
PYD Eşbaşkanı Asya Abdullah Brüksel’de katıldığı KNK 16. Genel Kurulu ardından gazetemize konuştu. İçinden geçtiğimiz süreç, Kürdistan Ulusal Kongresi ve kadının ulusal birlikteki rolüne ilişkin sorularımızı yanıtlayan Abdullah önemli tespitler yaptı. “Artık Ulusal Kongre’nin zamanı gelmiştir” diyen Abdullah, 40 yılı aşkın süredir büyük bir mirasla günümüze gelen Kürt kadınlarının Ulusal Kongre’ye de ulusal birliğe de öncülük yapabilecek düzeyde olduğunu kaydetti.
Kürdistan’ın içinden geçtiği süreci nasıl degerlendiriyorsunuz?
Kürdistani güçlerin bu süreçte görevleri vardır. Halklarımızın beklentileri de en önemli görevimizdir. Bölgede yürütülen savaş ve krizin uzun bir süre daha devam edeceğini öngörebiliyoruz. Bir tıkanıklık mevcut. İktidar ve çıkar için DAİŞ eliyle yürütülen savaş, toplumları bir bütünen etkilemekte.
Kürt tarafı olarak bizim durum değerlendirmesini iyi yapmamız lazım. Uluslararası güçler, bölgesel güçler arasında büyük çelişkiler var. İktidar sistemleri esasında iflas etmiş durumdadır. Bu nedenle yeni bir çözüm, yeni bir sistem gerekmekte. Demokratik bir sistemden bahsediyorum tabii ki. Bölgedeki halkların iradeleri, kimlikleri ile kendilerini hem içinde bulacağı hem de savunabileceği bir sistem.
Kürdistan halkı olarak özel bir durumla karşı karşıyayız. Her anlamda tüm bileşenlerimizle Kürdistanlılar olarak Ortadoğu halklarına öncülük rolünü üstlenmiş durumdayız. Buna denk bir tutum ve pratik içerisinde olmalıyız.
Kürt birliği için uzun yıllardır girişimler var. Kürt Ulusal Kongresi’nin gerçekleşmesinin önündeki engeller nelerdir? Bu birliğin oluşması için acilen ne yapılmalı?
Süreci iyi okuduğumuzda, hem tehlikeler hem de fırsatlar barındıran bir süreç. Ulusal birliğimizi oluşturarak güçlü bir ittifak kurabilirsek tehlikelerin önü alınmış, azaltılmış olur. Bu anlamda tüm tarafların temel bir görevi olarak duruyor. Kürt ulusal bilincini geliştirmek için büyük fedakarlıklar sergileniyor. Tüm Kürdistan’da her türlü saldırılara rağmen büyük bir direniş var. Kadınlar ve gençlerin büyük karşı koyuşu ve öncülüğü var. Özgürlük yolunda Kürdistan’ın özgürlüğü için binlerce genç kendini feda etti. Yüzlerce Kürt kadını bu direnişlere öncülük etti.
Bugün Rojava’da bir şehitliğe gittiğinizde (biliyorum ki tüm şehitliklerimizde de öyledir) Kürdistan’ın bütün şehirlerinin isimlerini görürsünüz. Bu yüksek bir ulusal düzeye işaret ediyor.
Ulusal devrimin güçlendirilmesi; Kürt kadınlarının mücadelesinin güçlendirilmesi, kadın devriminin güçlendirilmesi demektir. Manevi ve toplumsal anlamda ise ulusal bilince ve ulusal kazanımlara işarettir.
Kongre zemininde güzel bir ortaklaşma oldu. Neredeyse tüm taraflar hazırdı. Böyle bir ortamda Kürdistan’daki direnişe denk saldırılara cevap olabilmek açısından da ulusal bir stratejiye sahip olunması gerekir. Kürdistan bileşenlere karşı değildir. Bilakis bu barışçıl, demokratik mücadeleye güç verecektir. Kürdistan ulusal sorununun çözümüne ve bölgedeki bütün halkların sorunlarına çözüm sunacaktır. Bu anlamda ulusal bir kongrede ortak karar ve ittifak önemlidir.
Artık Ulusal Kongre’nin zamanı gelmiştir. KNK’nin şimdiye kadarki çalışmaları ve çabası değerlidir. Önemli konferanslar yapıldı. Kürt halkının direnişi ve var olan tehlikelere karşı KNK’nin uluslararası alan ve ulusal alandaki diplomasisi önemli bir etki yarattı. Ulusal Kongre’nin hazırlanması ve hızlandırılmasında da KNK’nin rolü çok önemlidir.
Biz parti olarak herkesin tutumunu netleştirmesinden yanayız. KNK Genel Kurulu’nda da belirttiğimiz gibi bu konuda partimiz üzerine düşeni yapmaya hazırdır. Herkes tutumunu netleştirdikten sonra, sorunun nerede olduğuna bakılarak çözümü aranır, bulunur. Bir taraf katılmak istemiyorsa o zaman biz de “neden?” diye sorarız. Bugün istemiyorsa ne zaman hazır olunacak? Peki yarın olacak mı? Benzeri soruları sormak zorundayız.
Artık ulusal kongrenin gerekliliğini ifade etmenin zamanı geçmiştir. Biz bugün, kongreyi ne zaman gerçekleştireceğimizi konuşmalıyız.
Ulusal Kongre için kadınlar nasıl bir rol üstlenmeli?
Zulüm, baskı, yakıp-yıkmalara karşı en fazla bedeli kadınlar ödüyor. Yine en ağır acıları kadınlar çekiyor. Bu sebeple ulusal mücadelede ve direnişte, dil, kültür savunmasında yine toplumun savunmasında da birincil rol kadınlara düşmektedir. Kürt mücadelesinde son 40 yıla baktığımızda; kadının örgütlenmesi, direnişi, gerek zindanda gerek siyaset alanında büyük bir güç ortaya çıkardı.
Kadınlarımız ısrarları ve çabalarıyla Amed ve Hewlêr’de kongreler gerçekleştirdi. Üçüncü Kadın Ulusal Kongresi’nin ise Rojava’nın Qamişlo kentinde gerçekleşmesi üzerine karar alındı. Rojava bu temelde hazırlıklarını yapmaktadır. Diyebiliriz ki; özelde Rojava devrim direnişiyle kadın mücadelesi ivme kazandı. YPJ savaşçılarının öncülüğü buna fırsat sundu. Farklı kesimlerden kadın örgüt ve hareketlerini de sahiplendi. Rojava Özerk Yönetimi’nin oluşmasında kadının rolü ulusal düzeyde de kadın hareketine güç verdi.
İnanıyorum ki Kürt Ulusal Kadın Kongresi, Kürt Ulusal Kongresi’ne de güç verecektir. Bizim bunun mücadelesini güçlü bir şekilde yürütmemiz gerekiyor. Eleştirilmesi gerekenleri eleştirelim, tartışılması gereken konuları da tartışalım. Sorunları konuşmada kadının rolü azımsanmayacak önemdedir. Kürt kadınının siyasetteki yeri biliniyor. Uzun süreli bir mücadele ve direniş mirasına sahipler. Büyük bedeller ve emekler verildi.
Biz özellikle de siyasi partilerde yer alan kadınlar, ulusal demokratik siyasetin Kürdistan’da hayat bulmasında rolümüzü oynamak zorundayız. Bütün kadın örgüt ve hareketleri Kürt Ulusal Kongresi için ortak bir çalışma yürütmeliyiz. Böyle bir misyonumuz var.
ÜLKEM ZEREMYA
BRÜKSEL