4 Aralık tarihinde tedavi gördükleri bağ evine yapılan baskınla gözaltına alınan Kobanêli 4 yaralı ve bağ evinin sahibi Mustafa Çiçek "Yasa dışı silahlı örgütü üyesi" oldukları iddiasıyla tutuklanarak cezaevine gönderilmişlerdi.
Çeşitli tarihlerde Kobanê'deki çatışmalarda yaralanan ve tedavi için İstanbul'a gitmek isterken Osmaniye'de gözaltına alınan Özgül Yaşa ve beraberindeki 2 refakatçi ile Ankara İbni Sina Hastanesi'nde yatan Kobanêli bir başka kişi de tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Yaralı halde hücrede

Yaralı halde tutuklanan Dilgeş Malğaz'ın ise Midyat M Tipi Cezaevi'nde tek başına bir odaya konulduğu öğrenildi.
Son olarak yargı paketindeki "Makul şüphe" tanımına dayandırılarak onlarca yaralı Kobanêli, aralarında çocukların da olduğu aileleriyle birlikte saatlerce gözaltında bekletildi.Mürşitpınar Sınır Kapısı üzerinden resmi yollarla getirilip tedavi altına alınan yakınlarının yanında refakatçi olarak kalan Hemze Hesen ve Xelil Hesen isimli Kobanêliler de Urfa Mehmet Akif İnan Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde benzer gerekçeyle 13 Aralık'ta gözaltına alınmıştı. 2 Kobanêli hala Urfa Emniyeti'nde tutuluyor.

Sağlık hakkı önce gelir

Urfa Barosu Başkanı Hikmet Delebe, Kobanêlilerin AFAD'ın bilgisi dahilinde geldiğinin altını çizdi. Sağlık hakkının savunmadan önce geldiğini söyleyen Delebe, "Ceza adalet mevzuatında da bu böyledir. Eğer kişinin sağlık durumu el vermiyorsa ifadesi ve savunması sonraya bırakılır. Önce sağlık koşullarının beklenmesi beklenilir. Oysa Urfa'daki kolluk güçleri buna riayet etmiyor ve doğrudan ifade almaya çalışıyor. Buna ilişkin çalışmalarımız da olacak. Gelen şikayetler doğrultusunda üzerinde de durulacaktır" dedi.
Yapılanların Türkiye'nin de taraf olduğu uluslararası sözleşmelere aykırı bir durum olduğunu ekleyen Delebe, bu uygulamanın devam etmesi halinde bunu üst makamlara ve uluslararası mercilere taşıyacaklarını kaydetti.

Yeni "Güvenlik yasası" ile gündeme giren "Makul şüphe" gerekçesine de değinen Delebe, "Bu yasayla birlikte artık ortada hiç bir somut delil yokken alınabilecek, basit bir şüpheyle üstleri aranabilecek ve böylece kolluk görevlileri bu durumu yurttaşların aleyhine işletebilecek. Böyle soyut ve içi doldurulmamış bir kavram ile insanlar mağdur edilecek. Bu bir hak ihlalidir" diye konuştu.

DİHA/URFA