültürel ve sosyo-ekonomik örgütler, politik şahsiyet ve aydınlardan oluşan, ‘büyük ulusal güç’, ‘ulusal strateji’nin sosyal bileşimini oluşturuyor. Uluslararası güçler de, Kürdistan’a dair politikalarını ‘direkt’ ya da ‘indirekt’ kendi jeo-stratejik çıkarlarına göre yürütüyorlar. Bu realiteye göre, dünya reelpolitik dengeleri gözönünde bulundurulmalı, ulusal çıkarlara ve Ortadoğu barışına katkıda bulunacak çok yönlü ittifaklar hesaplanmalıdır.”

İşgalciler Kürtlere karşı birlikte hareket ediyor

Kürdistan’ı işgal eden devletlerin birbirleriyle karşıtlık ve rekabet halinde olduğu ancak Kürt halkı ve Kürdistan halkının ulusal hareketi söz konusu olduğunda bu çelişkilerini bir tarafa atarak birlikte hareket ettiği belirtilen Belge’de

“İşgalci devletler, hem tekil olarak Kürt ulusuna karşı politikalarını uyguluyorlar, hem de birlikte ve koordineli olarak anti-Kürt ve anti-Kürdistan politikalarını yaşama geçiriyorlar.

Bu belirtilen yeni konsepte karşı, normal ve haklı olarak ulusal dinamiklerin ulusal çıkarlar çerçevesinde bir araya gelmeleri ve koordineli olarak hareket etmeleri gerekir. ‘Parçacı’ karakteristik özellikler henüz ortadan kalkmadı ancak zayıfladı. Buna karşın işgalci devletler ulusal harekete karşı aralarındaki sınırları aşıyorlar. Kürt ulusal güçleri de işgalci devletlerin bu yeni politikalarına karşı suni sınırlara takılmadan birbirleriyle dayanışma içinde olmalı, işgalcilerin ortak cephesine karşı, cephesel bir ortaklıkla karşı savaşım vermelidirler. Kürdistan devriminin yeni özelliği budur ve bu yeni konsepte göre davranılmalıdır.

Öte yandan, Kürt ulusu bir devrim süreci içindedir. Kürdistan devriminin karakteri ulusal ve demokratiktir. Kürt ulusu bir yandan bu işgalci devletlere karşı ulusal savaş veriyor. Diğer yandan da kendi toplumu içinde demokratik sistemin yerleşmesi için çalışıyor. Bu ulusal konsepte göre, Kürdistan ulusal demokratik devrim dinamiklerinin yelpazesi geniştir. Tüm sınıf ve ara katmanlar, toplumun diğer grup ve kategorileri, işgalci ve Kolonyalist sisteme karşı ulusal devrim hedefinde müttefiktirler. Hepsini birleştiren amaç; Kürdistan’ın kurtuluşu ve Kürt ulusunun özgürlüğüdür. Bu hedefte Kürdistan’ın Asuri, Ermeni, Yahudi, Arap, Türkmen, Azeri, Türk gibi etnik azınlıklarının da yeri vardır. Onlar da Kürt ulusunun müttefikidirler ve onların da özgürlüğü ve kurtuluşu Kürt ulusunun özgürlüğü ve kurtuluşuna bağlıdır. O nedenle, bu vahşi Kolonyalist sisteme karşı, topyekün Kürdistan halkları seferber edilmeli, örgütlendirilmelidirler. Tümünün çıkarları sömürgeci sistemin çökertilmesinde birdir ve ulusal cephe esprisi içinde biraraya gelmeli ve güçlerini birleştirmelidirler” ifadeleri yer aldı.

Kendi kaderini tayin hakkı kararı

Belge’de Kürtlerin ‘Kendi kaderini tayin hakkı’ bulunduğuna vurgu yapıldı.

