İngiltere Gündemi


İngiltere medyası da dahil olmak üzere birçok uluslararası medya kuruluşu, geçtiğimiz hafta Türk Başbakanı Erdoğan ve yolsuzluk skandalıyla ilgili en az birer haber yayınladılar. Hatta The Guardian, BBC ve Telegraph gibi önde gelen yayın kuruluşları neredeyse günlük haberlerle gelişmeleri takipçilerine aktardılar. Türkiye'deki medyanın tekel konumunda olduğu düşünüldüğünde, dünya medyasının konuyla neredeyse Türk medyasından daha ilgili olduğu bile söylenebilir.
İngiltere'de yayınlanan The Guardian gazetesi Erdoğan'a ait olduğu öne sürülen her iki telefon kaydını da ayrı ayrı haberler halinde yayınladı. İlk telefon kaydında Erdoğan'ın oğluna ellerindeki paralardan kurtulma talimatı verdiğini belirten gazete, daha sonra sosyal paylaşım sitesi youtube'a konulan ikinci ses kaydında da yine Erdoğan ve oğlu Bilal'in bir rüşvet konusu üzerinde konuştuklarını ifade etti. Recep Tayyip Erdoğan'ın beklendiği üzere iddiaları sert bir dille yalanladığını ve tüm bu çabaların 11 yıldır süren başarılı iktidarlarını yıkmaya dönük oyunlar olduğu yönündeki açıklamalara da yer verdi. Ayrıca ses kayıtlarının montaj olup olmadığının belirlenmesi amacıyla haber ajansı Reuters'in de bir inceleme yaptığını yazdı.
BBC ise Erdoğan skandalı hakkında yaptığı haberlerde daha ziyade 'hizmet hareketi' ve Fethullah Gülen bağlantılarına dikkat çekti. Ses kayıtları yayınlanmadan önce Gülen hakkında dosya haberler ve direk röportajlar yayınlayan BBC, son gelişmeleri de yine Erdoğan ve Gülen arasındaki çatışmalarla ilişkilendirmeyi ihmal etmedi. Skandal sonrası Türkiye'nin çeşitli yerlerinde yapılan protestoları da gündeme taşıyan BBC, konuşmaların montaj olup olmadığının henüz netleştirilemediğini belirtmekle yetindi.
Erdoğan'ın ses kayıtları ve bakan çocuklarına yapılan operasyonlar sonrası Gülen'e karşı tavrını sivrileştirdiğini ve son olarak Meclis'ten geçirilen bir yasayla dersanelerin kapatılması kararı çıkartılmasının en çok da Gülen'e zarar vereceği dile getirildi. Yine bir BBC haberinde, 1 Eylül 2015'e kadar tüm dersanelerin kapatılmasına dair yasa tasarısının meclisten hızlıca geçirildiğini, bunun da Gülen'in en büyük gelir kaynaklarından birinin yokedilmesi anlamına geleceğini bildirdi. Erdoğan'ın dersanelerin kapatılma gerekçesi olarak 'sağlıksız' işleyen bir eğitim sistemine reform getirme hedefinden bahsettiğini de ifade etti.  
Telefon dinlemesi sonucu elde edilen ses kayıtlarını haber yapan diğer bir basın kuruluşu ise Telegraph gazetesi oldu. Kayıtlardan önemli cümleleri çevirerek haberinde kullanan gazete, yayınlanan ikinci ses kaydının konulduğu sosyal paylaşım sitesinde, bu konuşmada bahsedilen işadamının Sıtkı Ayan olduğunu da haberinde yer verdi. Skandalın iş dünyasına direk etkileri olduğu ve Türk Lirasının olumsuz imajdan dolayı ani bir düşüş gösterdiği de belirtildi.
İngiliz medyası kadar diğer uluslararası medya kuruluşları da Erdoğan skandalını başlıklarına taşıdı. Her ne kadar Ukrayna'daki krizin gündeme gelmesiyle Türkiye'deki skandalın alt sıralara düştüğü gözlemlense de, geniş bir yelpazeden birçok farklı yayın kuruluşunun bir şekilde Erdoğan'dan bahsettiği ve en az bir haber başlığı yaptığı gözlemlendi.
Amerika merkezli CNN'de yayınlanan detaylı haberlerde ses kayıtlarının Türkiye siyasetinde bıraktığı etkiler işlendi. CHP'nin grup toplantısında ses kayıtlarının dinletildiğini belirten haberde Kılıçdaroğlu'nun Erdoğan hakkında "ya bir helikopter alıp yurtdışına kaçarsın ya da istifa edersin" sözlerine de yer verildi. Al Jazeera kanalı ve internet sitesi de, Erdoğan skandalının perde arkasını yine Gülen ile ilişkilendirerek yayınladı. Skandal sonrası Erdoğan'ın Gülen'e karşı daha önce hiç kullanmadığı bir üslupla direk saldırı yapmayı seçtiğini belirten haberinde, Pennsylvania'da yaşayan Gülen'in eğer masum olduğuna inanıyorsa ve siyasete girmek istiyorsa Türkiye'ye dönmesi gerektiğini belirtti. Rusya yönetimine yakın 'Voice of Russia' yayın kuruluşu ise haberlerinde ses kayıtlarının Türkiye'deki siyaseti derinden sarstığını ve Aralık ayında yapıldığı düşünülen Erdoğan ve oğlu arasındaki telefon görüşmelerinin ortaya çıkmasının ardından muhalefetin Erdoğan'ı istifaya davet ettiğini belirtti.