Özgür Gündem gazetesi “Nöbetçi Genel Yayın Yönetmenliği”ni yaptıkları için tutuklanan ve 14 yıla kadar hapis istenen Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Başkanı Prof. Şebnem Korur Fincancı, Gazeteci-yazar Ahmet Nesin ve Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu’na destekler sürüyor. 

Gazetemize konuşan Avrupa’dan gazeteci ve yazarlar, tutuklamalara tepki göstererek üç ismin de derhal serbest bırakılmasını isterken, Özgür Gündem çalışanlarıyla da dayanışma içinde olduklarını belirtti.

Sylvain Cypel (Le Monde eski yazı işleri müdürü): Ben kayıtsız şartsız Kürt gazetecileri ve Erol Önderoğlu ile birlikte tutuklananları desteklemiyorum. Basın ve ifade özgürlüğü için ortak mücadelemizde birlikteyiz. 

Yazar Sylvie Jan (Fransa Kürdistan Dayanışma Derneği Başkanı): Basın ve ifade özgürlüğü aynı zamanda bizim özgürlüğümüzdür. Özgür Gündem çalışanları bilmeli ki, bütün aklımız ve kalbimizle sizinle. Tutuklananlar derhal serbest bırakılsın. Sizlerle dayanışma içerisindeyiz.

Gazeteci-yazar ve sinemacı Daniel Kunzi (İsviçre): Erol Önderoğlu ve Özgür Gündem gazetesinin yaşadıklarını öğrendiğimde sürpriz olmasada yine de şaşırdım. Bir meslektaşınız olarak cesaret ve onurunuzdan dolayı sizi kutluyor ve imrendiğimi ifade etmek isterim. Böylesi onurlu bir duruşu devam ettirmesi için Türk hükümetinin derhal Erol Önderoğlu’nu serbest bırakmasını talep ediyor, dayanışma duygularımla yanınızda olduğumu ifade etmek istiyorum.

Gazeteci Chris den Hond (Fransa): Tüm içtenliğimle bir an önce tüm Kürt gazetecilerin, Erol Önderoğlu ve beraberinde tutuklananların serbest bırakılmasını talep ediyorum. Bu basın ve ifade özgürlüğü için mutlaka gerçekleşmeli. Tüm dayanışma duygumla yanınızdayım.

Yazar ve şair Alain Calles: Türk devleti tüm güzel çiçekleri kesiyor. Ama biliyoruz ki onlar baharın gelişine engel olamazlar. Tüm dayanışma duygularımla sizinleyim.

Gazeteci Olivia Zémor (Fransa-AFP): Sınır Tanımayan Gazeteciler örgütü RSF bir imza kampanyası başlattı. Erol Önderoğlu’nun özgürlüğü için onu imzalamakla başladım işe. Tüm ülkelerdeki tutuklu gazeteciler gibi Türkiye’deki tutuklu gazetecilerin, Erol Önderoğlu’nun derhal serbest bırakılmasını talep ediyoruz. İfade ve basın özgürlüğü üzerindeki baskılar son bulsun. Türkiye, Suudi Arabistan, Mısır ve İsrail gibi bu alanda itibar oluşturmaya çalışırken içerde basın ve ifade özgürlüğünü kısıtlıyor. Bu kabul edilemez.

Doğan Özgüden ve İnci Tuğsavul (İnfo-Türk yöneticileri-Brüksel): Sürgün gazeteciler olarak, Türkiye’de özgürlükleri ve hatta kişisel güvenlikleri, faşist bir yönetimin sürekli tehdidi altında özgürlük ve adalet mücadelesi veren Özgür Gündem’in tüm gazetecilerine, emekçilerine ve onlara bu zor günlerinde omuz veriyoruz. Riski üstlenen tüm gönüllülere dayanışma duygularımızı iletiyor, seslerini uluslararası platformlarda duyurmalarına yardımcı olmayı görev biliyoruz. En sıcak dostluk duygularımızla…”


RSF Metris önündeydi 

Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF), Türkiye Gazeteciler sendikası, DİSK Basın-İş ve Gazetecilere Özgürlük Platformu, Erol Önderoğlu, Şebnem Korur Fincancı ve Ahmet Nesin’in derhal serbest bırakılması talebiyle Metris Cezaevi önünde basın açıklaması yaptı.

Açıklamada ilk sözü RSF Genel Sekreteri Christophe Deloire aldı. Deloire iktidarın baskısı altında Özgür Gündem’e destek vermek için bir günlüğüne yayın yönetmenliği görevini üstelen Önderoğlu, Fincancı ve Nesin’in tutuklanmasının ifade ve basın özgürlüğüne, temel insan haklarına aykırı olduğunu söyledi.  

Deloire, Türkiye temsilcileri Erol Önderoğlu için özel olarak birkaç cümle ifade etmek istediğini söyledi: “Erol Önderoğlu 20 yıldır RSF’nin Türkiye temsilcisi. Bu süreç boyunca hiçbir taraf, fikir, ayrımı yapmadan bütün gazetecilerin hakları için mücadele verdi. Şu anda bu nedenle cezaevinde. Erol’un yıllar boyu verdiği bu mücadeleyi biz de şimdi onun için vereceğiz; bu bir başlangıç, gazeteci arkadaşlarımız serbest bırakılana kadar baskıyı artırarak da sürdüreceğiz.”