Belgede ifadeler devamla şöyle: “Devrimin dönemeçlerinde, iç ve dış konjonktür ve ulusal güç, yetenek ve olanaklara bağlı olarak, muhtemel gelişmeler Kürt ve Kürdistan ulusal hareketinin karşısına çıkabilir. Kendi kaderini tayin hakkı çerçevesinde Kürt halkının karar verme hakkı vardır. Bu otonomi, federalizm, konfederalizm yönünde olduğu gibi, bağımsızlık yönünde de olabilir. Bu amaçlara varma savaşımında, Kürt halkı her türlü meşru savunma yöntemlerini kullanma hakkına sahiptir.”

Ulusal savaşımda stratejik pozisyon

Ulusal güç ve dinamiklerin birbirlerine karşı yüksek bir kararlılıkla sorumlu olduğu belirtilen açıklamada kıstaslar ise şu şekilde tasnif edildi:

  • 1. Demokratik ulusal çıkarları her şeyin üstünde tutulmalıdır.
  • 2. Ulusal varlıklar ve korunup sahiplenilmeli ve sembollere saygılı olunmalıdır.
  • 3. İşgalci ve sömürgeci devletlere karşı savaşımda, diğer örgütlerin üzerinden dar ve örgütsel hesaplara girilmemelidir.
  • 4. Ulusal örgütlerle her ne şekilde olursa olsun diyalog içinde olunmalıdır.
  • 5. Ulusal güçler arasındaki dayanışma en üst düzeyde tutulmalıdır.
  • 6. Kerkük ve tüm Kürdistan sınırları, işgalcilere karşı her ne yöntemle olursa birlikte korunmalıdır.
  • 7. Ulusal güçler arasındaki çatışma (savaş), ulusal suç olarak kabul edilmelidir.
  • 8. Herhangi bir ulusal güç, bir diğer ulusal güç aleyhinde yanlış bir pratik sergilerse, bu kırmızı bir alarm olarak kabul edilmeli ve bu ulusal yoldan sapmaya karşı, tüm ulusal dinamikler alarm içinde olmalı, ulusal çıkarları koruma amaçlı aktif ve caydırıcı refleks gösterilmeli ve bu şekilde ulusal birliğin içten kırılmasının önüne geçilmelidir.
  • 9. Demokratik Ulusal Birliğin kalıcı hale gelmesi için meclis, platform, kongre veya başka türden örgütlemeler geliştirilmelidir.”

Kürdistan Ulusal Birlik StratejisiBelgesi, okunmasının ardından toplantıya katılan delegeler tarafından kabul edildi.

3 günlük 18. KNK Genel Kurul Toplantısı uzun süren tartışmaların ardından sona erdi.  KNK Genel Kurulu’nda, tehlikelerin yanı sıra Kürtler açısından uluslararası konjektürün altın fırsatlar sunduğu belirtilerek, böylesi bir dönemin heba edilmemesi gerektiği de vurgulandı.  Avrupa’da 3 milyondan fazla Kürt’ün yaşadığı ve su potansiyelin, 3.Dünya Savaşı’nın yürütüldüğü Kürdistan’daki saldırılara karşı eylem ve diplomasi çalışmaları alanında güçlü bir şekilde değerlendirilmesi gerektiği, delegeler tarafından dile getirilen bir başka husustu.

Öcalan’ın özgürlüğüne vurgu

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü de 18 Genel Kurul toplantılarında gündeme geldi. Öcalan’ın özgürlüğünün sadece bir şahsın özgürlüğü olarak değil, Kürdistan ve Kürt halkının özgürlüğü olarak düşünülmesi gerektiği belirtildi. Öcalan’ın özgürlüğü için 9 Kasım’da İşkenceyi Önleme Komitesi (CPT) önünde düzenlenecek eyleme bütün Kürdistani parti ve kurumların katılması gerektiğini vurgunladı.

3 günlük tartışmalarda, geçmiş 1 yıl içinde KNK’nin ulasal birlik ve diplomasi çalışmaları hakkında yürüttüğü çalışmaların anlatıldığı raporlar da okundu.  ‘Bijî yekitiya Kurda’ ve ‘Jin jîyan azadî’ sloganları ile sona eren 18.  Genel Kurul’un sonuç bildirgesi ise önümüzdeki günlerde açıklanacak.                             

ANF/DENHAAG