Mala Êzidiya’nın Cizîre Bölgesi Eşbaşkanı Ziyat Evdal, “Çok sayıda DAİŞ’li katliamcı, tecavüzcü ve talancı tutuklandı. Bunların halk önünde mahkemelerde yargılanmaları gerekiyor. Bu mahkemelerin de uluslararası bir niteliği olmalıdır” dedi.
NAZIM DAŞTAN / MA/AMUDE
YPG/YPJ’nin ana bileşenlerini oluşturduğu Suriye Demokratik Güçleri (QSD), Dêrazor’u DAİŞ çetelerinden kurtarma operasyonu esnasında 260 Êzîdî’yi kurtararak Şengal’e ulaştırdı.
Kurtarılanlarla ilgilenen Mala Êzidiya’nın Cizîre Bölgesi Eşbaşkanı Ziyat Evdal, yakalanan ve teslim olan DAİŞ’lilerin uluslararası mahkemelerde halkın huzurunda yargılanmasını talep etti.
QSD, Dêrazor’da DAİŞ’i bitirme operasyonu olarak tarihe geçen Cizre Fırtınası Hamlesi kapsamasında kurtardığı Êzidîleri ailelerine teslim etmeye devam ediyor. Kurtarılan Êzîdîler, 3 Ağustos 2014’te Şengal’de DAİŞ’e esir düşen kişiler olarak bilinirken, Mala Êzidiya Cizîre Bölgesi Eşbaşkanı Ziyat Evdal, son dönemlerde kadın ve çocuklardan oluşan yaklaşık 260 kişiyi Şengal’e ulaştırdıklarını aktardı. Evdal, yakalanan ve teslim olan DAİŞ’lilerin kurulacak uluslararası mahkemelerde halk önünde yargılanmasını talep etti.
Mala Êzidiya, Türk devletinin himayesindeki DAİŞ çetelerinin esaretinden kurtarılan Êzîdîlerle özel olarak ilgileniyor.
Kimileri yaşadıkları şoku atlatabilmeleri için günlerce burada tutuluyor. Mala Êzîdiya Cizîre Bölgesi Eşbaşkanı Ziyat Evdal, bu çalışma için belirli programlarının olduğunu kaydetti.
Êzîdîleri kurtardılar
Evdal, 3 Ağustos 2014’te yaşanan fermanı hatırlatarak, şunları söyledi: “O tarihte büyük bir acı yaşandı. Sadece Êzîdîler için değil tüm dünya için büyük bir acıydı. Bu acıya karşı direnen ve halkımızı savunmak için duran insanlar oldu. Şengal’e yönelik ferman, uluslararası bir anlaşmanın sonucu oldu. Dünyanın bazı güçleri içinde ne kadar cihatçı ve radikaller varsa hepsini DAİŞ’e gönderip, halkımızın üzerine saldı. Ancak kutsal dağlarımızın savaşçıları söz verdi ve halkının yanında durdu. O dönem Irak Ordusu ve KDP’ye bağlı güçler Êzîdîleri bırakıp, kaçtı. Özgürlük savaşçıları ise Şengal’i koruyup özgürleştireceklerine söz verdi. Bunu da yerine getirdiler. Sadece bununla sınırlı kalmadılar, DAİŞ’in elinde bulunan her kente gidip, onların elinde kalan Êzîdîleri kurtardılar.”
260 kadın ve çocuk
Bu durumun aşama aşama devam ettiğini belirten Evdal, en son Dêrazor’un Hecin beldesine bağlı Baxoz köyüne kadar gelindiğini kaydetti. DAİŞ’e karşı gerçekleştirilen son operasyonların “Êzîdî kadınların intikamı” adıyla yürütüldüğünün altını çizen Evdal, “Şiarları bu oldu. Onları yok ettiler. Kadın ve çocukları özgürleştirerek, ailelerine kavuşturdular. Bunu büyük bedellerle gerçekleştirdiler. Tüm dünyaya da ders vermiş oldular. Son dönemlerde yaklaşık 260 kişi DAİŞ’in elinden kurtarıldı. Tamamı kadın ve çocuklardan oluşuyor. En son 25 kişiyi Şengal’e götürdük. Halen kurtarılanlar var” dedi.
Mala Êzidiya ilgileniyor
Mala Êzidiya’nın kurtarılanlarla özel olarak ilgilendiğini kaydeden Evdal, çalışmalarını şu şekilde anlattı: “Gruplar halinde kurtarıldılar. QSD güçleri tarafından kurtarılanlar bize teslim ediliyor. Üzerlerindeki şoku atlatabilmeleri için belli bir süre yanımızda da tutuyoruz. Programımız dahilinde özel olarak ilgileniyoruz. Daha sonra ise buradan Şengal’e, yani ailelerine teslim ediyoruz. Kimi Êzîdîler canlı kalkan olarak kullanılmış, kimileri zorla savaştırılmış, kimileri de kurtulmak için kaçmaya çalışırken yakalanıp cezalandırılmış. Hatta bir dönem canlı kalkan olanlar için operasyonlar durdurulmuştu. Ancak tüm zor koşullara rağmen savaşçılar onları DAİŞ’in pençelerinden kurtardı.”
Baxoz’da yapılan son operasyonlarla tüm DAİŞ’lilerin esir alındığını ancak bunun “DAİŞ’in bittiği” anlamına gelmediğinin altını çizen Evdal, DAİŞ’in yarattığı tahribatın sürdüğünü ifade etti. İnsanlık düşmanı binlerce kişinin teslim olduğunu aktaran Evdal, şunları söyledi: “Çok sayıda katliamcı, tecavüzcü ve talancı tutuklanmış durumda. Bunların bugüne kadar yaşattıklarına ilişkin hesap sorulmalı. Bu bizim öncelikli talebimizdir. Bunların halk önünde mahkemelerde yargılanmaları gerekiyor. Bu mahkemelerin de uluslararası bir niteliği olmalıdır. Bu mahkemelerde katlettikleri kişilerin aileleri, onların elinde esir olanlar da bu mahkemelerde hazır olmalıdır.”