Basın açıklamasını Uluslararası İnsan Hakları Federasyonu’ndan avukat Martin Pradel yaptı. Açıklamada, “Şebnem, Erol ve Ahmet’in tutuklanmaları onların Türkiye basın özgürlüğünü savunucusu çalışmalarıyla doğrudan bağlantılıdır. Tutuklanmaları ayrıca Türkiye’de insan hak savunucularına karşı, terörizme bağlantılı suçlamaların kötüye kullanılmasıyla artan baskıların da göstergesidir” denildi. 

Açıklamada Metris’te tutulan Erol Önderoğlu ve Ahmet Nesin’in yazdıkları mektuplar da okundu. 


SELMA AKKAYA/PARİS 




Dayanışma suç değil


Meslek örgütleri yaptıkları ortak açıklamayla artan baskılara karşı dayanışmayı büyütme çağrısı yaptı. 

Gazetecilere Özgürlük Platformu (GÖP) tarafından Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) binasında “Gazetecilik ve dayanışma” başlıklı basın toplantısı düzenlendi. 

Çok sayıda gazetecinin katıldığı toplantıda ilk olarak konuşan TGC Genel Sekreteri Sibel Güneş, 37 gazetecinin cezaevinde olduğunu ve gazetecilere “Cumhurbaşkanı’na hakaret” iddiası ile onlarca dava açıldığını hatırlattı. 

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Genel Başkanı Turgay Olcayto, “İktidar bize ‘Kürt gazetecilere destek vermeyin, uzak durun’ mesajı veriyor. Tutuklanan 3 isim de özel olarak seçilmiş isimler. Biz korkmuyoruz. Ellerinden geleni yapsınlar. Meslek örgütleri olarak her zaman dik durmaya çalışacağız. Bu yanlıştan dönülmesi iktidar için de daha hayırlı olacaktır” diye konuştu.
Türkiye Gazeteciler Sendikası Genel Başkanı (TGS) Uğur Güç, “Bizim yapacağımız görev dayanışmayı sürdürmek ve büyütmek olacaktır. Arkadaşlarımızı savunmaya ve dayanışmaya devam edeceğiz” dedi. 

Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) Doğu Avrupa ve Orta Asya Sorumlusu Johann Bihr de, “Erol bugün ifade özgürlüğü için yaptığı çalışmalar nedeni ile terörist olarak adlandırılıyor. Dayanışmayı sürdürmeye devam edelim. Bu özgürlüğümüzün garantisi olacaktır” diye konuştu. 

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Basın İş Sendikası Genel Başkanı Faruk Eren “Bu ülkede basın ve ifade özgürlüğü sefil durumda” ifadesini kullandı. 

Uluslararası Basın Enstitüsü’nün (IPI) Türkiye Ulusal Komitesi Başkanı Kadri Gürsel de, “Bu üç değerli insanın tutuklanması cinnet halinin göstergesidir. Bunun başka türlü izahı yoktur” diye konuştu. 


Mücadelemizi sürdüreceğiz  


Türkiye, farklı rejimler altında gazetecilerini ve muhaliflerini baskı altında tutmayı, son dönemde, iktidar dışı tüm çevreleri de dâhil edecek şekilde yaygınlaştırdı.

Metris cezaevinde görebildiklerimiz ise basın, ifade ve kanaat özgürlüğüne inanan tüm demokrat, duyarlı meslektaş, hukukçu ve aktivistlerin birlikte etkili ses getirmiş olmaları oldu.

Temsilcisi olduğum RSF, ulusal ve uluslararası gazetecilik örgütleri, yazar kuruluşları ve genel hak hareketinin Türkiye’de gazeteciliğin yanı sıra hukukçular, akademisyenler ve muhalif siyasetçilerin baskı altında tutulmasına karşı gösterdikleri mobilizasyonu selamlıyorum.

Haklarımız için mücadelemizi, hapiste de olsa, sokakta da olsa beraber sürdüreceğiz.

Sevgiler, 

Erol Önderoğlu



Tek açıklaması faşizmdir


Hukuk tanımayan bir ülkenin hapishanesine girmek kadar kolay bir şey yok artık. Barış ve demokrasinin hiç yaşanmadığı, bilinmediği bir ülkede bunların mücadelesini yapmak elbette zor. Ama bu zorluklar bizi hiçbir zaman özgürlüğe olan inancımızdan döndürmedi.

Eskiden de işimiz zordu, şimdi de. Şimdinin tek farkı karşımızda sadece demokrasi istemeyen biri yok, bilmeyen biri var. Bilmediği için de ona ne anlatsak boş.

Demokrasiyi seçim sanan, seçimi de sadece tek başına iktidar, tek başına iktidarı da muhalefet yok sanan birileri elbette demokrasiyi bilmez ve bilmek istemezler. Çünkü bunun tek açıklaması vardır, o da FAŞİZM’dir. Demokrasiyi sadece kendi iktidarı sananlar FAŞİZM’i de bilmezler. O yüzden cahilliklerine kızmayın.

Umarım biz son halka oluruz. Ama sanmıyorum çünkü hiçbir şey bilmeyen tek adamla savaşıyoruz. Bu süregelen faşizm yakında AKP içindeki çatlağı büyütecektir. Bunu yok etmek için AKP içi tutuklamalar olursa şaşırmayın.

Faşizm bana çok şey öğretti ama bu 13 yılda en çok şaşırmamayı öğretti.

Hepinize dostça selam ve sevgiler,

Ahmet Nesin