Umut yaşama sarılışın simgesi ise hayaller de umuda hasret, yaşamın bir parçasıdır. Muhtaç edilen bir yaşam değil, özgürlüğün tohumlarıyla örülmüş ve insanların güzel hayalleriyle umutlarıyla yani güzel duygularıyla ruh katılmış bir yaşam olur hayaller. Bir devrimci hayalleriyle bilinir; ayakları havada olmayan, tamamen toplumsallıkla ilgili hayaller... Yaşama, savaşa, ölüme yani var olan her şeye gerçekçi yaklaştığı gibi hayallere de öyle yaklaşır. Gerçekleşebilecek olan hayaller ve imkanı olduğuna, inandıklarına. Olacağına, umut eşlik ederek yola girer. Bu yolun uzun, yorucu, olabildiğince zor olduğunu ve aynı zamanda olunması gereken bir yer ve bazen tozlu bazen de baharın gelişi kadar güzel olduğunun farkındadır. 

"umudun tükendiği an 

yaşamaya hakkın olmadığı andır…"

Ve devrimcilerde onaylar kendi mücadelesiyle, tercihleriye bu cümleyi. Çünkü hayalindeki yaşamın sadece ona ait olmadığını; binlerce çocuğun, kadının, gencin yani tüm insanlığın hasret kaldığı ve onların da hayallerinin sorumlusu olarak yola çıktığının farkındadır. Bu farkındalıktır insanları devrimci yapan. Binlercesi onun kurduğu hayaline sığınarak ve onu her gün umut ederek yaşarlar. Bunu kolay kolay kimse başarmaz. Her insanın içinde ki o bireycilik hükmü yenilgiye uğramaz ki. Kendisinden başka kimseyi düşünmeyen, başkalarının nasıl yaşadığı umurunda olmayan bir insanın gözüne perde inmiştir ki onun artık uyanması zahmettir. Fakat çocukluktan beri kurduğu hayalinin peşinde olan ve bu hayalin tüm insanlık için bir gelecek olduğunu fark eden Bilge İnsanın, o hayali için hep mücadele vermesi insanları güzel hayallere salıverir. 


Doğru yolun seçimi

Hayal kurmanın işte böyle olması gerektiğini söylersin. Ve güçlü arayışları olanlarda o yüreği güzelliklerle dolu hayalleri aşkla bağlı, gözleri sevgiyi andıran ve insana umut vaat eden bu değer insanın peşinden hayallere dalarsın. 

Umut vaat eden hayaller… Tüm insanlığın, ezilen insanlığın bir gün özgür, huzur ve sevgi dolu bir yaşama kavuşacaklarının hayali. Bir gün Kürt çocuklarının kendi gülüşlerinde, kendi gerçeklerinde ve kendi dillerinde büyümelerinin hayali! Kürt kadınlarının şahsında tüm kadınların eski geleneklerine, tanrıçalığa yeniden dönüşmelerinin hayali. Herkesin eşit yaşayabildiği, rantın, çıkarın, hükmün ve oyunların olmadığı bir dünyanın hayali. Ve tüm bunları hayal eden bir devrimci olmak ne kadar ağırsa diğer yandan o kadar da hakikatlidir. Hakikati tercih etmek için de doğru yolun seçimini yapmak önemlidir. Çünkü yanlış tercihlerle ne zaman hakikate varılmış ki? Tıpkı onun gibi sonsuz hayaller kurarlar. Kim bilir belki de o hayallerin sırrıdır hakikat! 


JİYAN TEKOŞİN